Ara TCK Madde 89: Taksirle Yaralama - 2026

TCK Madde 89: Taksirle Yaralama – 2026

TCK Madde 89: Taksirle Yaralama

TCK Madde 89 – Hızlı Ceza Özeti (2026 Güncel)

Suç Hâli Ceza Şikâyet Uzlaşma
89/1 – Temel Taksirle Yaralama 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para Şikâyete tabi (6 ay) Mümkün
89/2 – Kemik kırığı, sabit iz, hayati tehlike vb. 6 ay – 3 yıl hapis veya adli para Bilinçli taksirde şikâyet aranmaz Mümkün
89/3 – Organ kaybı, bitkisel hayat, yüz değişikliği vb. 8 ay – 4 yıl hapis veya adli para Bilinçli taksirde şikâyet aranmaz Mümkün
89/4 – Birden fazla kişi yaralanması 9 ay – 5 yıl hapis Şikâyet aranmaz Mümkün değil
Bilinçli Taksir Artırımı Temel ceza 1/3 – 1/2 artırım 89/1 dışında şikâyet aranmaz Mümkün
Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi
Zamanaşımı 8 yıl (tüm hâller)
Dikkat – Yaygın Bilgi Hatası: Pek çok kaynakta TCK 89/1 için “3 aydan 1 yıla kadar hapis” yazılmaktadır. Bu bilgi eskidir ve güncel değildir. Yürürlükteki kanun metnine göre temel taksirle yaralama cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında düzenlenmektedir. Suçun özü; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, yaralama sonucunu istemeksizin gerçekleştirmesidir. Trafik kazası, iş kazası ve tıbbi hata bu suçun en sık karşılaşılan biçimleridir. Temel hâlde ceza 4 aydan başlayıp 2 yıla ulaşabilirken; birden fazla kişinin yaralandığı ağır hâllerde bu sınır 9 ay ile 5 yıl arasına çıkmaktadır. Bilinçli taksir söz konusuysa ceza ayrıca artırılır ve şikâyet koşulu büyük ölçüde ortadan kalkar.

Bu yazıda TCK 89’un tüm fıkraları, basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki belirleyici ayrım, ceza hesapları, şikâyet süreleri, uzlaşma, HAGB ve trafik/iş kazası gibi özel durumlar; ceza hukuku alanında deneyimli avukatlık perspektifiyle kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.

TCK Madde 89 Kanun Metni (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 89Taksirle yaralama

Madde 89– (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

  • a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • b) Vücudunda kemik kırılmasına,
  • c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
  • d) Yüzünde sabit ize,
  • e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  • f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

  • a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
  • b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
  • c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
  • d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
  • e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Tanımı ve Unsurları
Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Tanımı ve Unsurları

Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Tanımı ve Unsurları

Taksirle yaralama, failin yaralamayı kasıtlı olarak gerçekleştirmediği; ancak dikkat, özen ve ihtiyat yükümlülüğüne aykırı davranarak bu sonuca yol açtığı bir suç tipidir. TCK 22’de düzenlenen taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, sonucu öngörülmesine karşın istenmeyerek ya da öngörülmeksizin gerçekleştirilen kusurlu davranıştır.

Suçun Temel Unsurları

1. İradî bir hareket: Fail, hareketi bilinçli olarak yapmıştır; kazaya uğrayan ya da uyurken devinen biri değildir. Yumruk atma, araç kullanma, ameliyat yapma gibi eylemler iradeyle gerçekleştirilmiştir.

2. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık: Failin somut durumda makul ve dikkatli bir kişiden beklenen özeni göstermemiş olması gerekir. Bu yükümlülük; trafik kuralları, iş güvenliği mevzuatı, meslek kuralları veya toplumsal yaşamın genel deneyim kurallarından doğabilir.

3. Nedensellik bağı: Özensiz davranış ile mağdurun yaralanması arasında doğrudan nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Araya başka bir etkenin girmesi —mağdurun kendi ihmali ya da üçüncü kişinin müdahalesi— nedensellik bağını zayıflatabilir ve bu durum cezaya etki eder.

4. Kastın yokluğu: Fail yaralama sonucunu istemiş olmamalıdır. Yaralamayı kasıtla gerçekleştiren fail, TCK 86 (kasten yaralama) kapsamında sorumlu tutulur; TCK 89 uygulanmaz.

Günlük hayattan örnekler: Kırmızı ışıkta geçip bisikletliye çarpan sürücü; inşaatta güvenlik önlemi almadan çalışırken işçinin yaralanmasına neden olan müteahhit; hasta dosyasını yetersiz inceleyerek yanlış ilaç uygulayan doktor; gözetimindeki köpeği kaçırıp birisini ısırtan ev sahibi — bunların tamamı taksirle yaralama suçuna örnektir.

Basit Taksir ile Bilinçli Taksir Arasındaki Kritik Fark

TCK 89 uygulamasında en belirleyici ayrımlardan biri basit taksir ile bilinçli taksir arasındadır. Bu ayrım; hem ceza miktarını hem de şikâyet koşulunu doğrudan etkiler.

Basit Taksir (TCK 22/2)

  • Fail sonucu hiç öngörmemiştir
  • Dikkat eksikliği veya dalgınlık söz konusudur
  • Örnek: Dalgınlıkla yayaya çarpan sürücü
  • Şikâyet: Tüm hâllerde şikâyete tabidir (89/5)
  • Artırım: Bilinçli taksire göre daha düşük ceza

Bilinçli Taksir (TCK 22/3)

  • Fail sonucu öngörmüş ama gerçekleşmeyeceğine güvenmiştir
  • Pervasızlık veya aşırı özgüven söz konusudur
  • Örnek: Alkollü araç kullanan ve “bir şey olmaz” düşüncesiyle devam eden sürücü
  • Şikâyet: 89/1 dışında şikâyet aranmaz
  • Artırım: Temel ceza 1/3 – 1/2 oranında artırılır
Olası kast ile bilinçli taksir karıştırılmamalıdır: Olası kastta fail sonucu öngörmüş ve bu sonucu kabullenerek hareket etmiştir (TCK 21/2). Bilinçli taksirde ise fail sonucu öngörmüş ancak gerçekleşmeyeceğine inanarak hareket etmiştir. Bu ince sınır, ceza miktarını büyük ölçüde etkiler; olası kast TCK 86 (kasten yaralama) kapsamında değerlendirilir.

TCK 89 Fıkralarının Analizi ve Ceza Hesapları

TCK 89/1 – Temel Taksirle Yaralama Cezası

Taksirle yaralama suçunun temel hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Hapis ile adlî para cezası seçimliktir; mahkeme somut olaya göre birini tercih eder.

Temel hâlde suç şikâyete tabidir. Mağdur, olayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olmalıdır. Bilinçli taksir söz konusu olsa dahi 89/1 hâli şikâyete tabi olmaya devam eder; kanun bu hâli bilinçli taksir istisnasının dışında tutmuştur.

Adlî para cezasına çevirme: Mahkeme, somut koşulları değerlendirerek doğrudan adlî para cezasına hükmedebilir. Bu seçenek taksirle yaralama davalarında sıkça kullanılmaktadır; özellikle trafik kazalarında sürücünün kusur oranı ve önceki sicili belirleyici rol oynar.

Bilinçli taksir artırımıyla hesap: Temel ceza (örneğin 8 ay) üzerine 1/3 – 1/2 artırım → 10 ay – 12 ay arasında sonuç ceza. Ancak azami sınır uygulanır: artırılmış ceza 2 yılı aşamaz (89/1 için).

TCK 89/2 – Nitelikli Hâller: Yarı Artırım (Kemik Kırığı, Sabit İz, Hayati Tehlike)

Taksirle yaralama sonucunda aşağıdaki hâllerden biri gerçekleşmişse temel ceza yarı oranında artırılır:

  • a) Duyularda veya organlarda sürekli zayıflama: İşlev tamamen yitirilmemiş; kalıcı biçimde azalmıştır. Bir kulakta kalıcı işitme kaybı ya da tek gözde görme keskinliğinin düşmesi bu kapsamdadır.
  • b) Kemik kırılması: Taksirle yaralama kapsamında kemik kırığı ayrı ve önemli bir hâl olarak düzenlenmiştir; kasten yaralamadan (TCK 87/3) farklı olarak taksirli suçlarda 89/2-b kapsamında değerlendirilir.
  • c) Konuşmada sürekli güçlük: Kalıcı bir konuşma engeli ya da belirgin güçleşme.
  • d) Yüzde sabit iz: Adli tıp raporu ile kalıcılığı onaylanmış yüz izi.
  • e) Hayati tehlike: Yaralanmanın tedavi edilmeseydi ölüme yol açabilecek nitelikte olması; adli tıp raporu şarttır.
  • f) Erken doğum: Gebe kadına taksirle zarar verilerek çocuğun vaktinden önce doğmasına yol açılması.

Hesaplama: Temel ceza aralığı (4 ay – 2 yıl) üzerine yarı artırım → 6 ay – 3 yıl hapis veya adlî para cezası.

Şikâyet durumu: Bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde 89/5 gereğince şikâyet aranmaz; savcılık re’sen harekete geçer.

TCK 89/3 – Ağır Nitelikli Hâller: Bir Kat Artırım (Organ Kaybı, Bitkisel Hayat)

İkinci fıkraya göre çok daha ağır sonuçların gerçekleşmesi hâlinde temel ceza bir kat artırılır:

  • a) İyileşmesi olanaksız hastalık veya bitkisel hayat: Tıp biliminin mevcut düzeyinde tedavi edilemeyecek kronik bir hastalık ya da mağdurun tüm bilincini yitirip yalnızca yaşamsal fonksiyonlarını sürdürmesi.
  • b) Duyularda veya organlarda işlev yitirilmesi: İşlevin tamamen ve kalıcı biçimde ortadan kalkması. Yargıtay içtihadına göre çift organlardan birinin tamamen işlevsiz kalması da bu kapsama girer.
  • c) Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin yitirilmesi: Kalıcı konuşma kaybı veya kısırlaşma.
  • d) Yüzün sürekli değişikliği: Sadece iz değil; yüzün genel görünümünün kalıcı ve belirgin biçimde bozulması.
  • e) Çocuğun düşmesi: Gebe kadına taksirle zarar verilmesi sonucu düşük gerçekleşmesi; erken doğumdan daha ağır bir netice sayıldığından bir kat artırım uygulanır.

Hesaplama: Temel ceza (4 ay – 2 yıl) üzerine bir kat artırım → 8 ay – 4 yıl hapis veya adlî para cezası.

Şikâyet durumu: Bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.

TCK 89/4 – Birden Fazla Kişinin Yaralanması: 9 Ay – 5 Yıl Hapis

Tek bir taksirli eylem sonucunda birden fazla kişi yaralanmışsa ceza 9 aydan 5 yıla kadar hapistir; bu hâlde adlî para cezasına seçimlik yer yoktur, yalnızca hapis cezasına hükmolunur.

Trafik kazası ile bağlantısı: Tek bir trafik kazasında birden fazla kişinin yaralandığı hâller bu fıkranın en sık uygulandığı durumları oluşturur. Araçta birden fazla kişi bulunması hâlinde sürücü 89/4 kapsamında yargılanır.

Şikâyet ve uzlaşma: Bu fıkra kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen harekete geçer. Uzlaşma yoluna da gidilemez; CMK 253/3 kapsamında üst sınırı yüksek bu suçlarda uzlaşma prosedürü uygulanmaz.

Birden fazla kişinin yaralandığı olaylarda sanığın serbest kalma ihtimali önemli ölçüde azalır; tutuklama kararı verilebilir. Olay anından itibaren avukat talep edilmesi kritik öneme sahiptir.
TCK 89/5 – Şikâyet Koşulu ve Bilinçli Taksir İstisnası

Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete tabidir. Ancak kanun bir istisna getirmiştir:

Kural: Tüm hâllerde şikâyet şarttır. Mağdur 6 ay içinde şikâyetçi olmazsa dava açılamaz; şikâyetten vazgeçme dava düşürür.

İstisna (bilinçli taksir + 89/2 ve 89/3): Suç bilinçli taksirle işlenmiş VE 89/1’in temel hâli değil de 89/2 veya 89/3 kapsamında kalıyorsa şikâyet aranmaz. Savcılık re’sen harekete geçer ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz.

89/4 (birden fazla kişi): Her hâlde şikâyet aranmaz; taksir türünden bağımsız olarak re’sen soruşturulur.

Hâl Basit Taksir Bilinçli Taksir
89/1 (temel) Şikâyete tabi Şikâyete tabi (istisna yok)
89/2 (nitelikli) Şikâyete tabi Şikâyet aranmaz – re’sen
89/3 (ağır nitelikli) Şikâyete tabi Şikâyet aranmaz – re’sen
89/4 (birden fazla kişi) Şikâyet aranmaz Şikâyet aranmaz

Taksirle Yaralama Suçunun Sık Karşılaşılan Biçimleri

Trafik Kazasında Taksirle Yaralama

Trafik kazaları, TCK 89’un en sık uygulama alanıdır. Trafik kurallarının ihlali (hız sınırı aşımı, kırmızı ışık ihlali, sollama yasağı, makas atma, emniyet şeridi ihlali) neredeyse her zaman dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder ve taksiri kanıtlar.

Alkollü araç kullanma ve bilinçli taksir: Yargıtay, alkollü araç kullanan sürücülerin kazaya yol açabileceğini öngördüğü hâlde bu riski göze aldığını kabul eder ve genellikle bilinçli taksir hükümlerini uygular. Bu durum hem cezayı artırır hem de şikâyet koşulunu ortadan kaldırır.

Kusur oranı: Trafik kazasında sürücünün kusur oranı, cezanın belirlenmesinde doğrudan etkilidir. Tam kusurlu sürücü ile yüzde yirmi kusurlu sürücüye verilecek temel ceza farklı olacaktır. Kusur tespiti için kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu belirleyici delillerdir.

Tazminat sorumluluğu: Ceza davası yanında hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Sigorta şirketi zorunlu trafik sigortası kapsamında tazminat ödeyebilirse de bu ceza davasını ortadan kaldırmaz.

İş Kazasında Taksirle Yaralama

İşverenler ve iş güvenliği sorumluları, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun önlemleri almak zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen işveren, meydana gelen iş kazası sonucunda taksirle yaralama suçundan cezalandırılabilir.

Sorumluluk zinciri: İş kazasında ceza sorumluluğu; işverenin yanı sıra iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve yöneticiler gibi sorumlu konumundaki kişilere de yöneltilir. Mahkeme; hangi kişinin hangi yükümlülüğü ihmal ettiğini tek tek inceler.

Bilinçli taksir değerlendirmesi: Önceki denetimlerde uyarı almasına karşın önlem almayan işveren ya da iş güvenliği uzmanı hakkında bilinçli taksir uygulanabilir. Bu durum hem cezayı artırır hem şikâyet koşulunu ortadan kaldırır hem de tazminat miktarını yükseltir.

İş kazası ile meslek hastalığı ayrımı: Ani ve dışsal bir olay sonucu oluşan yaralanmalar iş kazası kapsamında değerlendirilir. Kademeli olarak oluşan meslekî maruziyet kaynaklı hastalıklar ise meslek hastalığı sayılır; TCK 89 uygulaması her iki kategoride de mümkündür.

Tıbbi Hata (Hekim Hatası) Kaynaklı Taksirle Yaralama

Doktor, hemşire veya diğer sağlık profesyonellerinin tıp biliminin gereklerine ve meslek standartlarına aykırı davranması sonucu hastanın yaralanması ya da sağlığının bozulması taksirle yaralama suçunu oluşturabilir. Yanlış tanı, hatalı ameliyat, yanlış ilaç uygulaması veya bakım ihmalinin somut örnekleri arasındadır.

Adlî tıp ve bilirkişi raporu: Tıbbi hata davalarında hekim davranışının tıp standardından sapıp sapmadığı, adlî tıp uzmanı veya ilgili uzmanlık alanından bilirkişi tarafından belirlenir. Bu rapor davanın seyrini doğrudan etkiler.

Nedensellik bağı sorunu: Tıbbi hata davalarında en sık tartışılan mesele, hatalı uygulama ile ortaya çıkan zarar arasındaki nedensellik bağının varlığıdır. Mağdurun altta yatan hastalığının sonucu ağırlaştırması ya da komplikasyonun zaten öngörülmüş olması bu bağı zayıflatır.

Kurumun ceza sorumluluğu: Türk ceza hukukunda tüzel kişiler suçun faili olamaz; ceza sorumluluğu gerçek kişilere —sorumlu hekim, sağlık personeli, yönetici— aittir. Hastanenin hukuki sorumluluğu ise tazminat davasında ayrıca incelenir.

Mağdurun veya Üçüncü Kişinin Katkısı

Taksirle yaralama suçlarında mağdurun kendi kusuru ile nedensellik bağına ve cezaya etkisi önemli bir savunma aracıdır. Yargıtay içtihadına göre mağdurun kusuru faille birlikte değerlendirilir ve şu sonuçlar doğurabilir:

  • Mağdur tamamen kusurlu ise fail cezalandırılmaz.
  • Mağdurun kusuru kısmi ise bu durum mahkemenin temel cezayı belirlerken failin lehine değerlendireceği bir olgudur.
  • Üçüncü kişinin müdahalesi nedensellik bağını kesebilir ya da zayıflatabilir.

Trafik kazalarında mağdurun emniyet kemeri takmaması, kaldırım dışına çıkması veya ışıkta geçmesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

TCK 89 Tüm Hâller için Hesaplanmış Ceza Tablosu (2026)

Hâl Artırım Temel Ceza Aralığı Bilinçli Taksir (+1/3–1/2) Şikâyet
89/1 Temel 4 ay – 2 yıl 5 ay – 3 yıl (azami) Her hâlde şikâyet şartı
89/2-b Kemik kırığı 1/2 6 ay – 3 yıl 8 ay – 4 yıl 6 ay Bilinçli taksirde re’sen
89/2-d Sabit iz 1/2 6 ay – 3 yıl 8 ay – 4 yıl 6 ay Bilinçli taksirde re’sen
89/2-e Hayati tehlike 1/2 6 ay – 3 yıl 8 ay – 4 yıl 6 ay Bilinçli taksirde re’sen
89/3-b Organ kaybı 1 kat 8 ay – 4 yıl 10 ay 20 gün – 6 yıl Bilinçli taksirde re’sen
89/3-d Yüz değişikliği 1 kat 8 ay – 4 yıl 10 ay 20 gün – 6 yıl Bilinçli taksirde re’sen
89/4 Birden fazla kişi Sabit aralık 9 ay – 5 yıl hapis (adli para cezası yok) Şikâyet aranmaz
Not: Tablodaki bilinçli taksir hesaplamalarında temel ceza olarak alt ve üst sınırlar alınmış, ardından 1/3 artırım uygulanmıştır. Somut davada hâkim temel cezayı sınırlar içinde serbestçe belirler; ardından bilinçli taksir, iyi hâl (TCK 62) ve diğer bireyselleştirme ölçütleri uygulanır.

Şikâyet Süresi, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Şikâyet Süresi ve Şikâyetten Vazgeçme

TCK 89/5 uyarınca taksirle yaralama suçu şikâyete tabidir. Şikâyet süresi 6 aydır; mağdurun hem olayı hem de faili öğrendiği tarihten itibaren başlar (CMK m. 73). Bu süre hak düşürücüdür; geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı ortadan kalkar ve dava açılamaz.

Şikâyetten vazgeçme: Şikâyete tabi hâllerde mağdur, kovuşturma başlamadan veya ilk derece mahkemesinde karar açıklanmadan şikâyetini geri alabilir. Bu durum davayı düşürür. Bilinçli taksirle işlenmiş 89/2 ve 89/3 hâllerinde ise şikâyetten vazgeçme davayı durdurmaz.

Uzlaşma ile şikâyet ayrımı: Şikâyetten vazgeçme tek taraflı bir iradenin ürünüdür. Uzlaşma ise tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşir. Her ikisi de davayı düşürür; ancak uzlaşma süreci farklı kurallara tabidir.

Uzlaşma Prosedürü

TCK 89/1, 89/2 ve 89/3 kapsamındaki taksirle yaralama suçları, CMK 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Cumhuriyet savcılığı, iddianame düzenlemeden önce uzlaştırmacı görevlendirir.

Uzlaşma; mağdurun zararının karşılanması, sembolik bir edim ifası ya da özür iletilmesi gibi yollarla gerçekleşebilir. Taraflar anlaşırsa dava düşer ve sanığın sicili temiz kalır.

89/4 (birden fazla kişi) kapsamındaki suçlarda uzlaşma mümkün değildir. Bu hâlde CMK 253 açıkça uygulanmaz.

Uzlaşma müzakerelerini bir avukat aracılığıyla yürütmek; tazminat miktarı, ödeme koşulları ve hukuki geçerlilik açısından kritik öneme sahiptir.

Zamanaşımı

Dava zamanaşımı, öngörülen azami cezaya göre belirlenir (TCK m. 66). Taksirle yaralama suçlarının tüm hâllerinde azami ceza 5 yılı aşmadığından dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu süre suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

6 aylık şikâyet süresi ile 8 yıllık dava zamanaşımı birbirinden bağımsız kavramlardır. Şikâyet süresi şikâyete bağlı suçlarda hak düşürücü bir koşuldur; dava zamanaşımı ise şikâyetten bağımsız olarak işler.

HAGB, Cezanın Ertelenmesi ve Adlî Para Cezasına Çevirme

HAGB – Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

TCK 89 kapsamında hükmolunan ceza 2 yıl veya altındaysa HAGB kararı verilebilir. Koşullar: sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, mağdurun zararının giderilmesi ve sanığın HAGB’ı kabul etmesi. 5 yıllık denetim süresi başarıyla tamamlanırsa dava düşer ve adlî sicile işlenmez.

Taksirle yaralama davalarının büyük bölümünde hükmolunan ceza 2 yılı aşmadığından HAGB sık başvurulan bir sonuçtur. Bu nedenle mağdurun zararını gidermek; hem uzlaşma hem HAGB aşamasında sanığın en güçlü kozu olmaktadır.

Cezanın Ertelenmesi ve Adlî Para Cezasına Çevirme

Erteleme (TCK 51): 2 yıl ve altındaki hapis cezaları ertelenebilir. Denetim süresi (1–3 yıl) boyunca yeni kasıtlı suç işlenmezse ceza çekilmiş sayılır; ancak sicile “ertelenmiş” ibaresiyle işlenir.

Adlî para cezasına çevirme: TCK 89/1’de hapis ile adlî para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür; mahkeme doğrudan adlî para cezasına hükmedebilir. Diğer fıkralarda da kısa süreli hapis cezası adlî para cezasına çevrilebilir. Taksirle yaralama davalarında, özellikle trafik kazası kaynaklı olaylarda, adlî para cezasıyla sonuçlanma oranı yüksektir.

Taksir suçlarında özel kural (TCK 22/6): Bilinçli taksirle işlenen suçlarda kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesinde hâkimin takdir hakkı kısıtlanmamıştır; ancak bilinçli taksir artırımı uygulandıktan sonra oluşan ceza bu çevirmenin önünde bir engel oluşturabilir.

Taksirle Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Temel Farklar

Kriter TCK 89 – Taksirle Yaralama TCK 86 – Kasten Yaralama
Kastın yönü Yaralama istenmemiştir Yaralama bilinçli olarak istenmiştir
Temel ceza 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis
Şikâyet koşulu Kural: şikâyete tabi; bilinçli taksir + 89/2-3’te re’sen 86/2 (BTM) şikâyete tabi; diğerleri re’sen
Uzlaşma 89/1–3 kapsamında mümkün 86/1 ve 86/2 kapsamında mümkün; 86/3’te değil
Adlî para cezası Seçimlik; sıkça uygulanır 86/2 dışında genellikle uygulanmaz
Bilinçli taksir/kast etkisi Bilinçli taksir: +1/3 – 1/2 artırım Olası kast uygulanabilir: ceza azaltılır

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 89

Yargıtay – Alkollü Araç Kullanma ve Bilinçli TaksirAlkollü araç kullanan sürücünün trafik kazasına yol açması hâlinde Yargıtay, sürücünün olası tehlikeyi önceden öngörebileceğini ve buna karşın riski kabullenerek hareket ettiğini değerlendirerek bilinçli taksir hükümlerini uygulamaktadır. Bu yaklaşım doğrultusunda hem temel ceza artırılmakta hem de şikâyet koşulu 89/5 kapsamında nitelikli hâller için ortadan kalkmaktadır.

Yargıtay – Mağdurun Kusurunun Cezaya EtkisiYargıtay içtihadına göre mağdurun trafik kazasına kendi kusuruyla katkıda bulunması hâlinde —ışıkta geçme, emniyet kemeri takmama, kaldırım dışına çıkma gibi durumlarda— bu kusur failin temel cezasının belirlenmesinde lehine bir etken olarak değerlendirilir; ancak failin cezasız kalmasını sağlamaz.

Yargıtay – Doktor Hatası ve Taksirle YaralamaHekim hatasından kaynaklanan taksirle yaralama davalarında Yargıtay, tıp biliminin öngördüğü standart uygulamadan sapmanın somut olarak kanıtlanmasını ve bu sapma ile mağdurun durumundaki kötüleşme arasındaki nedensellik bağının adlî tıp raporu ya da uzman bilirkişi aracılığıyla ortaya konulmasını aramaktadır. Komplikasyonun öngörülebilir olması ile tıbbi hatanın ayrı olgular olduğunu vurgulamaktadır.

Yargıtay – Birden Fazla Kişinin Yaralandığı Trafik Kazasında UzlaşmaTCK 89/4 kapsamındaki birden fazla kişinin yaralandığı trafik kazalarında uzlaşma prosedürünün uygulanamayacağı; uzlaşmanın gerçekleştirilmesinin ardından açılan davalarda uzlaşma belgelerinin sonuca etkisiz sayılması gerektiği Yargıtay tarafından içtihat olarak benimsenmiştir.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 89 Taksirle Yaralama

Taksirle yaralama suçunun cezası ne kadardır?

TCK 89/1 temel hâlde 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülmüştür. Nitelikli hâllerde (kemik kırığı, sabit iz, hayati tehlike) ceza 6 ay – 3 yıla; daha ağır hâllerde (organ kaybı, bitkisel hayat) 8 ay – 4 yıla yükselir. Birden fazla kişinin yaralandığı olaylarda ise 9 ay ile 5 yıl arasında yalnızca hapis cezasına hükmolunur.

Taksirle yaralama şikâyete bağlı mıdır?

Evet, kural olarak şikâyete tabidir. Mağdur, olayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olmalıdır. Ancak suç bilinçli taksirle işlenmiş ve 89/1’in temel hâlini değil de 89/2 veya 89/3’ü oluşturuyorsa şikâyet aranmaz. Birden fazla kişinin yaralandığı 89/4 hâllerinde de şikâyet koşulu yoktur.

Trafik kazasında taksirle yaralama davası nasıl sonuçlanır?

Trafik kazalarında sonuç; kusur oranına, yaralanmanın ağırlığına, bilinçli taksir olup olmadığına ve mağdurun şikâyet durumuna göre değişir. Hafif yaralanmalarda uzlaşma veya HAGB ile dava düşebilir; kemik kırığı veya hayati tehlike hâllerinde daha ağır cezalar söz konusu olabilir. Alkollü araç kullanımı bilinçli taksir sayılarak cezayı artırır ve şikâyet koşulunu ortadan kaldırabilir.

Taksirle yaralama suçunda zamanaşımı ne kadardır?

Taksirle yaralama suçunun tüm hâllerinde dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu süre suçun işlendiği tarihten itibaren başlar. 6 aylık şikâyet süresiyle karıştırılmamalıdır; şikâyet süresi hak düşürücü bir koşuldur, zamanaşımından bağımsız işler.

Bilinçli taksirle yaralama nedir ve cezası nasıl hesaplanır?

Bilinçli taksirde fail, sonucu öngörmüş ancak gerçekleşmeyeceğine inandığı için eylemine devam etmiştir. Basit taksirden farklı olarak bilinçli taksirde TCK 22/3 uyarınca temel ceza 1/3 ile 1/2 arasında artırılır. Ayrıca 89/2 ve 89/3 kapsamındaki hâllerde şikâyet koşulu ortadan kalkar. Örnek: 8 aylık temel ceza üzerine 1/3 artırım → 10 ay 20 günlük sonuç ceza.

Taksirle yaralamada uzlaşma mümkün müdür?

Evet, TCK 89/1–3 kapsamındaki taksirle yaralama suçları uzlaşma kapsamındadır. Savcılık aşamasında uzlaştırmacı atanır; taraflar anlaşırsa dava düşer ve sanığın sicili temiz kalır. 89/4 (birden fazla kişinin yaralanması) hâlinde ise uzlaşma yoluna gidilemez.

İş kazasında taksirle yaralama suçu kime uygulanır?

İş kazasından kaynaklanan taksirle yaralama suçunda ceza sorumluluğu; iş güvenliği ve sağlığı yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene, iş güvenliği uzmanına, işyeri hekimine veya yetki ve sorumluluk sahibi yöneticiye uygulanır. Hastanenin ya da şirketin kurumsal sorumluluğu ceza hukukunda değil, tazminat hukukunda ele alınır.

Taksirle Yaralama Suçunda Danışmanlık AlınTrafik kazası, iş kazası veya tıbbi hata kaynaklı taksirle yaralama davalarında; şikâyet sürelerinin doğru hesaplanmasından uzlaşma müzakerelerine, bilinçli taksir savunmasından HAGB başvurusuna kadar her aşamada deneyimli bir ceza avukatına danışmanız hak kayıplarını önler. Gözaltından itibaren ilk andan avukat talep edilmesi hukuki haklarınızın güvencesidir.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA