Ara Tehdit Suçu ve Cezası – TCK Madde 106 | 2026

Tehdit Suçu ve Cezası – TCK Madde 106 | 2026

Tehdit Suçu ve Cezası TCK Madde 106

TCK Madde 106 Tehdit Suçu ve Cezası – Hızlı Ceza Özeti (2026)

Hâl Ceza Şikâyet Uzlaşma
106/1 – Hayat / vücut / cinsel dokunulmazlığa tehdit 6 ay – 2 yıl hapis Şikâyet aranmaz (re’sen) Mümkün değil
106/1 – Kadına karşı hayat / vücut tehdidi Alt sınır 9 ay – 2 yıl hapis Şikâyet aranmaz (re’sen) Mümkün değil
106/1 – Malvarlığı / sair kötülük tehdidi 2 ay – 6 ay hapis ya da adlî para Şikâyete bağlı (6 ay) Mümkün
106/2 – Silahla tehdit 2 – 7 yıl hapis Şikâyet aranmaz Mümkün değil
106/2 – Kimliği gizleyerek (kıyafet, imzasız mektup vb.) 2 – 7 yıl hapis Şikâyet aranmaz Mümkün değil
106/2 – Birden fazla kişi tarafından birlikte 2 – 7 yıl hapis Şikâyet aranmaz Mümkün değil
106/2 – Suç örgütünün gücünden yararlanarak 2 – 7 yıl hapis Şikâyet aranmaz Mümkün değil
106/3 – Tehdit amacıyla suç işleme (öldürme, yaralama vb.) 106 cezası + ilgili suç cezası ayrıca Suça göre Suça göre
Zamanaşımı 106/1 hayat/vücut: 8 yıl | 106/2: 8 yıl | 106/1 mal: 8 yıl
Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi (106/1) | Ağır Ceza (106/2)
Farklı sitelerde yer alan “Nitelikli tehdit 2–5 yıl” bilgisi eksik ve hatalıdır: Bazı arama sonuçlarında “nitelikli tehdit 2 yıldan 5 yıla kadar” belirtilmektedir. TCK 106/2 metninde nitelikli tehdidin üst sınırı 7 yıldır; “5 yıl” şeklinde bir düzenleme yoktur. Ayrıca “malvarlığına yönelik tehdit” için belirtilen “6 ay içinde şikâyet” süresi; şikâyet başlama zamanı olup genel dava zamanaşımı 8 yıldır. AI arama özetlerinde bu iki bilgi sıklıkla karıştırılmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi; bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle korkutan faili 6 ay ila 2 yıl hapis cezasıyla yaptırıma bağlamakta; silah, örgüt gücü, kimlik gizleme ya da birden fazla kişi gibi nitelikli hâllerde bu sınırı 2 ila 7 yıla taşımaktadır. 2022 değişikliğiyle kadına yönelik tehditte alt sınır 9 aya yükseltilmiş; tehdit amacıyla başka suçların işlenmesi hâlinde her suçtan ayrı ceza verileceği açıkça hükme bağlanmıştır.

TCK Madde 106 Kanun Metni (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 106

Tehdit

(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin;

  • a) Silahla,
  • b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
  • c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

işlenmesi hâlinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Suçun Hukuki Temeli ve Korunan Değer

Tehdit suçunun koruduğu birincil hukukî değer; kişinin psikolojik özgürlüğü ve iç huzurudur. Mağdur; hayatına, bedenine ya da sevdiklerine yönelik bir tehlikeyle yüzleştirildiğinde kararlarını özgürce alabilme kapasitesi zedelenmekte, süregelen bir korku ve baskı altında yaşamak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle suçun oluşumu için tehdidin gerçekleşmesi değil; tehdidin mağdur üzerinde somut bir korku yaratacak nitelik taşıması yeterlidir.

Kanun gerekçesi özeti: Failin tehdidi gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği; suçun oluşumu için önem taşımamaktadır. Belirleyici olan; makul bir insanın o tehdidi duyduğunda korkacak mı, yoksa ciddiye almayacak mı sorusunun yanıtıdır. Bu “nesnel tehdit kabiliyeti” testi; Yargıtay’ın nitelendirme kararlarında merkezi yer tutmaktadır.

106/1 – Üç Ayrı Tehdit Biçimi: Karşılaştırmalı Tablo

Tehdit Türü Hedef Değer Ceza Şikâyet Uzlaşma
Hayat / vücut / cinsel dokunulmazlık tehdidi Fiziksel bütünlük ve yaşam 6 ay – 2 yıl hapis Aranmaz Hayır
Aynı tehdit, kadına karşı Aynı (+ kadın koruma) 9 ay – 2 yıl hapis Aranmaz Hayır
Malvarlığı / sair kötülük tehdidi Malvarlığı ve diğer çıkarlar 2 ay – 6 ay hapis ya da adlî para Zorunlu (6 ay) Mümkün

2022 Değişikliği: Kadına Karşı Tehdidin Alt Sınırı 9 Aya Yükseldi

7406 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen düzenlemeyle; hayat, vücut ya da cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır 6 aydan 9 aya yükseltilmiştir. Bu değişiklik; aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddetle mücadele politikasının yaptırım boyutuna yansımasıdır.

Tehdidin “Gerçekleştirme Kabiliyeti” Koşulu: Ne Anlama Gelir?

Suçun oluşabilmesi için tehdidin; makul bir mağdur üzerinde gerçek bir korku ve endişe yaratabilecek nitelik ve yoğunlukta olması zorunludur. Bu koşul iki açıdan değerlendirilmektedir:

Nesnel Değerlendirme: “Makul Kişi” Testi

Tehdidin içeriği; makul bir kişi açısından ciddiye alınabilir, gerçekleşme ihtimali hissettiren bir nitelik taşımalıdır. Şakadan ayırt edilemeyen, gerçeklikten tamamen kopuk ya da günlük yaşamda yaygın biçimde kullanılan basit söylemler bu testi geçemez.

Örnekler:

  • “Seni öldüreceğim” → Çoğu zaman tehdidi oluşturur.
  • Tartışma sırasında söylenen “Görüşürüz, sonunu getiririm” → Bağlama göre; bazı durumlarda tehdit, bazılarında kızgınlık ifadesi olarak değerlendirilebilir.
  • “Senin için dua ediyorum” ya da ironik söylemler → Açık bir tehdit niteliği taşımaz.
Mağdurun “Yakın” Tanımı: Kimin Tehdidi Suçu Oluşturur?

TCK 106/1; “kendisinin veya yakınının” hayatına yönelik tehdidi kapsamaktadır. “Yakın” kavramı kanunda tanımlanmamış olmakla birlikte Yargıtay; eş, çocuklar, anne-baba, kardeşler, yakın dostlar ve failin mağdur açısından önemli olduğunu bildiği diğer kişileri bu kapsama dahil etmektedir. Failin mağdurun bu kişiye önem verdiğinden haberdar olması; yakın kapsamını belirleyen kritik bir unsurdur.

“Sair Kötülük” Tehdidi: Geniş Kapsam, Hafif Yaptırım

“Malvarlığı itibarıyla büyük zarar” ya da “sair bir kötülük” tehdidi; hayat ve beden tehditlerinden ayrı bir kategoride ele alınmakta ve şikâyete bağlı tutulmaktadır. İşini kaybettireceğini söylemek, itibarını zedeleyeceğini belirtmek, belirli fotoğrafları paylaşacağını söylemek (şantaj unsuru olmaksızın), mülkünü yakacağını tehdit etmek tipik örneklerdir.

Şantajla farkı: Sair kötülük tehdidi; mağduru belirli bir eylemi yapmaya ya da yapmamaya yönlendirme amacı taşımadığında bu fıkra kapsamındadır. Yönlendirme amacı bulunduğunda eylem şantaj (TCK 107) kapsamına girebilmektedir.

TCK 106/2 – Nitelikli Hâller: 2–7 Yıl Hapis

a) Silahla Tehdit

Tehdidin silah aracılığıyla ya da silah gösterilerek gerçekleştirilmesi bu bendi oluşturmaktadır. TCK 6/1-f kapsamındaki “silah” tanımı geniştir: ateşli silahlar, kesici-delici aletler, bıçak, demir boru, patlayıcı ve benzerleri bu kapsamdadır.

Yargıtay’ın belirlediği kritik eşik: Silahın yalnızca olayda bulunması ya da fail üzerinde taşınıyor olması yetmez; silahın tehdidin ayrılmaz ve belirleyici unsuru hâline gelmesi aranmaktadır. “Silahı var biliyorum” şeklindeki dolaylı bilgi; bu bendin uygulanması için yeterli sayılmamaktadır.

b) Kimlik Gizleyerek Tehdit: Kıyafet, İmzasız Mektup, Özel İşaret

Bu bent üç ayrı şekli kapsamaktadır:

  • Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması: Yüzünü örterek, başka biri gibi davranarak, kimliğini gizleyen kıyafetle gerçekleştirilen tehdit.
  • İmzasız mektupla: Kimliğini açıklamayan yazılı tehdit. Dijital dünyada anonim e-posta, anonim sosyal medya hesabından gönderilen tehdit bu kapsama girmektedir.
  • Özel işaretlerle: Belirli bir anlam taşıyan semboller, şifreli iletiler ya da özel kodlarla yapılan tehdit.

Neden ağır ceza? Bu biçimler; failin kimliğini gizleyerek mağduru savunmasız bırakmakta ve suçun kovuşturulmasını güçleştirmektedir.

c) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte

Tehdidin iki ya da daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi bu bendi oluşturmaktadır. “Birlikte” kavramı; kişilerin fiziksel olarak aynı ortamda bulunmasını zorunlu kılmaz; koordineli biçimde hareket etmeleri yeterlidir. Aynı anda birden fazla kişinin telefon açması, mesaj göndermesi ya da farklı mecralardan koordineli tehdit mesajları iletmesi bu kapsama girebilmektedir.

Birden fazla kişinin ayrı ayrı değil, birlikte hareket ettiğinin kanıtlanması zorunludur. Her biri bağımsız biçimde tehdit mesajı atan kişiler; duruma göre ayrı suçlar kapsamında değerlendirilebilir.

d) Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanma — “Var Sayılan Örgüt” İstisna

Bu bent iki senaryoyu kapsamaktadır:

Var olan suç örgütünün gücünden yararlanma: Gerçekten var olan bir örgütün ismiyle ya da gücüyle gerçekleştirilen tehdit. Mağdurun bu örgütten korktuğu ve tehdidin bu korkudan beslendiği anlaşılmalıdır.

Var sayılan suç örgütünün gücünden yararlanma: Failin gerçekte var olmayan bir örgüt adına tehdit savurması. “Biz filanca örgütüz, seni buluruz” gibi. Örgütün gerçekte var olup olmadığı suçun oluşumu bakımından önem taşımaz; mağdurun bu örgütün varlığına inanması ve korkması yeterlidir. Bu düzenleme; uygulamada sahte örgüt kimliğiyle tehdit eden kişileri de kapsama alarak önemli bir boşluğu kapatmaktadır.

TCK 106/3 – Tehdit Amacıyla Suç İşleme: Gerçek İçtima

Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama ya da malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde; hem tehdit suçundan hem de işlenen suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Bu düzenleme; “tehdidin fiilî icrasının tehdit cezasını absorbe ettiği” yönündeki savunma argümanlarını doğrudan kapatmaktadır.

Senaryo Uygulanan Maddeler Sonuç
“Seni öldüreceğim” deyip ardından vurma girişiminde bulunma TCK 106 + TCK 35/81 Her iki suçtan ayrı ceza
“Arabanı parçalayacağım” deyip ardından aracı tahrip etme TCK 106 + TCK 151 Her iki suçtan ayrı ceza
“Seni döveceğim” deyip anında dövme TCK 106 + TCK 86 Somut olaya göre ayrıca değerlendirilir; tehdidin bağımsız nitelik kazanıp kazanmadığı belirlenir

Tehdit ile Şantaj (TCK 107) Arasındaki Kritik Fark

Kriter TCK 106 – Tehdit TCK 107 – Şantaj
Amaç Mağduru korkutmak; belirli bir eylem zorunlu değil Mağduru belirli bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlamak
Talep unsuru Talep yoktur; salt korkutma yeterli Belirli bir davranış dayatması zorunludur
Karşılık Karşılık beklenmez Bir şeyin yapılması ya da yapılmaması karşılığında tehdit
Örnek “Seni döveceğim” “Şu parayı vermezsen seni döveceğim”
Ceza 6 ay – 7 yıl hapis (fıkraya göre) 1 – 3 yıl hapis (niteliğe göre farklılaşır)
Tehdidin İspat Araçları ve Delil Sorunları
Tehdidin İspat Araçları ve Delil Sorunları

Tehdidin İspat Araçları ve Delil Sorunları

Tehdit suçunda delil; suçun oluşup oluşmadığının tespitinde belirleyici rol oynamaktadır. Uygulamada karşılaşılan başlıca delil türleri ve sorunları şunlardır:

Mesaj, E-posta ve Sosyal Medya Ekran Görüntüleri

WhatsApp, SMS, e-posta ve sosyal medya mesajları; tehdit suçunun en yaygın delil kaynaklarındandır. Ekran görüntüsünün hukuki delil olarak kabul edilebilmesi için;

  • Mesajın gerçek anlamda tehdit içeriği taşıması (bağlamdan bağımsız değerlendirilmemeli),
  • Gönderenin kimliğinin tespit edilmesi (anonim hesaplarda IP adresi, telefon numarası vb.),
  • Ekran görüntüsünün sahte olmadığının doğrulanması (adlî bilişim uzmanı raporu),

gerekmektedir. Ekran görüntüsünün “kurgulanmış” ya da “editlenmiş” olabileceği iddiası; sıklıkla başvurulan bir savunma argümanıdır ve savcılık bu iddiayı adlî bilişim incelemesiyle çürütmek durumundadır.

Tanık Beyanı: En Zayıf, Ama Çoğu Zaman Tek Delil

Yüz yüze ya da telefon aracılığıyla gerçekleştirilen tehditte tek delil çoğu zaman tanık beyanıdır. Yargıtay; salt mağdurun beyanının mahkûmiyet için yeterli olmayabileceğini, destekleyici delillerin de aranması gerektiğini içtihat etmektedir. Bununla birlikte, tehdidin gerçekleştiği ortamda bulunan bağımsız tanıkların ifadeleri; özellikle örgüt gücünden yararlanma gibi nitelikli hâllerde kritik öneme sahiptir.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 106

Yargıtay – Tehdidin Nesnel Kabiliyeti: “Makul Korku Testi”

Yargıtay içtihadına göre tehdit suçunun oluşabilmesi için failin tehdidi gerçekleştirme güç ve kararlılığına sahip olduğunu ortaya koyacak dış olguların varlığı aranmamaktadır. Belirleyici olan; tehdidin içeriğinin makul bir kimseyi korkutmaya elverişli olup olmadığıdır. Gerçekleşme ihtimali düşük görünse dahi ciddi biçimde algılanabilecek nitelikte bir tehdit; suçu oluşturmaya yeterlidir. Failin tehdidi kastederek söylediğinin kanıtlanması ise zorunludur; kızgınlık patlaması biçimindeki ani söylemler her olayda ayrıca değerlendirilmektedir.

Yargıtay – Var Sayılan Örgüt Gücünden Yararlanma (106/2-d): Örgütün Varlığı Şart Değil

Yargıtay; TCK 106/2-d‘deki “var sayılan” örgüt ifadesinin; gerçekte var olmayan bir suç örgütü adına tehdit eden faili de kapsadığını içtihat etmektedir. Mağdurun örgütün varlığına inanması ve bu inançtan korku duyması yeterlidir; gerçek örgütün kanıtlanması zorunlu değildir. Failin “biz filanca örgütüz” demesi; gerçek olmasa da bu nitelikli hâli oluşturabilmektedir. Bu içtihat; sahte kimlikle gerçekleştirilen tehditlere karşı önemli bir güvence oluşturmaktadır.

Yargıtay – Kızgınlık İfadesi ile Tehdit Arasındaki Sınır

Yargıtay; tartışma ortamında söylenen “seni görüşürüz” ya da “bunun hesabını sorarım” gibi ifadelerin her durumda tehdit suçunu oluşturmadığını; bu tür söylemlerin tehdit niteliği taşıyıp taşımadığının; söylendiği bağlam, taraflar arasındaki ilişki, ifadenin tonlaması ve öncesinde yaşanan olgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Ani kızgınlık patlamasında sarf edilen ve mağdurun ciddi bir tehdit olarak algılamadığı ifadeler; bazen suç kastı olmaksızın sarf edilmiş söz kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay – WhatsApp Mesajıyla Tehdit: Delil ve Gerçeklik Tespiti

Yargıtay; WhatsApp ya da benzer uygulamalar aracılığıyla gönderilen tehdit mesajlarının delil olarak kabul edilebilmesi için; mesajın gerçekten fail tarafından gönderildiğinin kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. Hesabın başkası tarafından kullanılmış olabileceği ya da ekran görüntüsünün sahte olduğu savunmaları; adlî bilişim incelemesiyle çürütülmelidir. Hat sahibinin o sırada telefona erişiminin bulunduğu, mesajın gönderildiği IP adresi ve cihaz bilgisi; bu tespitte belirleyici delil niteliği taşımaktadır.

Yargıtay – 106/3: Tehdit Amacıyla İşlenen Suçta İçtima; Her Suçtan Ayrıca Ceza

Yargıtay; tehdit amacıyla başka bir suçun işlenmesi hâlinde TCK 106/3’ün açık düzenlemesi gereği gerçek içtima uygulanacağını ve her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verileceğini içtihat etmektedir. “Tehdit amacıyla kasten yaralama” gibi bileşik eylemler; tek bir suç değil, her biri bağımsız sonuçları olan ayrı suçlar olarak değerlendirilmektedir. Bu içtihadın pratikte anlamı; önceden tehdit edip ardından saldırıda bulunan failin iki suçtan ayrı ceza almasıdır.

Yargıtay – Silahla Tehdit (106/2-a): Silahın Eyleme Dahil Edilmesi Zorunlu

Yargıtay; TCK 106/2-a’nın uygulanabilmesi için silahın tehdit eyleminin ayrılmaz unsuru hâline gelmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Failin silah taşıdığının bilinmesi ya da silahın cepte ya da çantada olması tek başına bu nitelikli hâli oluşturmaz. Silahın gösterilmesi, mağdura doğrultulması ya da tehdit esnasında açıkça “silahım var, kullanırım” biçiminde atıfta bulunulması bu bent için aranan eşiği karşılamaktadır.

Yargıtay – Birden Fazla Kişiyle Tehdit (106/2-c): Koordinasyonun Kanıtlanması

Yargıtay; TCK 106/2-c’nin uygulanabilmesi için birden fazla kişinin birlikte ve koordineli biçimde hareket ettiğinin kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. Her biri bağımsız olarak farklı zamanlarda tehdit eden kişiler; bu nitelikli hâl yerine ayrı ayrı 106/1 kapsamında değerlendirilebilmektedir. Koordinasyonun varlığı; iletişim kayıtları, ortak plan belirtileri ve aynı zaman dilimine denk gelen tehditlerin yapısıyla kanıtlanmaktadır.

Yargıtay – Malvarlığı Tehdidinde Şikâyet Süresi ve Vazgeçmenin Etkisi

Yargıtay; TCK 106/1’in malvarlığı ve sair kötülük tehdidine ilişkin bölümünün şikâyete bağlı olduğunu ve mağdurun fili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık şikâyet süresi içinde şikâyette bulunması gerektiğini içtihat etmektedir. Şikâyetin bu süre geçirildikten sonra yapılması dava düşürme nedeni oluşturmaktadır. Aynı zamanda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesinin davayı durdurabileceği bu kategori için; şikâyetten vazgeçme etkin bir çözüm aracı olabilmektedir.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 106

Tehdit suçunun cezası nedir?

Hayat, vücut ya da cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit için 6 ay ila 2 yıl hapis (kadına karşı alt sınır 9 ay). Malvarlığı ya da sair kötülük tehdidi için 2 ay – 6 ay hapis ya da adlî para. Nitelikli hâllerde (silah, örgüt, kimlik gizleme, birden fazla kişi) 2 yıldan 7 yıla kadar hapis.

WhatsApp’tan gelen tehdit mesajı suç oluşturur mu?

Evet. Mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla gönderilen tehdit içerikli mesajlar; tehdit suçunu oluşturabilmektedir. Mağdurun hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik içerik şikâyet aranmaksızın soruşturulur; malvarlığına yönelik tehdit ise şikâyete bağlıdır. Ekran görüntüsü yeterli delil olmakla birlikte; gönderenin kimliğinin tespiti ve mesajın gerçekliğinin doğrulanması aşamasında adlî bilişim desteği önem kazanabilmektedir.

Tehdit suçunda uzlaşma mümkün mü?

Hayat, vücut ya da cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte (106/1 birinci cümle) uzlaşma mümkün değildir. Malvarlığı ya da sair kötülük tehdidinde (106/1 son cümle) uzlaşma mümkündür. Nitelikli tehdit (106/2) kapsamındaki tüm hâllerde ise uzlaşma mümkün değildir. Bu nedenle doğru nitelendirme; uzlaşma imkânı bakımından belirleyici önem taşımaktadır.

Tehdit suçu ile şantaj suçu arasındaki fark nedir?

Tehdit (TCK 106); mağduru korkutmayı hedefler, belirli bir davranış dayatması içermez. Şantaj (TCK 107); mağduru belirli bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirilir. “Seni döveceğim” → tehdit. “Şu parayı ödemezsen seni döveceğim” → şantaj. Bu ayrım; hem ceza miktarı hem de soruşturma biçimi açısından kritik sonuçlar doğurmaktadır.

Tehdit Suçunda Danışmanlık Alın

TCK 106 kapsamındaki tehdit davaları; tehdidin nesnel kabiliyetinin tespiti, dijital delillerin (mesaj, ekran görüntüsü) adlî bilişim yönüyle değerlendirilmesi, nitelikli hâlin oluşup oluşmadığının belirlenmesi, tehdit ile şantaj arasındaki nitelendirme savaşı ve 106/3 kapsamındaki içtima sorunları bakımından dikkatli bir hukuki analiz gerektirmektedir. İster şikâyetçi ister sanık konumunda olun, ilk aşamadan itibaren deneyimli bir ceza avukatıyla çalışmanız hak kayıplarını önler.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA