TCK Madde 148–150 Yağma (Gasp) – Hızlı Ceza Özeti (2026)
| Suç / Hâl | Ceza | Şikâyet | Mahkeme |
|---|---|---|---|
| 148/1 – Basit yağma (mal) | 6 – 10 yıl hapis | Şikâyet aranmaz, re’sen | Ağır Ceza |
| 148/2 – Senet yağması | 6 – 10 yıl hapis | Şikâyet aranmaz, re’sen | Ağır Ceza |
| 149/1 – Nitelikli yağma (silah, konut, gece vb.) | 10 – 15 yıl hapis | Şikâyet aranmaz, re’sen | Ağır Ceza |
| 149/2 – Yaralama ağırlaşması | TCK 87 hükümleri ayrıca uygulanır | Şikâyet aranmaz | Ağır Ceza |
| 150/1 – Alacak tahsili (daha az ceza) | Tehdit veya kasten yaralama hükümleri | İlgili suça göre | İlgili suça göre |
| 150/2 – Malın değerinin azlığı | Temel ceza 1/3 – 1/2 indirim | – | – |
| Uzlaşma | Mümkün değil | ||
| Zamanaşımı | 15 yıl (148) – 25 yıl (149) | ||
| Etkin pişmanlık (TCK 168) | Kovuşturma öncesi 2/3; sonrası 1/2 indirim | ||
Türk Ceza Kanunu’nun 148, 149 ve 150. maddeleri, yağma (gasp) suçunu ve bu suçun nitelikli hâlleriyle daha az ceza gerektiren hâllerini düzenler. Yağma; cebir ya da tehdit kullanarak bir malı zorla almak veya senet gibi hukuki belgeleri imzalatmak biçiminde gerçekleşir. Hırsızlık ile tehdit ya da kasten yaralamanın birleşiminden oluşan bileşik bir suç niteliği taşır. Basit hâlde 6 ila 10 yıl, nitelikli hâlde 10 ila 15 yıl hapis cezası öngörülmekte; şikâyete bağlı olmaksızın re’sen soruşturulmaktadır.
TCK Madde 148–150 Kanun Metinleri (Resmî Metin)
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 148 Yağma
Madde 148– (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 149 Nitelikli yağma
Madde 149– (1) Yağma suçunun; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, h) Gece vaktinde, işlenmesi hâlinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 150 Daha az cezayı gerektiren hâl
Madde 150– (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.

Yağma (Gasp) Suçu Nedir? Temel Kavramlar
Yağma suçu; cebir veya tehdit kullanılarak bir kimsenin malının alınması ya da hukuki belge imzalatılmasıdır. Türk ceza hukukunda “bileşik suç” niteliği taşır: hırsızlığın (TCK 141) cebir ya da tehdit suçlarıyla (TCK 86, 106) birleşiminden oluşur. Bu nedenle yağma suçu işlendiğinde cebir ve tehdit suçlarından ayrıca ceza verilmez; bunlar yağma suçunun bünyesinde erir.
Suçun koruduğu hukukî değer; mülkiyet hakkı, kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı olmak üzere üç temel değeri bir arada korur. Bu çoklu koruma gerekçesi, yağmanın neden sıradan bir hırsızlıktan çok daha ağır cezalandırıldığını açıklar.
Yağma ile Hırsızlık Arasındaki Temel Fark
Hırsızlıkta (TCK 141) fail, mağdurun haberi olmadan ya da fırsattan yararlanarak malı alır. Yağmada ise fail, mağduru bilerek ve doğrudan etki altına alarak malı almak için cebir ya da tehdit kullanır. Bu fark hem mağdurun yaşadığı travmayı hem de suçun toplumsal tehlike boyutunu dramatik biçimde artırır.
Suçun Temel Unsurları
1. Cebir – Fiziksel Zorlama
Cebir; mağdurun direncini kırmak ya da malı almaya ya da teslim etmeye zorlamak amacıyla uygulanan fiziksel güçtür. Vurma, itme, bağlama, yaralama ve benzeri eylemler cebir kapsamındadır. Cebre başvurulduğunda basit kasten yaralama suçu yağma suçunun bünyesinde erir ve ayrıca ceza verilmez; yalnızca TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış yaralama hâllerinde 149/2 uyarınca ayrıca ceza verilir.
TCK 148/3 – Bilinçsiz hâle getirme: Mağdurun uyuşturucu, alkol, hipnoz ya da başka bir araçla kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de yağma suçunda cebir sayılır. Bu düzenleme, suçun kapsamını yalnızca fiziksel zorlama ile sınırlamamaktadır.
2. Tehdit – Psikolojik Baskı
Yağma suçunda tehdit; mağdurun kendisinin ya da yakınının hayatına, vücuduna veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin ya da malvarlığı yönünden büyük zarara uğratılacağının bildirilmesidir. Bu unsurlar TCK 106’daki tehdit suçuyla örtüşmekle birlikte yağma suçunda bu tehdit mağduru malı teslime zorlamaya araç olarak kullanılır.
Tehdidin ciddiyeti ve mağdurun korkusunun makul olup olmadığı somut olayda değerlendirilir. “Seni şimdi döveceğim, parayı ver” somut bir tehdit içerirken, “bir gün sana gösteririm” gibi belirsiz ifadeler yağma tehdidinin ağırlığını taşımayabilir.
3. Bir Malı Zorla Alma veya Teslimini Sağlama
Cebir ya da tehdidin amacı, mağduru bir malı teslim etmeye ya da malın alınmasına direnmemeye zorlamaktır. Malın bizzat alınması ya da mağdurun teslim etmesi arasında hukuki açıdan fark yoktur; her iki durumda da suç oluşur. Ayrıca mağdurun malı teslim etmemiş olması ya da failin malı alamaması, suçun tamamlanmadığı anlamına gelir; bu hâlde teşebbüs hükümleri uygulanır.
TCK 148/2 – Senet Yağması: Zorla Belge İmzalatma
İkinci fıkra, klasik yağmadan farklı olarak malvarlığı üzerinde hukuki sonuç doğuran belgelere yönelik cebir ve tehdidi düzenler. Aşağıdaki eylemler bu kapsamdadır:
- Mağduru borç altına sokan bir senedi zorla imzalatmak (senet, bono, poliçe).
- Var olan ve hükümsüz olduğunu belgeleyen bir vesikayı zorla vermek.
- İleride senet hâline getirilebilecek boş bir kâğıdı zorla imzalatmak.
- Mevcut bir senedi zorla imha ettirmek ya da imhasına göz yummaya mecbur etmek.
TCK 149 – Nitelikli Yağma Hâllerinin Tek Tek Analizi
a) Silahla Yağma
Ateşli silah, bıçak, sopa ya da TCK 6/1-f kapsamındaki diğer araçların kullanılması bu hâli oluşturur. Silahın mutlaka ateşlenmesi ya da mağdura yöneltilmesi zorunlu değildir; tehditte araç olarak gösterilmesi yeterlidir. Silahın gerçek olması da gerekmez; görünürde silah niteliği taşıyan bir nesne de bu kapsama girebilir.
b) Kimliği Gizleyerek Yağma
Failin kendisini tanınmayacak hâle getirerek —yüzünü kapatarak, kılık değiştirerek, maske takarak— yağma gerçekleştirmesi bu hâli oluşturur. Failin kimliğini saklaması, mağdurun sonradan tanımlamasını güçleştirdiğinden ağırlıklı biçimde cezalandırılır.
c) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma
İki ya da daha fazla kişinin suçun icra hareketlerini birlikte gerçekleştirmesi bu hâli oluşturur. Kişilerin önceden anlaşmış olması şart değildir; anlık iş birliğiyle birlikte gerçekleşen yağma da bu kapsama girer. Burada yalnızca azmettiren ya da yardım eden konumundaki kişilerin varlığı yeterli değildir; her failin icra eylemlerine doğrudan katılması aranır.
Birden fazla kişiyle gerçekleştirilen yağma, mağdur üzerinde çok daha büyük bir baskı ve güçsüzlük duygusu yaratır; bu nedenle kanun koyucu bu hâli nitelikli saymıştır.
d) Yol Kesmek Suretiyle veya Konutta/İşyerinde Yağma
Yol kesmek: Mağdurun gidiş yolunu keserek kaçmasını engellemek ve bu suretle yağma gerçekleştirmektir. Motosikletle ya da araçla önünü kesmek en yaygın örnektir.
Konutta veya işyerinde: Yağmanın mağdurun konutunda, işyerinde ya da bu yerlerin eklentilerinde gerçekleştirilmesidir. Bu hâl 2014 yılında yapılan değişiklikle eklenmiştir. Mağdurun bu mekânlarda bulunmasının yarattığı güvensizlik ve psikolojik travma bu nitelikli hâlin gerekçesini oluşturur. Konu içi yağmada ayrıca TCK 116 (konut dokunulmazlığı ihlali) uygulanmaz; 149/1-d’de içtima edilir.
e) Savunmasız Kişiye Karşı Yağma
Beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı —yaşlılar, engelliler, ağır hastalar, küçük çocuklar— işlenen yağma bu hâli oluşturur. TCK 148/3’teki “bilinçsiz hâle getirilme” ile bu bent birbirini tamamlar; ancak 148/3 failin bizzat bilinçsiz hâle getirdiği durumlara ilişkinken 149/1-e fail müdahalesi olmaksızın var olan savunmasızlığı kapsar.
f ve g) Suç Örgütü Gücünden Yararlanarak veya Örgüte Yarar Sağlamak Amacıyla
(f) Örgüt gücünden yararlanma: Var olan ya da var sayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünü araç olarak kullanan fail bu bent kapsamında yargılanır. Failin fiilen örgüt üyesi olması şart değildir; örgütün adını araç olarak kullanmak yeterlidir.
(g) Örgüte yarar sağlamak amacıyla: Failin suç örgütüne yarar sağlamak —para, araç, güç devşirme— amacıyla yağma gerçekleştirmesidir. Bu iki bent birlikte uygulanamaz; somut olayın koşullarına göre biri uygulanır.
h) Gece Vakti Yağma
TCK 6/1-e uyarınca gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonrası ile güneşin doğmasından bir saat öncesi arasındaki süredir. Mevsime göre değişen bu aralık, suç tarihindeki güneş doğuş ve batış saatlerine göre belirlenir. Gece vakti yağma, mağdurun çevresinden yardım alma ve faili tanımlama güçlüğü nedeniyle nitelikli sayılmıştır.
TCK 150 – Daha Az Ceza Gerektiren Hâller
150/1 – Hukuki Alacağı Tahsil Amacıyla Yağma (Hakkın Yağması)
Failin gerçek ve meşru bir alacağını tahsil etmek amacıyla cebir ya da tehdit kullanması hâlinde artık yağma suçu değil, yalnızca tehdit (TCK 106) ya da kasten yaralama (TCK 86) hükümleri uygulanır. Bu düzenleme, meşru bir alacak ilişkisinin varlığını sıfır ceza anlamında değil; çok daha hafif bir ceza anlamında korur.
Alacağın meşru olması şarttır: Alacağın hukuki bir ilişkiye dayanması gerekir; kumarda ya da gayri meşru bir ilişkide doğan “alacak” bu bent kapsamında değerlendirilemez.
Yargıtay’ın önemli içtihatları:
- Eşinin bileziklerini kendi alacağı için alan sanık: Bileziklerin değeri alacak miktarını aşıyorsa bu bent uygulanmaz; yağma hükümleri uygulanır.
- Başkasının alacağını tahsil etmek amacıyla cebir kullanan kişi: Bu hâlde 150/1 uygulanmaz; kendi alacağını değil başkasınınkini tahsil etmeye çalışıldığından yağma hükümleri uygulanır.
- Hacizli araca zorla el koymak: Yasal haciz süreci işlerken malı zorla geri almak da bu bent kapsamında değerlendirilemez; suç yağma olarak kalır.
150/2 – Malın Değerinin Azlığı Nedeniyle İndirim
Yağmaya konu malın değerinin çok düşük olması hâlinde hâkim, verilecek cezayı üçte birden yarıya kadar indirebilir. Bu indirim zorunlu değil; hâkimin takdirindedir. “Değerin azlığı” ölçütü soyut bir rakama bağlı değildir; suçun işlendiği yer ve zamandaki piyasa değeri, tarafların ekonomik durumu ve suçun ağırlığı birlikte değerlendirilir.
Hesaplama örneği: Basit yağmada 7 yıl temel ceza + 150/2 indirimi (1/3) = 4 yıl 8 ay sonuç ceza. Nitelikli yağmada 12 yıl temel ceza + 150/2 (1/2) = 6 yıl sonuç ceza.
Özel Durumlar ve Sınır Meseleler
Hırsızlığın Yağmaya Dönüşmesi
Hırsızlık suçu işlenmesinin ardından fiilin devamı sırasında mağdur ya da başkasına karşı suçun işlenmesini kolaylaştırmak, yakalanmamak ya da ele geçirilen malı elde tutmak amacıyla cebir ya da tehdit kullanılırsa artık yağma suçu oluşur. Bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için cebir ya da tehdidin fiille kesintisiz bir süreç oluşturması gerekir.
Örnek: Müşterinin cüzdanını çalan fail, güvenlik görevlisi tarafından yakalanmamak için onu itip kaçmaya devam ederse hırsızlık, yağmaya dönüşür.
Yağmaya Teşebbüs
Failin cebir ya da tehdit kullanmasına karşın malı alamaması ya da mağdurun direnmesi üzerine vazgeçmesi hâlinde suç tamamlanmamıştır; yağmaya teşebbüs söz konusudur. TCK 35 uyarınca teşebbüste ceza dörtte birden dörtte üçüne kadar indirilir.
Uygulamada önemli bir örnek: Polisin seri numarasını kaydettiği paraları almak isteyen sanık, para teslim edildiğinde suç tamamlanmış; ancak seri numaralar nedeniyle sonradan yakalanmıştır. Yargıtay bu hâlde tamamlanmış yağma değil, teşebbüs kabul etmiştir (paranın tesliminin failin istenci dışında gerçekleştiği durumlarda farklı değerlendirilebilir).
Evlilik İçinde Eşe Karşı Yağma
Eş ya da aile bireylerinin malvarlığına yönelik yağma, TCK 148 kapsamında tam ceza uygulanmasına yol açar; hırsızlıktaki (TCK 167) şahsi cezasızlık nedeni yağma suçunda uygulanmaz. Yargıtay içtihadına göre eşine karşı cebir ya da tehdit kullanarak mal alan ya da senet imzalatan kişi, bu madde kapsamında yargılanır. Boşanma sürecinde eşin takı ya da değerli eşyasını zorla almak bu kapsamdaki en yaygın vakalardandır.
Motosikletle Çantayı Çekmek – Yağma mı Hırsızlık mı?
Motosikletle ya da araçla geçerken mağdurun çantasını çekmek: Bu eylem, salt çekip almakla sınırlı kaldığında (mağdur da çekilip düşüyor) Yargıtay’ın bir bölümü bunu yağma, diğer bölümü ise hırsızlık olarak nitelendirmiştir. Belirleyici olan; failin bilinçli olarak mağdurun direncini kırmak ya da onu tehdit etmek amacıyla hareket edip etmediğidir. Fiil salt hız ve sürprizden yararlanıyorsa hırsızlık; mağdurun aktif direncine karşı güç kullanılıyorsa yağma oluşur.
Etkin Pişmanlık (TCK 168) ve Ceza İndirimi
Yağma suçunda etkin pişmanlık hükümleri TCK 168 kapsamında uygulanır:
| Etkin Pişmanlığın Zamanı | İndirim Oranı | Koşul |
|---|---|---|
| Kovuşturma başlamadan önce | 2/3 oranında indirim | Zararın tamamen giderilmesi |
| Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm öncesi | 1/2 oranında indirim | Zararın tamamen giderilmesi |
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Şikâyet Koşulu ve Zamanaşımı
Yağma suçu (TCK 148–149) şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suçu öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması ya da şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz.
Zamanaşımı:
- TCK 148 (basit yağma, azami 10 yıl): 15 yıl zamanaşımı.
- TCK 149 (nitelikli yağma, azami 15 yıl): 25 yıl zamanaşımı.
Uzlaşma Mümkün Müdür?
Hayır. Yağma suçu (TCK 148 ve 149) uzlaşma kapsamı dışındadır. CMK 253 uyarınca ağır hapis cezası öngören bu suçlarda uzlaşma prosedürü uygulanmaz. Dava re’sen yürütülür ve uzlaşmayla sonuçlandırılamaz.
Emsal Yargıtay Kararları – TCK 148–150
Yargıtay – Mağdurun Beyanının Delil DeğeriYağma suçunda olayı bizzat yaşayan mağdurun tutarlı ve inandırıcı beyanı, tanık bulunmaması hâlinde dahi tek başına mahkûmiyet için yeterli delil niteliği taşıyabilir. Yargıtay; mağdurun beyanında süreklilik, tutarlılık ve hayatın olağan akışına uygunluk arandığını, bu kriterleri sağlayan beyanın güçlü bir delil oluşturduğunu içtihat etmektedir.
Yargıtay – Alacak Tahsilinde 150/1’in SınırlarıBir kimsenin kendi alacağını tahsil amacıyla tehdit ya da cebir kullandığı durumlarda TCK 150/1 uygulanır; ancak bu bent yalnızca failin kendi alacağını tahsil etmeye çalışması hâlinde geçerlidir. Başkası adına ya da kendisine ait olmayan bir alacağı tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi 150/1’den yararlanamaz ve yağma hükümleriyle yargılanır.
Yargıtay – Basit Kasten Yaralamanın Yağmaya Dahil OlmasıYağma suçunda kullanılan cebir, BTM (basit tıbbi müdahale) düzeyindeki yaralamayı kapsar. TCK 86/1 ya da 86/2 kapsamındaki yaralamalar yağma suçunun bünyesinde eritilir ve ayrıca ceza verilmez. Yalnızca TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâlleri gerçekleşirse 149/2 uyarınca ayrıca ceza verilir.
Yargıtay – Konutta Yağma ve Konut Dokunulmazlığı İhlaliKonuta girilerek gerçekleştirilen yağmada TCK 149/1-d nitelikli hâli uygulanır; ayrıca TCK 116 (konut dokunulmazlığının ihlali) hükümlerinden ceza verilemez. Yağma suçu, konuta izinsiz girişi bünyesinde barındırdığından ayrı bir konut ihlali suçu oluşmaz.
Yargıtay – Sanığın Takip Edilmesi ve TeşebbüsYağmayı tamamlayan sanığın olay yerinden kaçarken yakalanması, suçun tamamlanmasına engel teşkil etmez. Yağma suçu, mağdurun malı teslim ettiği ya da malın alındığı anda tamamlanır; sanığın mal üzerinde uzun süre tasarruf edememesi bu tamamlanmayı değiştirmez.
Sık Sorulan Sorular – TCK 148–150 Yağma Suçu
Yağma (gasp) suçunun cezası ne kadardır?
TCK 148 kapsamında basit yağma için 6 yıldan 10 yıla kadar hapis; TCK 149 kapsamında nitelikli yağma (silah, konut, gece vakti, birden fazla kişi vb.) için 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Malın değerinin azlığı nedeniyle (150/2) bu cezalar üçte birden yarıya kadar indirilebilir. Etkin pişmanlık hâlinde ise 2/3 ya da 1/2 oranında ayrıca indirim uygulanır.
Yağma suçu şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Yağma suçu (TCK 148–149) şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturur. Mağdurun şikâyetçi olmaması ya da şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz.
Kendi alacağımı almak için cebir kullansam suç olur mu?
Evet, suç oluşur; ancak TCK 150/1 uyarınca artık yağma hükümleri değil, yalnızca tehdit (TCK 106) ya da kasten yaralama (TCK 86) hükümleri uygulanır. Bu, çok daha hafif bir yaptırım anlamına gelir. Alacağın gerçek ve meşru bir hukuki ilişkiye dayanması şarttır; kumar gibi gayri meşru bir ilişkiden doğan alacak bu kapsamda değildir.
Yağma ile gasp arasındaki fark nedir?
Yağma ve gasp aynı suça verilen farklı isimlerdir. Eski Türk Ceza Kanunu “gasp” terimini kullanırken yürürlükteki 5237 sayılı Kanun “yağma” terimini benimsemiştir. İkisi arasında hukuki bir fark yoktur.
Yağmada uzlaşma mümkün müdür?
Hayır. Yağma suçu uzlaşma kapsamı dışındadır. Mağdurla varılan tazminat anlaşması davayı durdurmaz; ancak etkin pişmanlık (TCK 168) kapsamında zararın giderilmesi cezayı önemli ölçüde indirir.
Yağma suçunda görevli mahkeme hangisidir?
TCK 148 ve 149 kapsamındaki tüm yağma davalarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir.
Yağma (Gasp) Suçunda Danışmanlık AlınTCK 148–150 kapsamındaki yağma davalarında; basit yağmadan nitelikli hâllere, senet yağmasından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına kadar her aşamada deneyimli bir ceza avukatına danışmanız hak kayıplarını önler. Tutuklama ihtimalinin yüksek olduğu bu suçlarda gözaltından itibaren ilk andan avukat talep edilmesi zorunludur.