TCK Madde 86 – Hızlı Ceza Özeti
| Suç Türü | Ceza | Sikayet |
|---|---|---|
| TCK 86/1 – Temel Hal | 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis | Şikayet aranmaz, resen soruşturulur |
| TCK 86/2 – BTM (Basit Tıbbi Müdahale) | 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası | Şikayete tabi (6 ay içinde) |
| TCK 86/2 – BTM + Kadına Karşı | Alt sınır 9 ay (üst sınır 1 yıl 6 ay) | Şikayete tabi |
| TCK 86/3 a-e – Nitelikli Haller | Temel ceza üzerinden 1/2 arttırım | Şikayet aranmaz |
| TCK 86/3-f – Canavarca Hisle | Temel ceza üzerinden 1 kat arttırım | Şikayet aranmaz |
| Silahla Yaralama (86/3-e) – Hesaplanmış | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay hapis | Şikayet aranmaz |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesi | |
| Zamanaşımı | 8 yıl (temel ve BTM halleri) | |
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86. maddesi, kasten yaralama suçunu ve bu suça ilişkin cezai yaptırımları düzenler. Bu madde kapsamında suç; bir başkasının vücuduna kasıtlı olarak acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması biçiminde tanımlanmaktadır. Kasten yaralama, günlük hayatta sık karşılaşılan ancak hukuki sonuçları itibarıyla son derece ağır olan bir suç tipidir. Yaralamanın şiddetine ve işleniş biçimine göre hapis cezası 6 aydan başlayıp 6 yılın üzerine çıkabilmektedir. Suçun nitelikli hâllerinde tutuklama kararı da gündeme gelmektedir.
Bu yazıda TCK 86’nın tüm fıkraları, ceza miktarları, nitelikli hâller, şikâyet süreleri, uzlaşma, HAGB ve erteleme imkânları ile Yargıtay içtihadı; ceza hukuku alanında deneyimli avukatlık perspektifiyle kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
TCK Madde 86 Kanun Metni (Resmi Metin)
5237 Sayili Türk Ceza Kanunu – Madde 86Kasten yaralama
Madde 86– (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022–7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
- a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
- b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
- c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- e) Silahla,
- f) (Ek:14/4/2020–7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Kasten Yaralama Suçu Nedir? Tanımı ve Unsurları
Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kitabının “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünde (m. 86–88) düzenlenmiştir. Suç; failin kasıtlı hareketiyle mağdurun bedeninde acıya, sağlığında bozulmaya ya da algılama yeteneğinin sekteye uğramasına yol açması şeklinde tanımlanır. Suçun üç temel unsuru mevcuttur:
1. Fiil Unsuru
Mağdurun vücuduna yönelik somut bir eylem gerekir. Yumruk, tokat, bıçak, araçla çarpma gibi doğrudan fiziksel temas içeren hareketler yanı sıra toksik maddeye maruz bırakma veya psikolojik baskıyla algılama yeteneğini bozma da fiil unsurunu oluşturabilir. Önemli olan sonuçtur; vücutta iz bırakmayan ama acıya yol açan her kasıtlı müdahale yaralama sayılır.
2. Netice Unsuru
Eylemin sonucunda şu üç sonuçtan en az birinin gerçekleşmesi gerekir: (a) Vücuda acı verilmesi — geçici bile olsa fiziksel ağrı yeterlidir. (b) Sağlığın bozulması — kırık, kesik, iç kanama, organ hasarı gibi bedensel zarar. (c) Algılama yeteneğinin bozulması — ilaç, uyuşturucu veya psikolojik baskıyla kişinin farkındalığının sekteye uğratılması.
3. Kast Unsuru
Fail, mağdurun yaralanacağını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Yargıtay içtihadı, olası kastla işlenen yaralama eylemlerini de TCK 86 kapsamında değerlendirmektedir. Kastın varlığı; kullanılan araç, vuruşun yeri ve şiddeti, olay öncesi tartışmalar, failin tutumu ve durdurulma anındaki davranışı gibi somut olgulara bakılarak belirlenir. Aynı eylem taksirle gerçekleşmişse TCK 89 (taksirle yaralama) uygulanır; ceza önemli ölçüde azalır.
TCK 86 Ceza Miktarları – 2026 Güncel Tablo
| Suç Hâli | Temel Ceza | Şikâyet | Uzlaşma | HAGB/Erteleme |
|---|---|---|---|---|
| TCK 86/1 – Temel Hal | 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis | Resen soruşturulur | Mümkün | Mümkün |
| TCK 86/2 – BTM | 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para | Şikâyete tabi (6 ay) | Mümkün | Mümkün |
| TCK 86/2 – BTM + Kadına | 9 ay – 1 yıl 6 ay hapis | Şikâyete tabi | Mümkün | Mümkün |
| TCK 86/3-a (Aile üyesine) | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay | Resen soruşturulur | Mümkün değil | Şartlara bağlı |
| TCK 86/3-e (Silahla) | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay | Resen soruşturulur | Mümkün değil | Şartlara bağlı |
| TCK 86/3-f (Canavarca hisle) | 3 yıl – 6 yıl hapis | Resen soruşturulur | Mümkün değil | Güç |
TCK 86/1 – Kasten Yaralamanın Temel Hâli
Kanunun birinci fıkrası, kasten yaralamanın temel hâlini düzenler. Mağdurun acı çekmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması sonucunu doğuran her kasıtlı fiziksel fiil bu kapsamda değerlendirilebilir. Ceza aralığı 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında hapistir.
Temel hâlde suç şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma başlatır. Ancak uzlaşma prosedürü uygulanabilir; taraflar uzlaşırsa dava düşer. Yargılamanın her aşamasında uzlaşmaya çalışmak, sanık açısından dava düşümünü sağlayan en etkili hukuki araçlardan biridir.
Temel Hâl ile BTM Ayrımı
TCK 86/1 (temel hâl) ile TCK 86/2 (basit tıbbi müdahale hâli) arasındaki sınır, uygulamada en çok tartışılan meseledir. Yargıtay içtihadına göre “basit bir tıbbi müdahale”; doktora gerek kalmaksızın ya da küçük bir sağlık müdahalesiyle iyileşen yaralanmaları ifade eder. Bu ayrım; adli tabip veya adli tıp uzmanı raporu olmaksızın yapılamaz. Darp raporu alan mağdurların, soruşturma aşamasında kapsamlı bir adli tıp raporu aldırması büyük önem taşır.
TCK 86/2 – Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilir Yaralama
İkinci fıkra, yaralamanın hafif olduğu hâlleri düzenler. Yaralanmanın kişi üzerindeki etkisi, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse bu hüküm uygulanır. Darp raporunda hafif kızarıklık, geçici ekimoz, küçük kesik gibi bulgular genellikle bu kapsamda değerlendirilir.
Ceza aralığı: 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası. Bu hüküm şikâyete bağlıdır; mağdur şikâyetçi olmaz ya da şikâyetini geri çekerse dava düşer. Uzlaşma da mümkündür.
TCK 86/3 – Nitelikli Hâller: Ceza Yarı Oranında Artırılır
Aşağıdaki hâllerin varlığında temel ceza yarı oranında (f bendi için bir kat) artırılır, şikâyet aranmaz ve uzlaşma yolu da kapalıdır. Her nitelikli hâl ayrı ayrı incelenmelidir.
TCK 86/3-a: Üstsoya, Altsoya, Eşe, Boşandığı Eşe veya Kardeşe Karşı Yaralama
Bu nitelikli hâl, yakın aile fertlerine yönelik şiddeti daha ağır cezayla karşılar. Kapsam şu kişileri içerir: anne, baba, büyükanne, büyükbaba ve üst kuşak (üstsoy); çocuklar, torunlar ve alt kuşak (altsoy); evlilik süresince ve sonrasında eş; kan kardeşler (üvey kardeşler dahil değildir).
Evlatlık ilişkisinde uygulama: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/614 sayılı kararına göre evlat edinme işlemi, Türk Medeni Kanunu m. 17 anlamında kan hısımlığı doğurmadığından üstsoy-altsoy hısımlığı meydana getirmez. Bu nedenle evlatlık ile evlat edinen arasındaki yaralama eyleminde 86/3-a hükmü uygulanamaz.
Hesaplama örneği: TCK 86/1 temel ceza (1 yıl 6 ay – 3 yıl) + 1/2 artırım = 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay hapis cezası.
TCK 86/3-b: Savunmasız Kişiye Karşı Kasten Yaralama
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen yaralama bu bent kapsamındadır. Yaşlılar, engelliler, ağır hastalar, küçük çocuklar ve kimi durumlarda ileri derecede sarhoş ya da uyku hâlindeki bireyler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Failin mağdurun savunmasız konumundan bilinçli yararlanması aranmaz; nesnel olarak savunmasızlık hâli varsa nitelikli hâl oluşur. Ancak savunmasızlığın geçici bir durumdan değil, kalıcı ya da süregelen bir özellikten kaynaklandığı hâllerde uygulama daha kolay kabul görür.
TCK 86/3-c ve 3-d: Kamu Görevlisine veya Kamu Görevlisinin Nüfuzuyla Yaralama
(c) bendi: Kamu görevlisinin görevini yerine getirmesi nedeniyle o kişiye karşı kasten yaralama gerçekleştirilmesi hâlinde uygulanır. Görev ile yaralama arasında nedensellik bağı şarttır; kişisel bir anlaşmazlıktan kaynaklanan yaralama bu kapsama girmez. Polise müdahale sırasında saldırı, bu bendin tipik örneğidir.
(d) bendi: Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak kasten yaralama gerçekleştirmesi hâlini kapsar. Hâkim, savcı, polis gibi kamu görevlilerinin yetkilerini veya toplumsal konumlarını kullanarak mağduru baskı altına alarak yaralama bu kapsama girer. Zor kullanma yetkisi bulunması şartı aranmaz; nüfuzun kötüye kullanılması yeterlidir.
TCK 86/3-e: Silahla Kasten Yaralama Cezası
TCK 6/1-f bendinde silah geniş biçimde tanımlanmıştır: ateşli silahlar, patlayıcılar, kesici veya delici aletler ile saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü alet ve kullanılış amacına göre ağır sonuç doğurmaya elverişli her türlü cisim silah sayılır.
Bu tanım son derece kapsayıcıdır. Yargıtay içtihadına göre bıçak, kama, makas, demir çubuk, ağır sopa, taş, kırık şişe, tabanca kabzası, satır, tornavida gibi nesneler silah sayılmaktadır. Dolayısıyla bıçakla veya sapanla yaralama da bu bent kapsamında değerlendirilir.
Silahla yaralama cezası hesabı: TCK 86/1 temel ceza (1 yıl 6 ay – 3 yıl) üzerine 1/2 artırım ile sonuç ceza 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay hapis olarak belirlenir. BTM hâliyle birleşmesi durumunda (86/2 + 86/3-e) hesaplama farklı yapılır.
TCK 86/3-f: Canavarca Hisle Kasten Yaralama
7242 sayılı Kanunla 2020 yılında TCK’ya eklenen bu bent, yaralamayı özellikle acımasız, sanki zevk alır gibi ya da alışılmışın çok ötesinde bir vahşetle gerçekleştiren faillere uygulanır. Diğer nitelikli hâllerden farklı olarak artırım oranı yarı değil, tam bir kattır.
Uygulamada canavarca his; fiilin uzun süreli ve işkence niteliğinde sürdürülmesi, mağdurun yoğun acı çekmesinden duyulan tatmin, alışılmışın çok ötesinde bir şiddet yoğunluğu gibi olgularla somutlaşır. Halin varlığı hâkimin takdirindedir ve savunma bu noktayı yoğun biçimde tartışmalıdır.
Ceza hesabı: TCK 86/1 temel ceza (1 yıl 6 ay – 3 yıl) üzerinden 1 kat artırım: 3 yıl – 6 yıl hapis.
TCK 87 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama
Kasten yaralama eylemi, failin öngörmediği ağır sonuçlara yol açarsa TCK 87 devreye girer. Bu sonuçlar; uzuv kaybı, duyu yitimi, konuşma ve koku alma gibi işlevlerin kaybı, kalıcı sakatlık, kemik kırığı veya bozukluğu ve ölümdür.
Şikâyet Süresi, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Şikâyet Süresi ve Şikâyetin Geri Alınması
TCK 86/2 (BTM hâli) şikâyete tabidir. Mağdur, olayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olmalıdır; aksi hâlde şikâyet hakkı zamanaşımına uğrar (CMK m. 73).
Şikâyetin geri alınması: BTM hâlinde mağdur şikâyetini geri alabilir ve bu dava düşürür. Geri alma, kovuşturma başlamadan veya ilk derece mahkemesinde hüküm açıklanmadan önce yapılabilir. Geri alma hakkı yalnızca bir kez kullanılabilir; sonraki şikâyetler hüküm doğurmaz.
TCK 86/1 (temel hâl): Şikâyete bağlı değildir. Savcılık re’sen harekete geçer; mağdurun şikâyetçi olmaktan vazgeçmesi davayı durdurmaz. Ancak uzlaşma mümkündür.
TCK 86/3 (nitelikli hâller): Tüm nitelikli hâllerde şikâyet aranmaz ve uzlaşma yolu da kapalıdır.
Uzlaşma Prosedürü ve Önemi
TCK 86/1 ve 86/2 kapsamındaki yaralama suçları, CMK 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Uzlaşma; kovuşturma öncesinde savcılık aşamasında zorunlu olarak denenir; anlaşma sağlanamaması hâlinde dava açılır ve mahkeme aşamasında da uzlaşma tekrar denenebilir.
Uzlaşma süreci: Cumhuriyet savcılığı, uzlaştırmacı görevlendirir. Uzlaştırmacı her iki tarafla ayrı ayrı görüşür. Taraflar anlaşırsa uzlaşma belgesi imzalanır ve dava düşer. Uzlaşmada mağdurun zararının tazmini, maddi tazminat ödenmesi veya sembolik bir edim ifası söz konusu olabilir.
Pratikte önemi: Uzlaşma, sanığın sicilini temiz tutmasını ve dava düşümünü sağlayan en etkili hukuki araçlardan biridir. Uzlaşma görüşmeleri; tazminat miktarı, ödeme koşulları ve mağdurun beklentileri açısından bir avukat tarafından yürütülmelidir.
Uzlaşma mümkün olmayan hâller: TCK 86/3 kapsamındaki tüm nitelikli hâllerde uzlaşma yoluna gidilemez.
Zamanaşımı Süreleri
Dava zamanaşımı, suça verilen azami cezaya göre belirlenir (TCK m. 66):
- TCK 86/2 (BTM hâli): Azami ceza 1 yıl 6 ay olduğundan dava zamanaşımı 8 yıldır.
- TCK 86/1 (temel hâl): Azami ceza 3 yıl olduğundan dava zamanaşımı 8 yıldır.
- TCK 86/3 nitelikli hâller: Artırılmış ceza nedeniyle dava zamanaşımı 8 yıldan 15 yıla kadar uzayabilir.
BTM hâlindeki 6 aylık şikâyet süresi, dava zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. Şikâyet süresi geçse de dava zamanaşımı devam eder; ancak şikâyetsiz hallerde savcılık takipsizlik kararı verir.
Tutuklama ve Tutukluluğa İtiraz
Kasten yaralama suçunda tutuklama, CMK 100. maddesi kapsamında değerlendirilir. Her olayda otomatik tutuklama yapılmaz; hâkimin kaçma ve delil karartma şüphesi ile kuvvetli suç şüphesini somut biçimde değerlendirmesi gerekir.
Bununla birlikte, TCK 86/3 kapsamındaki bazı nitelikli hâller, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer alabildiğinden, kuvvetli şüphenin varlığı tek başına tutuklama için yeterli olabilmektedir. Silahla yaralama (86/3-e) ve canavarca hisle yaralama (86/3-f) hâllerinde tutuklama ihtimali yüksektir.
HAGB, Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezasına Çevirme
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
TCK 86 kapsamında hükmolunan ceza 2 yıl veya altındaysa HAGB kararı verilebilir. HAGB için aranan koşullar:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması,
- Hükümlenen cezanın 2 yılı aşmaması,
- Sanığın HAGB’ı kabul etmesi,
- Mağdurun zararının giderilmiş olması.
HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık 5 yıl denetim süresiyle serbest bırakılır. Bu sürede yeni bir kasıtlı suç işlenmezse dava düşer ve sicile işlenmez. Yeni suç işlenmesi durumunda geri bırakılan ceza açıklanır ve infaz edilir. HAGB; sanığın suç kaydının temiz kalması açısından son derece önemlidir.
Cezanın Ertelenmesi (TCK m. 51)
2 yıl ve altındaki hapis cezaları (gençler için 3 yıl) ertelenebilir. Erteleme için hâkimin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanısına varması gerekir. Erteleme, cezanın infazını askıya alır; para cezasına çevirme değildir. Denetim süresi içinde yeni suç işlenmezse ceza çekilmiş sayılır, sicile “ertelenmiş” ibaresiyle işlenir.
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 86/2’de seçimlik ceza olarak doğrudan “hapis veya adli para cezası” öngörülmüştür; mahkeme koşulları değerlendirerek adli para cezasına hükmedebilir. TCK 86/1’de temel ceza hapis cezasıdır; somut koşullar varsa kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. Nitelikli hâllerde (86/3) adli para cezasına çevirme neredeyse olanaksızdır.
Haksız Tahrik, Meşru Müdafaa ve Diğer İndirim Nedenleri
Haksız Tahrik (TCK m. 29) – En Sık Başvurulan İndirim
Kasten yaralama davalarında en yaygın indirim nedenlerinden biri haksız tahriktir. Failin, mağdurun haksız bir fiilinin yarattığı gazap veya şiddetli elemin etkisiyle suç işlemesi hâlinde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilebilir.
Ağır tahrik – hafif tahrik ayrımı kritiktir. Sözlü tartışma veya itmek gibi hafif provokasyonlarda indirim oranı düşük tutulurken, fiziksel saldırı, ağır hakaret veya aile üyelerine yönelik eylemler gibi ağır tahrik hâllerinde oran artırılabilir. Yargıtay; tahrik sebebinin orantılılığını, tepkinin ölçülülüğünü ve eylemle tahrik arasındaki zamansal yakınlığı dikkate alır.
Meşru Müdafaa (TCK m. 25) ve Sınırın Aşılması
Failin kendisine ya da başkasına yönelik haksız ve devam eden bir saldırıya karşı orantılı biçimde savunma yapması hâlinde meşru müdafaa nedeniyle ceza verilmez. Dört koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır: saldırı haksız olmalı, devam etmeli, savunma orantılı olmalı ve kaçınma imkânı bulunmamalıdır.
Sınırın aşılması: Savunma orantıyı aşarsa (saldırı bittikten sonra vurma, aşırı güç kullanma) TCK 27 kapsamında zorunluluk sınırını aşma nedeniyle ceza indirimine gidilebilir. Bu hâl meşru müdafaanın kendisi değil; onun sınırını aşmadır.
Kasten Yaralamaya Teşebbüs (TCK m. 35) ve Zincirleme Suç (TCK m. 43)
Teşebbüs: Yaralama kastıyla harekete geçen ancak sonucu gerçekleştiremeyen fail, teşebbüs nedeniyle daha az cezayla cezalandırılır. Failin elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması teşebbüs sayılır; ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.
Zincirleme suç: Fail, aynı suç işleme kararıyla birden fazla kez ya da birden fazla kişiye karşı yaralama gerçekleştirirse TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanabilir ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Her olay ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyip tek suç kapsamında artırım yapılması, sanık açısından avantajlı olabilir.
Kasten Yaralama ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs Ayrımı
Bu iki suç arasındaki sınır; sanığın kastının yönüyle belirlenir. Öldürme kastının kanıtlanması durumunda sanık, çok daha ağır olan kasten öldürmeye teşebbüs (TCK 81+35) hükümleriyle yargılanır.
| Kriter | Kasten Yaralama (TCK 86) | Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK 81+35) |
|---|---|---|
| Kastın yönü | Yaralamaya yönelik | Öldürmeye yönelik |
| Darbe yeri | Genellikle hayati olmayan bölgeler | Kafa, boyun, göğüs, karın gibi hayati bölgeler |
| Kullanılan araç | Her tür araç mümkün | Genellikle kesici/delici veya ateşli silah |
| Darbe sayısı ve yoğunluğu | Genellikle sınırlı | Çok sayıda, yoğun ve derinlemesine |
| Ceza | 1 yıl 6 ay – 3 yıl (temel hâl) | Ağırlaştırılmış müebbet hapsinin 1/2 – 2/3’ü |
Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 86
Yargıtay Ceza Genel Kurulu – 2018/614 E.Evlatlık ilişkisi Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesi anlamında kan hısımlığı doğurmadığından, aralarında evlatlık bağı bulunan kişilere yönelik yaralamada TCK 86/3-a hükmü uygulanamaz. Ancak aynı davada eylemin demir kaşıkla (TCK 6/1-f kapsamında silah) gerçekleştirildiği anlaşıldığından TCK 86/3-e kapsamında nitelikli yaralama hükmü uygulanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu – 2019/207 K.Sanığın paspas sopasıyla kamu görevlisini yaralaması olayında, farklı neviden fikri içtima hükmü (TCK 44) gereğince en ağır cezayı gerektiren TCK 86/2, 86/3-c ve 86/3-e maddeleri birlikte uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine hükmedilmiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi – 2019/13946 K.Bıçağın mağdurun hayati bölgelerine yönelik kullanılmış olması ile darbe sayısı ve şiddetinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu değerlendirmede failin kastının yaralamaya mı öldürmeye mi yönelik olduğunun belirlenmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Kastın öldürmeye yönelik olduğunun ispatı, kasten öldürmeye teşebbüs hükmünün uygulanmasını gerektirir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi – 2015/28421 K.Tabanca kabzasıyla gerçekleştirilen yaralama eyleminin, silah sayılan bir nesneyle işlendiğinden TCK 86/3-e kapsamında nitelikli yaralama oluşturduğu, ateşli silahın mermi ile kullanılıp kullanılmamasının silah sayılıp sayılmayacağını etkilemediği kabul edilmiştir.
Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 86 Kasten Yaralama
Kasten yaralama suçunun cezası ne kadardır?
TCK 86/1 kapsamında temel kasten yaralama için 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu hâllerde (86/2) ceza 6 ay ile 1 yıl 6 ay arasında hapis ya da adli para cezasıdır. Nitelikli hâllerde (86/3) temel ceza yarı oranında artırılır; canavarca hisle (86/3-f) ise bir kat artar.
Kasten yaralama şikâyete bağlı mıdır?
TCK 86/2 kapsamındaki hafif (BTM) yaralama şikâyete bağlıdır; mağdurun olayı öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olması gerekir. TCK 86/1 (temel hâl) şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturur. TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerin tamamı da şikayet aranmaksızın kovuşturulur.
Silahla yaralama ya da bıçakla yaralama kaç yıl hapis cezasıdır?
TCK 86/3-e kapsamında silahla yaralama; temel ceza üzerinden yarı oranında artırım yapılması anlamına gelir. Hesaplama: TCK 86/1 temel ceza (1 yıl 6 ay – 3 yıl) üzerine 1/2 artırım = 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay hapis. Bu hesaplama, yaralanmanın BTM niteliğinde olmadığını varsaymaktadır. Bıçak ve sopa da silah sayıldığından aynı hesaplama geçerlidir. Üzerine haksız tahrik, iyi hâl gibi indirimler uygulanabilir.
Kasten yaralamada uzlaşma mümkün müdür?
Evet. TCK 86/1 ve 86/2 kapsamındaki yaralama suçları uzlaşma kapsamındadır. Savcılık aşamasında uzlaştırmacı atanır; taraflar anlaşırsa dava düşer. Nitelikli hâllerde (86/3) uzlaşma yoluna gidilemez. Uzlaşma, sanığın sicilini temiz tutmasını sağlayan en etkili hukuki araçlardan biridir.
Kasten yaralama suçunda görevli mahkeme hangisidir?
TCK 86 kapsamındaki kasten yaralama davalarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir. Suç, nitelikli hâller nedeniyle çok ağır bir cezayı gerektiriyorsa dosya yetkili mahkemeye gönderilmekle birlikte bu istisnai bir durumdur.
Kasten yaralama suçunda zamanaşımı ne kadardır?
TCK 86 temel hâl ve BTM hâlleri için dava zamanaşımı 8 yıldır. Nitelikli hâllerde artırılmış ceza nedeniyle zamanaşımı 8 yılı aşabilir. BTM hâlindeki 6 aylık şikâyet süresi, dava zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.
Kasten yaralamada HAGB uygulanabilir mi?
Evet, TCK 86 kapsamında hüküm olunan ceza 2 yıl veya altındaysa HAGB kararı verilebilir. Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, mağdurun zararını gidermiş olması ve HAGB’ı kabul etmesi gerekir. HAGB sonrası 5 yıl denetim altında kalan sanık, bu sürede yeni kasıtlı suç işlemezse dava düşer ve sicile işlenmez.
Eşe ya da boşandığı eşe karşı yaralama nasıl cezalandırılır?
Eşe ya da boşandığı eşe karşı gerçekleştirilen kasten yaralama, TCK 86/3-a kapsamında nitelikli hâl sayılır. Şikâyet aranmaz ve uzlaşma mümkün değildir. Temel ceza üzerinden yarı oranında artırım yapılır. Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve diğer koruyucu tedbirler uygulanabilir.
Kasten yaralama davası nasıl düşer?
Kasten yaralama davası şu hâllerde düşebilir: Şikâyete bağlı hâllerde (86/2) mağdurun şikâyetini geri alması; uzlaşma prosedürünün başarıyla sonuçlanması (86/1 ve 86/2 için); dava zamanaşımının dolması; af kanununun yürürlüğe girmesi. Nitelikli hâllerde (86/3) dava şikâyet geri alımı ya da uzlaşmayla düşmez; yalnızca beraat kararı ya da zamanaşımı söz konusu olabilir.
Kasten Yaralama Suçunda Danışmanlık AlınTCK Madde 86 kapsamındaki kasten yaralama suçlarında mağdur ya da sanık konumunda olmanız fark etmeksizin hukuki sürecinizi doğru yönetmek kritik önem taşımaktadır. Uzlaşma müzakerelerinden tutukluluğa itiraz, HAGB başvurusundan Yargıtay temyizine kadar her aşamada deneyimli bir ceza avukatına danışmanız hak kayıplarını önler. Gözaltından itibaren ilk andan itibaren avukat talep edilmesi, hukuki haklarınızın güvencesidir.