Ara Zimmet Suçu ve Cezası – TCK 247-249 | 2026

Zimmet Suçu ve Cezası – TCK 247-249 | 2026

Zimmet Suçu ve Cezası TCK 247-249

TCK Madde 247–249 Zimmet Suçu – Hızlı Ceza Özeti (2026)

Hâl / Madde Ceza Şikâyet Mahkeme
247/1 – Basit zimmet 5 – 12 yıl hapis Şikâyet aranmaz, re’sen Ağır Ceza
247/2 – Nitelikli (hileli) zimmet 7,5 – 18 yıl hapis (+1/2 artırım) Şikâyet aranmaz, re’sen Ağır Ceza
247/3 – Kullanma zimmeti 5 – 12 yıl → 2,5 – 6 yıla kadar indirim Şikâyet aranmaz, re’sen Ağır Ceza
248/1 – Etkin pişmanlık (soruşturma öncesi) 2/3 indirim
248/2 – Etkin pişmanlık (kovuşturma öncesi) 1/2 indirim
248/2 – Etkin pişmanlık (hüküm öncesi) 1/3 indirim
249 – Malın değerinin azlığı 1/3 – 1/2 indirim
Uzlaşma Mümkün değil
Zamanaşımı 15 yıl
Fail sıfatı Yalnızca kamu görevlisi (özgü suç)

Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesi, bir kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesini zimmet suçu olarak tanımlar ve ağır biçimde cezalandırır. Suç; devlete ve kamuya duyulan güveni zedelemesi, kamu idaresinin güvenilirliğini ve dürüstlüğünü tehdit etmesi nedeniyle 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla karşılanmaktadır. Hileli biçimde işlenmesi durumunda bu ceza yarı oranında artırılmaktadır.

TCK Madde 247–249 Kanun Metinleri (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 247Zimmet

Madde 247– (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

TCK Madde 248 – Etkin PişmanlıkMadde 248– (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

TCK Madde 249 – Daha Az Cezayı Gerektiren HâlMadde 249– Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

Zimmet Suçu Nedir? Özü ve Hukukî Temeli
Zimmet Suçu Nedir? Özü ve Hukukî Temeli

Zimmet Suçu Nedir? Özü ve Hukukî Temeli

Zimmet suçu, TCK’nın “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiştir. Suçun koruduğu hukukî değer; devlet kurumlarına duyulan güven, kamu idaresinin dürüstlük ve güvenilirlik ilkesi, kamu mallarının korunması ile devletle sözleşme ya da ilişki içinde olan kişi ve kurumların mülkiyet haklarıdır.

Zimmeti, güveni kötüye kullanmadan (TCK 155) ayıran temel özellik failin sıfatıdır: fail kamu görevlisi olmak zorundadır. Mal üzerindeki zilyetlik de göreve dayalı olarak kurulmuş olmalıdır; bu kurulmamışsa zimmet değil güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olabilir.

Madde 247 Kanun Gerekçesi (Özet): Maddede, kamu idaresinin güvenilirliğine karşı işlenen zimmet suçu tanımlanmıştır. Zimmet suçuyla korunan hukukî değer; hem kamunun malvarlığı hem de kamu hizmetine ve kamu görevlilerine duyulan güvendir. Kanun koyucu; basit zimmet, hileli zimmet ve kullanma zimmeti arasında bilinçli bir ayrım yaparak suçun işleniş biçimini ve kastın yoğunluğunu ceza düzeyi açısından belirleyici kabul etmiştir.

Suçun Unsurları

1. Fail: Kamu Görevlisi Olmak Zorunluluğu

Zimmet suçu “özgü” bir suçtur; yalnızca TCK 6/1-c’de tanımlanan kamu görevlileri tarafından işlenebilir. Bu tanım son derece geniş tutulmuştur: kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçim ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan her kişi kamu görevlisi sayılır.

Kamu Görevlisi Kapsamı – Kimler Bu Suçun Faili Olabilir?
  • Devlet memurları ve kamu personeli (her kademeden)
  • Belediye çalışanları ve yerel yönetim personeli
  • Kamu bankaları ve KİT çalışanları (görevle bağlantılı tasarruflar açısından)
  • Noterler (bazı tasarruflar açısından, tartışmalı)
  • Kooperatif yöneticileri (kamu hizmeti statüsünde olanlar; tartışmalıdır)
  • Geçici olarak kamu görevine çağrılan kişiler (bilirkişi, jüri üyesi vb.)
  • İcra müdürleri ve icra memurları
Meslek odaları yöneticileri: Yargıtay içtihadına göre Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği gibi meslek odalarının yöneticileri, bu odaların kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasına karşın zimmet suçunun faili sayılmamaktadır; bu kişilerin eylemleri güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir.

Avukatlar: Avukatlar kural olarak serbest meslek mensubu sayıldığından kamu görevlisi kabul edilmez. Ancak avukata belirli bir kamusal görev verilmiş ve bu görev nedeniyle mal emanet edilmişse durum değişebilir; bu mesele Yargıtay kararlarında ayrıca tartışılmıştır.

2. Görev Nedeniyle Zilyetliğin Devri veya Koruma-Gözetim Yükümlülüğü

Malın faile zilyetliğinin devredilmesi iki biçimde gerçekleşebilir:

Zilyetliğin Devri

  • Mal, görevi nedeniyle kamu görevlisine teslim edilmiştir
  • Görevli veznedar, sayman, muhasebeci ya da mal sorumlusunun elindeki kamu parası
  • Posta memuruna teslim edilen gönderi ya da para havalesi
  • İcra memuruna haciz kapsamında teslim edilen eşya

Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü

  • Mal kamu görevlisine doğrudan devredilmemiş; ancak göreviyle koruma yükümlülüğü doğmuştur
  • Depo sorumlusunun gözetimindeki mal
  • İdari amirin denetimindeki kamu araçları
  • Gümrük deposundaki eşya üzerindeki gümrük muhafaza sorumluluğu
Görev bağlantısı zorunludur: Mal, faile göreviyle bağlantılı olarak teslim edilmiş ya da gözetim altına alınmış olmalıdır. Tesadüfen ya da görevi dışında eline geçen bir mal üzerinde gerçekleştirilen sahiplenme hareketi zimmet suçunu değil, hırsızlık ya da güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.

3. Malı Zimmetine Geçirme – Fiil Unsuru

“Zimmetine geçirme”; kamu görevlisinin malı kamu idaresi adına değil, kendi ya da bir başkasının yararına hareket ederek sahiplendiğini dışa yansıtmasıdır. Bu; açık bir sahiplenme beyanı gerektirmez; malı kullanma biçimi, hesap verememe, teslim etmeme ya da tasarruf hakkını aşma yoluyla tezahür edebilir.

Yargıtay içtihadına göre malın kamu görevlisi tarafından harcanması, satılması, bir yakınına devredilmesi, kendi hesabına yatırılması, tüketilmesi ya da kendisine ait mal olarak gösterilmesi zimmetine geçirme kapsamında değerlendirilmektedir.

4. Kast

Zimmet suçu yalnızca doğrudan kastla işlenebilir. Fail, malın kendisine ya da başkasına ait olmadığını, onu kamu adına elinde bulundurduğunu bilmeli ve buna rağmen sahiplenme iradesiyle hareket etmelidir. Taksirle ya da ihmal sonucu gerçekleşen kayıplar bu suçu oluşturmaz.

TCK 247/2 – Nitelikli (Hileli) Zimmet: Ceza Yarı Oranında Artırılır

Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi suçun nitelikli hâlini oluşturur. Bu hâlde temel ceza (5–12 yıl) yarı oranında artırılır: 7,5 – 18 yıl hapis.

Nitelikli Zimmette Hileli Davranış Nedir?

Hileli davranış; zimmetin gizlenmesine, delillerin karartılmasına ya da hesapların manipüle edilmesine yönelik her türlü aldatıcı eylemdir. Yalnızca kasıtlı zimmete geçirme değil, bunu örtbas etmeye yönelik aktif hile bu bent kapsamındadır.

Yaygın hileli davranış örnekleri:

  • Sahte fatura, makbuz ya da belge düzenleyerek kasadaki eksiği kapatmak.
  • Muhasebe kayıtlarını tahrif etmek, geliri daha az göstermek.
  • Usulsüz para çekimi ya da havalelerini meşru gibi gösterecek belge oluşturmak.
  • Saydamanlığı engellemek amacıyla kasalarda çift defter tutmak.
  • Farklı muhasebe dönemlerinden alınan fonları birbirine karıştırarak izi gizlemek.

Yargıtay içtihadına göre hileli davranışın varlığı için failin salt zimmet eylemini gerçekleştirmiş olması yeterli değildir; ayrıca bu eylemi örtbas etmek amacıyla aktif bir aldatma hareketi gerçekleştirmiş olması gerekir. Zimmetin yalnızca tesadüfen geç fark edilmesi hileli zimmeti oluşturmaz.

TCK 247/3 – Kullanma Zimmeti: Ceza Yarıya Kadar İndirilebilir

Kamu görevlisinin malı kesin olarak sahiplenmek değil, geçici olarak kullanmak ve geri iade etmek niyetiyle aldığı hâllerde kullanma zimmeti söz konusu olur. Bu hâlde ceza yarı oranına kadar indirilebilir; yani minimum 2,5 yıla kadar düşebilir.

İndirim zorunlu değil, takdiridir: “Yarı oranına kadar indirilebilir” ifadesi hâkimin takdirini gerektirir; otomatik değildir. Failin gerçekten iade kastıyla hareket ettiğini ve bu kastın mala el koyduğu sırada mevcut olduğunu kanıtlayabilmesi büyük önem taşır.
Kullanma Zimmeti ile Basit Zimmet Arasındaki Fark

Ayrımın temeli kastın niteliğindedir:

  • Basit zimmet: Fail, malı tamamen sahiplenmek ve iade etmemek kastıyla alır. Mülkiyeti kendisine geçirmek temel niyettir.
  • Kullanma zimmeti: Fail, malı geçici süreyle kullanmak ve iade etmek niyetiyle alır. Sahiplenme kastı yoktur; ancak kamu görevlisinin izinsiz kullanımı yine de zimmet kapsamındadır.

Yargıtay bu ayrımda; failin suçu işledikten sonraki tutumunu, iade etme girişimlerini ve suçun ortaya çıkma biçimini değerlendirmektedir. Failin kendi kendine iade etmesi ya da iade etme hazırlığı içinde yakalanması kullanma zimmeti lehine güçlü bir karine oluşturabilir.

Önemli: İcra müdürünün icra hesabından kendi ihtiyacı için para çekip ertesi gün geri koyması, Yargıtay içtihadında kullanma zimmeti kapsamında değerlendirilmiştir. İade niyet ve eyleminin suçun ortaya çıkmasından bağımsız biçimde mevcut olması gerekir.

Denetim Görevinin İhmali Suretiyle Zimmet – TCK 251

TCK 251, denetim yükümlülüğü bulunan kamu görevlisinin bu yükümlülüğü ihmal etmesi sonucunda astının zimmet suçunu işlemesine zemin hazırlaması hâlini düzenler. Bu hüküm kapsamında sorumlu tutulan kişi, bizzat zimmeti işlememiş; ancak gerekli denetimi yapmayarak suçun gerçekleşmesine imkân tanımıştır.

Bu suçun cezası, asıl zimmet suçunun cezasının üçte birinden yarısına kadar olup ayrı bir suç tipini oluşturmaktadır. Uygulamada üst düzey yöneticilerin, zimmet suçunu işleyen astlarının denetimini göz ardı etmeleri durumunda bu hükümle yargılandıkları görülmektedir.

TCK 248 – Etkin Pişmanlık: Hesaplanmış İndirim Tablosu

Etkin Pişmanlığın Zamanı İndirim Oranı Koşul Örnek (10 yıl temel ceza)
Soruşturma başlamadan önce 2/3 indirim Zimmet konusu malın aynen iadesi veya tam tazmin 10 yıl → 3 yıl 4 ay
Kovuşturma başlamadan önce (gönüllü) 1/2 indirim Aynen iade veya tam tazmin, gönüllülük şartı 10 yıl → 5 yıl
Hükümden önce (yargılama sırasında) 1/3 indirim Aynen iade veya tam tazmin 10 yıl → 6 yıl 8 ay
Etkin Pişmanlığın Uygulanma Koşulları ve Sınırları

Tam giderim zorunludur: Kısmi iade ya da kısmi tazminat, etkin pişmanlık hükmünü otomatik olarak tetiklemez. Zimmete konu tüm malın aynen iade edilmesi ya da uğranılan zararın tamamının tazmin edilmesi şarttır. Kısmi ödeme, hâkimin takdir alanında hafifletici etken olarak değerlendirilebilir.

İcra yoluyla ödeme ve etkin pişmanlık: Yargıtay içtihadına göre zimmete geçirilen malın faile karşı açılan icra takibi sonucunda tahsil edilmesi, etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemez. Gönüllülük unsuru ortadan kalkmaktadır; ancak bu ödeme hâkimin bireyselleştirme değerlendirmesinde gözetilen bir etkendir.

Nitelikli zimmette etkin pişmanlık: Etkin pişmanlık hükümleri, nitelikli zimmet (247/2) için de uygulanır. Önce nitelikli zimmetin artırılmış cezası hesaplanır; ardından etkin pişmanlık indirimi uygulanır.

HAGB ile etkin pişmanlık ilişkisi: Etkin pişmanlık indirimi uygulandıktan sonra somut ceza 2 yılın altına inerse HAGB kararı verilebilir. Bu kombinasyon, özellikle kullanma zimmeti + soruşturma öncesi iade durumlarında gerçekçi bir sonuç olarak gündeme gelebilir.

TCK 249 – Malın Değerinin Azlığı

Zimmet konusu malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir. Bu takdiri bir indirim sebebidir; mahkeme somut olayda malın değerini, suçun ağırlığını ve sanığın kişisel koşullarını birlikte değerlendirerek indirim uygulayıp uygulamayacağına karar verir.

“Değerin azlığı” için sabit bir rakam belirlenmemiştir. Mahkemeler; malın mutlak değerini, kamu kurumunun büyüklüğüne ve bütçesine oranla önem düzeyini, sanığın kastının yoğunluğunu ve sosyoekonomik koşullarını gözetir. Yargıtay bu değerlendirmenin her olayda ayrı yapılması gerektiğini içtihat etmektedir.

Zimmet Suçu ile Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Karşılaştırması

Kriter TCK 247 – Zimmet TCK 155 – Güveni Kötüye Kullanma
Failin sıfatı Kamu görevlisi olmak zorunludur Herhangi bir kişi olabilir
Malın devri Görevi nedeniyle Emanet, saklama, kullanma vb. amaçla
Suç yeri Kamu idaresi bünyesinde Özel hukuk ilişkileri çerçevesinde
Ceza (temel hâl) 5 – 12 yıl hapis 6 ay – 2 yıl hapis (155/1)
Şikâyet koşulu Şikâyet aranmaz, re’sen 155/1 şikâyete tabi; 155/2 re’sen
Uzlaşma Mümkün değil 155/1’de mümkün
Sınır vakalar ve Yargıtay tutumu: Devlet memuru olmakla birlikte kamu hizmetinin dışına düşen özel nitelikteki bir edim kapsamında teslim alınan mallarda zimmet değil güveni kötüye kullanma uygulanabilir. Görev bağlantısının tespiti her davada ayrı değerlendirilmektedir.

Zincirleme Zimmet – TCK 43 Uygulaması

Zimmet suçunun birden fazla kez aynı şikâyete konu mal üzerinde ya da farklı kamu malları üzerinde, aynı suç kararının icrası kapsamında işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümleri (TCK 43) uygulanabilir. Bu hâlde bir cezaya dörtte birden dörtte üçüne kadar artırım yapılır.

Yargıtay uygulamasında; uzun süre boyunca sistematik biçimde gerçekleştirilen zimmet eylemleri zincirleme suç olarak değerlendirilebilirken, birbirinden bağımsız kararlarla farklı zamanlarda gerçekleştirilen zimmetler ayrı suçlar olarak nitelendirilebilmektedir. Bu ayrım ceza miktarını önemli ölçüde etkilediğinden savunma için kritik bir tartışma konusudur.

Yargılama Usulü ve Görevli Mahkeme

Zimmet suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma başlatır. Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir. Suç katalog suç niteliği taşıdığından kuvvetli suç şüphesinintespiti tutuklama kararı için yeterli olabilir; tutuklama, kamu görevi nedeniyle özellikle ciddi biçimde değerlendirilmektedir.

Zimmet davalarında bilirkişi incelemesi zorunludur; suçun maddi unsurunu ve miktarını ortaya koyan mali müşavir, muhasebe uzmanı ya da bankacılık bilirkişisi raporu mahkûmiyet kararının temel dayanağını oluşturur. Bu nedenle savunmanın bilirkişi raporunu titizlikle incelemesi ve gerektiğinde itirazlarını somut verilerle desteklemesi belirleyici bir etkendir.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 247

Yargıtay – Zimmet Suçunun Temel UnsurlarıYargıtay’ın yerleşik içtihadına göre zimmet suçunun oluşabilmesi için; failin kamu görevlisi olması, malın failin göreviyle bağlantılı olarak teslim edilmiş ya da koruma-gözetim yükümlülüğüne bırakılmış bulunması ve failin bu malı kendi ya da başkasının yararına tamamen ya da kısmen sahiplendiğinin somut olgularla kanıtlanmış olması şarttır. Bu üç unsurun birlikte gerçekleşmemesi durumunda zimmet suçu değil, başka bir suç tipi uygulanabilir.

Yargıtay – Nitelikli Zimmette Hile Unsurunun TespitiNitelikli zimmetin oluşabilmesi için zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışın varlığı zorunludur. Yargıtay içtihadına göre salt zimmetin kendisi yeterli değildir; ayrıca bu eylemi gizlemek amacıyla sahte belge düzenleme, muhasebe tahrifi ya da hesap manipülasyonu gibi aktif bir aldatma hareketinin gerçekleştirilmesi şarttır. Zimmeti tesadüfen geç fark edilmesine yol açan pasif bir durumun varlığı nitelikli zimmeti oluşturmaz.

Yargıtay – Kadrolu İşçinin Zimmet Suçu Faili Olup OlmadığıYargıtay bir kararında; kamu kurumunda kadrolu işçi statüsünde çalışan ve kamu kasasını kullanan kişinin, kasadaki parayı sahiplenmesi eylemini zimmet suçu kapsamında değerlendirmiştir. Bu değerlendirmenin dayanağı; işçinin yerine getirdiği işin fiilen kamusal nitelik taşıması ve malın görev gereği kendisine teslim edilmiş olmasıdır. Formel statü değil, görevin içeriği ve malın teslimiyle kurulan bağ belirleyicidir.

Yargıtay – İcra Müdürünün Kullanma ZimmetiYargıtay; haciz kapsamında tahsil ettiği parayı geçici süreyle kendi ihtiyaçları için kullanan ve kısa süre içinde iade eden icra müdürünü, basit zimmet yerine kullanma zimmeti kapsamında değerlendirerek cezada indirim uygulanması gerektiğini içtihat etmiştir. Bu kararın temel gerekçesi; failin iade kastının suçun işlendiği andan itibaren mevcut olduğunun anlaşılmasıdır. İcra yoluyla iade edilmesi halinde ise bu durum gönüllülük unsurunun yokluğu nedeniyle etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemez.

Yargıtay – Meslek Odası Yöneticilerinin Zimmet Suçundan YargılanamayacağıYargıtay içtihadına göre Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) gibi kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının yöneticileri, bu kuruluşların malvarlığını zimmete geçirmeleri hâlinde TCK 247 kapsamında kamu görevlisi sayılmamaktadır. Bu kişiler zimmet değil, TCK 155/2 (hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma) hükümleri çerçevesinde yargılanmaktadır. Bu ayrım, ceza aralığı ve şikâyet koşulu bakımından son derece belirleyicidir.

Yargıtay – Bankacılık Zimmeti: Basit mi, Nitelikli mi?Kamu bankalarında görevli çalışanlar tarafından gerçekleştirilen zimmet eylemlerinde Yargıtay; suçun basit mi yoksa nitelikli mi sayılacağını, failin hesap kaydı üzerinde oynayıp oynamadığına, sahte işlem belgesi düzenleyip düzenlemediğine ve zimmetin ortaya çıkmamasını engellemeye yönelik aktif bir tedbir alıp almadığına göre değerlendirmektedir. Sistemin kendiliğinden geç fark etmesi nitelikli zimmeti oluşturmaz.

Yargıtay – Zimmette Tevdi Edilen Miktarın Eksiksiz AraştırılmasıYargıtay; zimmet suçuna ilişkin davalarda hüküm kurulabilmesi için, failin elindeki kamu parasının tamamı ile sahiplendiği iddia edilen miktarın eksiksiz, kesin ve bilirkişi raporuyla desteklenen biçimde tespit edilmesini zorunlu görmektedir. Soyut ya da tahmini rakamlar üzerinden kurulan mahkûmiyet kararları, bu gerekçeyle bozma sebebi oluşturmaktadır. Bilirkişi raporuna itiraz ve ek rapor talebi, zimmet savunmasının temel araçlarından biridir.

Sık Sorulan Sorular – TCK 247 Zimmet Suçu

Zimmet suçunun cezası ne kadardır?

TCK 247/1 kapsamında basit zimmet için 5 yıldan 12 yıla kadar hapis; nitelikli (hileli) zimmet için 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Kullanma zimmeti hâlinde (247/3) ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Etkin pişmanlık uygulandığında bu cezalar önemli ölçüde düşebilir.

Her kamu görevlisi zimmet suçunun faili olabilir mi?

Yalnızca TCK 6/1-c kapsamındaki kamu görevlileri bu suçun faili olabilir. Meslek odası yöneticileri, bazı kooperatif yöneticileri ve özel sektör çalışanları kural olarak bu kapsamda değerlendirilemez; bu kişilerin eylemleri güveni kötüye kullanma (TCK 155) suçunu oluşturabilir.

Etkin pişmanlık zimmet suçunda uygulanır mı?

Evet. TCK 248 kapsamında etkin pişmanlık, zimmette özel olarak düzenlenmiştir. Soruşturma başlamadan önce tam iade/tazmin durumunda 2/3 indirim; kovuşturma öncesi gönüllü iade/tazmin durumunda 1/2 indirim; hüküm öncesi iade/tazmin durumunda 1/3 indirim uygulanır. Kısmi ödeme etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemez.

Zimmet suçunda zamanaşımı ne kadardır?

Basit zimmet için (azami 12 yıl hapis) dava zamanaşımı 15 yıl; nitelikli zimmet için (azami 18 yıl hapis) dava zamanaşımı 15 yıldır. Zamanaşımı suçun işlendiği tarihten başlar ve iddianame düzenlenmesiyle kesilir.

Zimmet ile güveni kötüye kullanma arasındaki temel fark nedir?

Zimmet (TCK 247), yalnızca kamu görevlileri tarafından göreve dayalı olarak teslim alınan ya da koruma altına aldıkları kamu malları üzerinde işlenebilir. Güveni kötüye kullanma (TCK 155) ise herhangi bir kişi tarafından, belirli bir amaçla kendisine emanet edilen özel nitelikteki mal üzerinde işlenebilir. Fail sıfatı ve malın devir zemini en belirleyici farklılıklardır.

Zimmet Suçunda Danışmanlık AlınTCK 247–249 kapsamındaki zimmet davaları; kamu görevlisinin sıfatının ve malın göreve dayalı tesliminin doğru belirlenmesi, bilirkişi raporuna etkin itiraz, etkin pişmanlık hükümlerinin doğru zamanlanması ve kullanma zimmeti ile basit zimmet ayrımının ustaca kurgulanmasını gerektiren teknik davalardır. Soruşturmanın ilk anından temyize kadar deneyimli bir ceza avukatına danışmanız hak kayıplarını önler.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA