Ara TCK Madde 116: Konut Dokunulmazlığının İhlali - 2026

TCK Madde 116: Konut Dokunulmazlığının İhlali – 2026

TCK Madde 116: Konut Dokunulmazlığının İhlali

TCK Madde 116 – Hızlı Ceza Özeti (2026 Güncel)

Hâl Ceza Şikâyet Uzlaşma
116/1 – Konuta rızasız girme veya çıkmama 6 ay – 2 yıl hapis Şikâyete tabi – 6 ay Mümkün
116/2 – İşyerine rızasız girme veya çıkmama 6 ay – 1 yıl hapis veya adlî para Şikâyete tabi – 6 ay Mümkün
116/4 – Cebir/tehdit veya gece vakti 1 yıl – 3 yıl hapis Şikâyet aranmaz, re’sen Mümkün değil
116/3 – Ortak kullanıcının rızası Meşru amaç varsa suç oluşmaz
Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi
Zamanaşımı 8 yıl (tüm hâller)
Yaygın Bilgi Hatası Düzeltmesi: Birçok hukuk sitesinde ve Google AI özetinde TCK 116/4 nitelikli hâli için “silahla işlenmesi” yazılmaktadır. Bu bilgi yanlıştır. Yürürlükteki kanun metninde 116/4 kapsamında yalnızca cebir veya tehdit kullanılması ile gece vakti işlenmesi yer almaktadır. Kanun metninde “silah” ibaresi bulunmamaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesi, Anayasa’nın 21. maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığı hakkının cezai korumasını sağlar. Suç; bir kimsenin konutuna, işyerine ya da bu yerlerin eklentilerine rızası alınmaksızın girilmesi ya da rıza ile girildikten sonra çıkılmaması biçiminde gerçekleşir. Temel hâlde ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olup şikâyete bağlıdır; cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla çıkar ve şikâyet koşulu ortadan kalkar.

Bu yazıda TCK 116’nın tüm fıkraları, konut ve eklenti kavramlarının sınırları, rıza ve hukuka uygunluk nedenleri, ortak kullanım istisnası, gece vakti tanımı, şikâyet ile uzlaşma farkı ve Yargıtay içtihadı; ceza hukuku alanında deneyimli avukatlık perspektifiyle kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.

TCK Madde 116 Kanun Metni (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 116Konut dokunulmazlığının ihlali

Madde 116– (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?
Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiştir. Suçun koruduğu hukukî değer; kişinin konutunda, işyerinde ve bu mekânların eklentilerinde huzur ve güvenlik içinde yaşama hakkı ile mekânsal özel hayatının gizliliğidir.

Suçun iki temel işleniş biçimi vardır: (1) rızaya aykırı olarak girme ve (2) rıza ile girdikten sonra çıkmama. Her iki biçim de aynı hukuki korumanın kapsamındadır; fail girişi hukuki ya da misafir sıfatıyla yapmış olsa dahi, mağdurun çıkış talebine uymaması suçu oluşturur.

Suçun Temel Unsurları

1. Konut, işyeri veya eklenti: Suçun konusu, konut ya da TCK 116/2 kapsamında özel işyeri ve bu yerlerin eklentileridir. Bu kavramların sınırlarının doğru belirlenmesi, suçun oluşup oluşmadığını doğrudan etkiler (aşağıda ayrıntılı incelenmektedir).

2. Rızanın yokluğu veya rızanın sona ermesi: Fail, mağdurun açık ya da zımni rızası olmaksızın içeri girmiş ya da rızayla girdikten sonra mağdur çıkmasını istediğinde ayrılmamıştır. Rızanın geçerliliği; verilme koşulları, kapsamı ve geri alınıp alınmadığı gibi olgular çerçevesinde değerlendirilir.

3. Hukuka aykırılık: Failin eylemi, hukuki bir izne dayanmamalıdır. Kanun ya da mahkeme kararına dayanan aramalar, icra memurlarının yasal takip işlemleri veya usulüne uygun kamu görevlisi müdahaleleri bu suçu oluşturmaz.

4. Kasıt: Fail, söz konusu mekâna rızasız girdiğinin ya da çıkması istenmesine karşın kaldığının farkında olmalı ve bunu istemelidir. Yanılgıyla gerçekleştirilen girişler —örneğin kapıyı yanlış daire sanarak açmak— kastı ortadan kaldırabilir.

Konut, Eklenti ve İşyeri Kavramlarının Sınırları

Konut Kavramı – Nerede Başlar, Nerede Biter?

Konut; kişinin sürekli ya da geçici olarak barınmak amacıyla kullandığı, yaşamını sürdürdüğü kapalı mekânlardır. Tapu ya da kira sözleşmesinin varlığı gerekmez; fiilî kullanım belirleyicidir.

  • Daire, müstakil ev, köy evi → Konut ✓
  • Geçici kamp ya da çadır → Konut ✓ (geçici barınak niteliği)
  • Otel odası ya da pansiyondaki kişisel oda → Konut ✓ (kullanım süresince)
  • Ortak kullanılan bölümler (apartman merdiveni, lobi) → Konut kapsamında değerlendirilebilir; ancak bu tartışmalıdır.

Terk edilmiş yapı: Yargıtay içtihadına göre uzun süredir terk edilmiş ve fiilen konut işlevi görmeyen yapılara yönelik eylemler TCK 116 kapsamında değerlendirilemeyebilir; ancak geçici olarak terk edilmiş (tatil, seyahat vb.) konutlar bu kapsamda koruma görmeye devam eder.

Konutun Eklentisi Nedir? Bahçe, Garaj, Depo…

Konutun eklentisi; konut ile aynı çevreleme içinde bulunan ve konut kullanımına hizmet eden alanlar ile yapılardır. Konutun kendisiyle fonksiyonel bütünlük oluşturması gerekir.

  • Bahçe (çevrili) → Eklenti ✓
  • Garaj (konut arazisindeki) → Eklenti ✓
  • Depo (konuta ait) → Eklenti ✓
  • Kapalı balkon → Eklenti ✓
  • Ortak otopark (apartman) → Tartışmalı; mahkeme bağlama göre karar verir
  • Çevrilmemiş açık arazi → Genel olarak eklenti sayılmaz

Belirleyici ölçüt, mekânın konuyla fonksiyonel bütünlük içinde olup olmadığı ve konut sahibinin burayı özel alanı olarak kullanıp kullanmadığıdır.

İşyeri Kapsamı – 116/2 Ne Zaman Uygulanır?

TCK 116/2 işyerleri için geçerlidir; ancak burada önemli bir istisna söz konusudur: “açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler” bu fıkra kapsamı dışındadır. Alışveriş merkezleri, restoranlar, bankalar, kamu binaları gibi herkesin serbestçe girebileceği işyerlerine izinsiz giriş bu madde kapsamında değerlendirilemez.

116/2’nin uygulandığı işyerleri; avukat bürosu, doktor muayenehanesi, özel ofis, depo gibi girişin açık rızaya bağlı olduğu yerlerdir.

İşyeri için öngörülen ceza (6 ay – 1 yıl veya adlî para cezası), konuta girişten (6 ay – 2 yıl) daha düşüktür. Bu fark, konutun özel alanda daha yoğun bir güvenceye kavuşturulmasından kaynaklanır.

Rıza ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Rızanın Geçerliliği – Zımni Rıza ve Geri Alınması

Rıza açık (yazılı, sözlü) ya da zımni olabilir. Bir misafiri içeri davet etmek açık rıza; kapı zilini çaldığınızda kapıyı açmanız ise zımni rıza örneğidir. Rızanın verilme biçiminden çok, mağdurun gerçek iradesinin ne yönde olduğu belirleyicidir.

Rızanın kapsamı: “Mutfağa gelebilirsin” demek, faille birlikte tüm evi dolaşmaya rıza anlamına gelmez. Rıza, kapsamını aşan eylemlerde geçerliliğini yitirir.

Rızanın geri alınması: Mağdur, daha önce verdiği rıza ile içeri alan kişiye “lütfen çıkın” dediği hâlde o kişi çıkmak istemezse, bu aşamadan itibaren suç oluşmaya başlar. “Rıza ile girdikten sonra buradan çıkmama” hâli tam olarak bunu ifade eder.

Hile ile alınan rıza: Mağduru yanıltarak (örneğin bakım firmasından geldiğini söyleyerek) elde edilen rıza, geçersizdir ve suçun oluşmasını önlemez.

Hukuka Uygunluk Nedenleri – Suçun Oluşmadığı Hâller

Aşağıdaki hâllerde eylem hukuka uygun sayılır ve suç oluşmaz:

  • Yasal arama kararı: Hâkim kararına ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı ya da kolluk emrine dayanan arama işlemleri. Usulsüz arama ise bu güvenceyi ortadan kaldırır.
  • İcra işlemleri: Yasal yetkiye dayanan icra müdürü ya da memurlarının haciz veya teslim işlemleri.
  • Yangın, sel, deprem gibi acil durum: Mağduru kurtarmak için konutuna girmek hukuka uygunluk nedeni oluşturur. Ancak bu hakkın, konut sahibinin bilgisi ya da sonraki onayı olmaksızın gereksiz yere uzatılmaması gerekir.
  • Zorunluluk hâli (TCK 25/2): Kendisini ya da başkasını ağır bir tehlikeden korumak için gerçekleştirilen girişler, belirli koşullarda hukuka uygun sayılabilir.

TCK 116/3 – Ortak Kullanım İstisnası

Kanunun üçüncü fıkrası, birlikte yaşayan ya da ortak kullanan kişilere ilişkin önemli bir istisna içerir: Konut ya da işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması hâlinde, bu kişilerden birinin rızası varsa suç oluşmaz. Ancak iki koşul birlikte aranır:

Koşul Açıklama Örnek
Ortak kullanım Konut ya da işyerinin gerçekten birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılıyor olması Evli çift, oda arkadaşları, ortaklar
Meşru amaç Rıza veren kişinin, rızasını meşru bir amaca dayandırması; diğer ortak kullanıcıyı dışlama ya da zarar verme amacı bulunmaması Kardeşini misafir etmek ✓ / Eşi kovmak için rakibini içeri almak ✗
Boşanma sürecinde kritik uygulama: Hâlâ fiilen aynı konutta yaşayan eşlerden biri, diğerinin yokluğunda eve ortak birini alabilir; ancak bu kişinin varlığı diğer eşi fiilen taşınmak zorunda bırakmak ya da psikolojik baskı oluşturmak amacına yönelikse meşru amaç şartı sağlanmaz ve suç oluşabilir. Yargıtay bu tür hâllerde “meşru amaç” ölçütünü sıkı biçimde uygulamaktadır.

TCK 116/4 – Nitelikli Hâl: Cebir, Tehdit veya Gece Vakti

Dördüncü fıkra, suçun daha ağır biçimde cezalandırıldığı nitelikli hâlleri düzenler ve cezayı 1 yıldan 3 yıla kadar hapise yükseltir. Bu hâlde suç şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen harekete geçer ve uzlaşma mümkün değildir.

Cebir veya Tehdit Kullanılması

Konuta ya da işyerine girmek ya da çıkmamak amacıyla fiziksel güç (cebir) ya da psikolojik baskı (tehdit) kullanılması bu hâli oluşturur. Engel çıkaran kişiyi itip geçmek, kapıyı zorla açmak, “çıkarsan sana zarar veririm” demek tipik örneklerdir.

Cebir ya da tehdidin ayrıca TCK 86 (kasten yaralama) ya da TCK 106 (tehdit) suçunu da oluşturması hâlinde, bu suçlardan ayrıca ceza verilmesi gerekip gerekmediği; hangi suçun daha ağır olduğu ve gerçek içtima ya da fikri içtima ilkeleri çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Gece Vakti – Tanımı ve Önemi

Türk hukukunda “gece vakti” TCK 6/1-e bendinde tanımlanmıştır: güneşin batmasından bir saat sonrası ile güneşin doğmasından bir saat öncesi arasındaki süredir. Bu süre, mevsime göre değişir; sabit bir saat aralığı değildir.

Gece vakti nitelikli hâlinin gerekçesi, karanlık saatlerde gerçekleştirilen ihlallerin mağdurun güvenliğini çok daha yoğun biçimde tehdit etmesi ve psikolojik etkisinin gündüzden fazla olmasıdır.

Uygulamada sıkça sorulan soru: Gece mi başlayıp gündüz mü bitti, yoksa gündüz başlayıp gece mi sürdü? Yargıtay içtihadına göre belirleyici olan, konuta girişin gece vakti gerçekleşip gerçekleşmediğidir; çıkmama eyleminin gece saatlerinde sürmesi ayrıca değerlendirilebilir.

116/4 kapsamındaki önemli ayrım: Kanun metninde “silahla” ibaresi yer almamaktadır. Silah kullanılarak gerçekleştirilen konut ihlali, konuya bağlı olarak başka suçlarla (kasten yaralama, tehdit vb.) birlikte ele alınabilir; ancak bu, TCK 116/4 kapsamında ayrı bir nitelikli hâl değildir.

Şikâyet Koşulu, Uzlaşma ve 116/4 Farkı

Şikâyet Süresi ve Şikâyetten Vazgeçme

TCK 116/1 ve 116/2 (temel hâller): Şikâyete tabidir. Mağdur, olayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olmalıdır. Şikâyetten vazgeçme dava düşürür.

TCK 116/4 (cebir/tehdit veya gece vakti): Şikâyete bağlı değildir. Savcılık re’sen harekete geçer. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz. Uzlaşma da mümkün değildir.

Bu ayrım son derece önemlidir: Mağdur 6 aylık şikâyet süresini kaçırırsa temel hâlde dava açılamaz; ancak olay gece vakti ya da cebir/tehditle gerçekleşmişse bu süre geçse dahi savcılık re’sen harekete geçebilir.

Uzlaşma Prosedürü

TCK 116/1 ve 116/2 kapsamındaki suçlar uzlaşma kapsamındadır. Savcılık aşamasında uzlaştırmacı atanır; taraflar anlaşırsa dava düşer ve sanığın sicili temiz kalır.

Uzlaşma müzakerelerini bir avukat eşliğinde yürütmek, tazminat miktarı ve koşullar açısından mağdur ya da sanık için en güvenli yoldur.

116/4 hâlinde uzlaşma mümkün değildir. Cebir, tehdit ya da gece vakti koşulunu içeren davalarda uzlaşma prosedürü uygulanmaz.

Zamanaşımı

TCK 116’nın tüm hâllerinde azami ceza 3 yılı aşmadığından (116/4 üst sınır 3 yıl) dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu süre suçun işlendiği tarihten başlar. 6 aylık şikâyet süresi ile 8 yıllık zamanaşımı birbirinden bağımsız kavramlardır.

TCK 119 – Konut Dokunulmazlığı ile Bağlantılı Özel Hâller

TCK 119, konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116) suçunun belirli koşullarda çok daha ağır biçimde cezalandırılacağını düzenler. Bu madde; suçun bir örgüt bünyesinde ya da devlet kurumlarının gücü kullanılarak işlenmesi gibi özel durumları kapsar. Pratikte TCK 116 ile TCK 119 birlikte değerlendirildiğinden, her ikisinin kapsamının bilinmesi önemlidir.

Suçun Yaygın Görünümleri

Eski Sevgili veya Boşanma Sürecinde Konut İhlali

Ayrılık ya da boşanma süreçlerinde eski eşin ya da sevgilinin önceki ortak konuta izinsiz girmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu hâlde şu değerlendirmeler yapılır:

  • Kişi fiilen eve taşınmışsa ve diğeri artık orada yaşamıyorsa: Suç oluşur (rıza yoktur).
  • Her ikisi hâlâ aynı evde yaşıyorsa: Ortak kullanım istisnası (116/3) değerlendirmeye girer; durum somut olgulara göre belirlenir.
  • Boşanma kararı kesinleşmiş ve ev teslim edilmişse: Girişin suç oluşturduğu açıktır.

Bu hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma tedbiri de aynı anda talep edilebilir; bu tedbirler ceza davasından bağımsız ve çok daha hızlı biçimde alınabilir.

Kiracı–Ev Sahibi Uyuşmazlıklarında Konut İhlali

Ev sahibinin kiracının rızası olmaksızın kiraya verdiği konuta girmesi, TCK 116 kapsamında suç oluşturabilir. Kira sözleşmesi süresince konuta fiilen kiracı hâkim olduğundan, ev sahibinin mülkiyet hakkı sahibi olması rıza almadan girme hakkını vermez.

Kiraya verenin “eşyamı kontrol etmem lazım” ya da “tamirat yapacağım” gibi gerekçelerle önceden haber vermeksizin içeri girmesi, konuta rızasız girme suçunu oluşturabilir. Uygulamada bu hâllerde sanık genellikle “haber vermeden girmem gerekiyordu” savunmasını öne sürer; hâkim somut koşulları değerlendirir.

Yasal yol: Ev sahibi, konuta giriş ihtiyacı duyuyorsa kiracıdan önceden yazılı izin almalıdır; acil tamirat gerektiren durumlarda makul önceden bildirim yükümlülüğü doğar.

Komşu Anlaşmazlıklarında Konut ve Eklenti İhlali

Komşunun bahçesine ya da garajına rızasız girmek, araçla ya da nesneyle konutun çevrili alanına taşmak gibi eylemler de TCK 116 kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür davalarda eklenti kavramının sınırları belirleyici rol oynar; özellikle açık ya da yarı açık alanların eklenti sayılıp sayılmayacağı somut olayda tartışılır.

Gece Vakti İzinsiz Girme – Hırsızlıkla Bağlantı

Gece vakti gerçekleştirilen konut ihlali çoğunlukla hırsızlık (TCK 141 vd.) ile birlikte işlenir. Bu durumda her iki suçtan ayrı ayrı mı yoksa biri diğerini yutarak mı ceza verileceği meselesi gündeme gelir.

Yargıtay içtihadına göre konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116), konut içinde işlenen hırsızlık suçunun (TCK 142/1-b: konut içinde hırsızlık) unsuru niteliğindedir; ayrı bir suç olarak değerlendirilemez. Hırsızlık suçu konut içinde işlendiğinde, 116. madde bu hırsızlığın içinde “eriyip gider”. Dolayısıyla sanık yalnızca konut içi hırsızlıktan (TCK 142) cezalandırılır.

Buna karşın fail konuta girip hırsızlık amacı taşımaksızın çıkmıyorsa ya da konuta farklı bir amaçla girmişse, TCK 116 bağımsız olarak uygulanır.

HAGB, Erteleme ve Adlî Para Cezası

HAGB ve Erteleme

TCK 116/1 ve 116/2 kapsamında hükmolunan somut ceza 2 yıl veya altında kalırsa HAGB kararı verilebilir. Koşullar: sanığın kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, mağdurun zararının giderilmesi ve sanığın HAGB’ı kabul etmesi. 5 yıllık denetim süresi başarıyla tamamlanırsa dava düşer ve sicile işlenmez.

TCK 116/4 kapsamında somut ceza 2 yılı aşarsa HAGB uygulanamaz. Bu hâlin üst sınırı 3 yıl olduğundan ceza çoğunlukla 2 yılın üzerinde belirlenir; HAGB nadiren elde edilebilir bir sonuçtur.

Cezanın ertelenmesi; 2 yıl ve altındaki hapis cezaları için mümkündür. Denetim süresi tamamlanırsa ceza çekilmiş sayılır.

Adlî Para Cezası – 116/2 Seçimlik Ceza

TCK 116/2 (işyerine rızasız giriş) kapsamında mahkeme, hapis yerine adlî para cezasına hükmedebilir; bu hâlde hapis yatılmaz. Adlî para cezasının günlük tutarı (20–100 TL) ve gün sayısı hâkim tarafından sanığın ekonomik durumuna göre ayrı ayrı belirlenir. Ödenmezse hapis cezasına çevrilir.

TCK 116/1 (konuta rızasız giriş) kapsamında ise doğrudan adlî para cezası öngörülmemiştir; ceza hapis cezasıdır. Kısa süreli hapis cezalarının adlî para cezasına dönüştürülmesi ise TCK 50 kapsamında mümkündür.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 116

Yargıtay – Rızanın Geri Alınması ve “Çıkmama” HâliYargıtay içtihadına göre mağdurun rızasıyla konuta giren kişi, mağdur tarafından açıkça ya da davranışlarıyla çıkması istendiği hâlde çıkmıyorsa, bu andan itibaren suç oluşmaktadır. Başlangıçtaki rızanın varlığı, sonraki süreçte gerçekleşen “çıkmama” hâlini ortadan kaldırmaz.

Yargıtay – Ortak Kullanımda Meşru Amaç ŞartıTCK 116/3’ün uygulanabilmesi için ortak kullanıcılardan birinin rızasının bulunması tek başına yeterli değildir; bu rızanın meşru bir amaca dayanması da aranır. Diğer ortak kullanıcıyı taciz etmek, sindirmek ya da mekândan dışlamak amacıyla üçüncü bir kişiyi konuta alan eşin bu davranışı meşru amaç şartını sağlamaz; suç oluşabilir.

Yargıtay – Konut İçi Hırsızlık ve TCK 116 İlişkisiKonut içinde işlenen hırsızlık suçu (TCK 142/1-b), konut dokunulmazlığının ihlaline ilişkin eylemi bünyesinde barındırdığından, bu suçun yanı sıra ayrıca TCK 116’dan ceza verilemez. Konut içi hırsızlık tek bir hükmün daha ağır ceza gerektirmesi nedeniyle TCK 116’yı iter.

Yargıtay – Gece Vakti Tanımı ve Mevsimsel DeğişkenlikGece vakti, TCK 6/1-e’de tanımlanan güneşin batmasından bir saat sonrası ile güneşin doğmasından bir saat öncesi arasındaki süre olduğundan mevsime göre değişkenlik gösterir. Mahkemeler suç tarihinin hemen öncesindeki ve sonrasındaki günlerin güneş doğuş ve batış saatlerini esas alarak bu belirlemeyi yapar; sabit bir saat aralığı esas alınmaz.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 116

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun cezası ne kadardır?

TCK 116/1 kapsamında konuta rızasız giriş ya da çıkmama hâlinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis; TCK 116/2 kapsamında işyerine rızasız giriş hâlinde 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası; cebir, tehdit ya da gece vakti hâlinde (116/4) ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Bu suçta şikâyet süresi ne kadardır?

TCK 116/1 ve 116/2 kapsamındaki suçlar şikâyete tabidir; mağdur olayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olmalıdır. TCK 116/4 (cebir, tehdit veya gece vakti) kapsamındaki suçlar ise şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen harekete geçer.

Ev sahibi kiracının evine girebilir mi?

Hayır. Kira sözleşmesi süresince konuta kiracı hâkimdir; ev sahibinin mülk sahibi olması rıza almaksızın içeri girebileceği anlamına gelmez. Önceden bildirimde bulunmaksızın ve kiracının rızası alınmaksızın içeri giren ev sahibi TCK 116 kapsamında yargılanabilir. Acil tamirat gibi zorunlu hâllerde makul önceden bildirim yükümlülüğü doğar.

Gece vakti saat kaçtır?

Türk hukukunda gece vakti, TCK 6/1-e bendine göre güneşin batmasından bir saat sonrası ile güneşin doğmasından bir saat öncesi arasındaki süredir. Bu süre mevsime göre değişir; örneğin yaz aylarında gece vakti daha geç başlayıp daha erken sona ererken, kış aylarında çok daha uzundur. Sabit bir saat aralığı değildir.

Uzlaşma mümkün müdür?

TCK 116/1 ve 116/2 kapsamındaki suçlar uzlaşma kapsamındadır. Savcılık aşamasında uzlaştırmacı atanır; anlaşma sağlanırsa dava düşer. TCK 116/4 kapsamındaki cebir, tehdit ya da gece vakti hâllerinde ise uzlaşma mümkün değildir.

116/4 kapsamında “silahla” nitelikli hâl var mı?

Hayır. TCK 116/4 metninde yalnızca cebir veya tehdit kullanılması ile gece vakti işlenmesi yer almaktadır. “Silahla” ibaresi bu maddede bulunmamaktadır. Bazı hukuk sitelerinde ve AI özetlerinde yer alan “silahla işlenmesi” bilgisi yanlıştır. Silah kullanılması durumu, eylemin diğer unsurlarına bağlı olarak farklı suçları (tehdit, kasten yaralama vb.) ayrıca oluşturabilir.

Konut dokunulmazlığı ihlali ile hırsızlık birlikte işlenirse ne olur?

Konut içinde işlenen hırsızlık suçu (TCK 142/1-b), konut dokunulmazlığını bünyesinde barındırdığından ayrıca TCK 116’dan ceza verilmez. Hırsızlık suçunun daha ağır ceza öngörmesi nedeniyle TCK 116 içtima içinde erir. Sanık yalnızca konut içi hırsızlık suçundan (TCK 142) cezalandırılır.

Konut Dokunulmazlığı İhlalinde Danışmanlık AlınTCK Madde 116 kapsamındaki davalarda; kiracı–ev sahibi uyuşmazlığından aile içi konut ihlaline, boşanma sürecindeki mekânsal anlaşmazlıklardan gece vakti gerçekleştirilen ihlallere kadar her durumda şikâyet süreleri, uzlaşma seçenekleri ve savunma stratejisi konusunda deneyimli bir ceza avukatına danışmanız hak kayıplarını önler.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA