Ara Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma – TCK 109 | 2026

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma – TCK 109 | 2026

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma - TCK 109

TCK Madde 109 Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma – 2026

Fıkra / Hâl Ceza Şikâyet Uzlaşma
109/1 – Temel suç 1 – 5 yıl hapis Aranmaz — re’sen Mümkün değil
109/2 – Cebir, tehdit veya hile ile 2 – 7 yıl hapis Aranmaz — re’sen Mümkün değil
109/3 – Nitelikli hâller (a–f): +1 kat İlgili fıkra × 2 Aranmaz — re’sen Mümkün değil
109/4 – Mağdurun ekonomik kaybı + 1.000 güne kadar adlî para cezası Aranmaz Mümkün değil
109/5 – Cinsel amaçla işlenme İlgili fıkra + 1/2 artırım Aranmaz — re’sen Mümkün değil
109/6 – Ağır yaralama neticesi TCK 109 cezası + TCK 87 cezası (gerçek içtima) Aranmaz Mümkün değil
Gönüllü serbest bırakma (etkin pişmanlık) Kovuşturmadan önce: 2/3 indirim | Sonra: 1/2 indirim
Zamanaşımı 109/1: 8 yıl | 109/2–3 ağır: 15 yıl
Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi (temel) | Ağır Ceza (ağır nitelikli)
“Çocuğa karşı işlenmesi 3–10 yıl” ve “kardeşe karşı” bilgileri hatalıdır: Bazı arama sonuçlarında “mağdurun çocuğa karşı işlenmesi 3–10 yıl hapis” belirtilmektedir. TCK 109 metninde böyle bağımsız bir ceza aralığı yoktur. Çocuğa karşı işlenme; 109/3-f kapsamında nitelikli hâl oluşturmakta ve ilgili fıkra cezasını bir kat artırmaktadır. Ayrıca 109/3-e bendinde “kardeş” sayılmamaktadır; yalnızca üstsoy, altsoy ve eş ile boşandığı eş bu kapsama girmektedir. Bu iki yanılgı; iddianame ve savunmada hatalı nitelendirmeye zemin hazırlayabilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi; bir kimsenin hukuka aykırı olarak hareket özgürlüğünden yoksun bırakılmasını — bir yere gitmesinin engellenmesi ya da bir yerde tutulması biçiminde — 1 ila 5 yıl hapis cezasıyla yaptırıma bağlamaktadır. Cebir, tehdit ya da hile eklenmesi, suçun silahla ya da birden fazla kişiyle işlenmesi, eşe ya da çocuğa karşı gerçekleştirilmesi ve cinsel amaç taşıması gibi ağırlaştırıcı koşullar; yaptırımı dramatik biçimde yükselten kademeli bir artırım mekanizması yaratmaktadır. Mağdurun gönüllü olarak serbest bırakılması ise etkin pişmanlık kapsamında ciddi indirim sağlayan önemli bir savunma aracıdır.

TCK Madde 109 Kanun Metni
TCK Madde 109 Kanun Metni

TCK Madde 109 Kanun Metni (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 109

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun; a) Silahla, b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Suçun Temel Yapısı: İki Seçimlik Hareket

TCK 109/1; iki ayrı seçimlik hareketten birinin varlığıyla oluşmaktadır:

Seçimlik Hareket Açıklama Tipik Örnek
Bir yere gitmekten alıkoyma Mağdurun hareket etmek istediği yönde serbestçe gitmesinin engellenmesi Kapıyı kilitleyip dışarı çıkmasını önlemek, araçla önünü kesmek
Bir yerde kalmaya zorlama Mağdurun bulunduğu yeri terk etmek istediği hâlde orada tutulması Eve kilitlemek, zincirlemek, tehdit ederek ayrılamamasını sağlamak
Süre belirleyici değildir: Yargıtay içtihadına göre özgürlükten yoksun bırakmanın süresi ne olursa olsun suç oluşmaktadır. Birkaç dakikalık alıkoyma dahi bu suçu oluşturabilmektedir. Bununla birlikte süre; ceza bireyselleştirmesinde dikkate alınmaktadır.

109/1 ile 109/2 Arasındaki Kritik Fark: Cebir, Tehdit veya Hile

Araç Fıkra Ceza Açıklama
Cebir (fiziksel güç) 109/2 2 – 7 yıl Mağduru bizzat fiziksel kuvvetle alıkoymak
Tehdit (psikolojik baskı) 109/2 2 – 7 yıl Zarar verecekmiş gibi davranarak özgürlüğü kısıtlamak
Hile (aldatma) 109/2 2 – 7 yıl Yanıltarak mağdurun kendi rızasıyla kalmaya devam etmesini sağlamak
Hiçbiri yok 109/1 1 – 5 yıl Salt ortamsal engelleme; kapı kilitlendi, çıkış imkânsızlaştırıldı
“Hile” kullanımının önemi: Yargıtay; mağdurun aktif olarak kandırılmasıyla özgürlüğünün kısıtlandığı hâlleri “hile” kapsamında değerlendirmektedir. Örneğin; “hastaneye götüreceğim” diyerek arabaya bindirilip götürülmemek ya da sahte bir acil durum bahanesiyle alıkonulmak hile kapsamındadır.

TCK 109/3 – Altı Nitelikli Hâl: +1 Kat Artırım

a) Silahla – b) Birden Fazla Kişiyle Birlikte

Silahla (a): TCK 6/1-f kapsamındaki silah tanımı geniştir; ateşli silahlar, bıçak, sopa ve benzerleri bu kapsama girmektedir. Silahın görünür biçimde bulundurulması ya da tehdit unsuru olarak kullanılması bu bendi oluşturmaya yeterlidir; silahın mağdura doğrultulması zorunlu değildir.

Birden fazla kişiyle birlikte (b): En az iki failin koordineli biçimde hareket etmesi zorunludur. Olay yerinde bulunmakla birlikte bağımsız hareket eden kişiler; bu bent kapsamında değil ayrı suçlar kapsamında değerlendirilebilmektedir. “Birlikte” kavramı; iş birliği ve organizasyonu ifade etmektedir.

c–d) Kamu Görevi Nedeniyle veya Nüfuz Kötüye Kullanarak

Kamu görevi nedeniyle (c): Failin kamu görevi nedeniyle hedef alınan mağdura yönelik hürriyet kısıtlaması. Mağdurun kamu görevini sürdürmesini engellemek amacıyla gerçekleştirilen bu suç tipi örneğin; görevini yapmaya gelen memuru, denetçiyi ya da hâkimi alıkoyma olgularını kapsamaktadır.

Kamu nüfuzunun kötüye kullanılması (d): Failin kamu görevlisi sıfatıyla sahip olduğu otorite ve güveni araç olarak kullanarak gerçekleştirdiği alıkoyma. Yetkili polis kılığına girerek ya da resmi belge göstererek birini alıkoymak bu bent kapsamındadır.

e) Üstsoy, Altsoy, Eş veya Boşandığı Eş

Bu bent; yakın aile ilişkisine dayalı güven ve otorite dengesizliğinin kötüye kullanılmasını ağır yaptırıma bağlamaktadır. Kanundaki kişi listesi sınırlı sayıdadır:

  • Üstsoy: anne-baba, büyükanne-büyükbaba
  • Altsoy: çocuklar, torunlar
  • Eş: resmî evlilik bağı içindeki eş
  • Boşandığı eş: boşanma kararı kesinleşmiş eski eş

Kardeş bu bent kapsamında değildir. Yargıtay; kanun metninin sınırlı sayma ilkesine tabi olduğunu ve kardeşe yönelik alıkoymada bu bendin uygulanamayacağını içtihat etmektedir. Kardeşe karşı gerçekleşen suç; 109/1 ya da 109/2 kapsamında değerlendirilmektedir.

f) Çocuğa veya Savunmasız Kişiye Karşı

Bu bent; iki ayrı mağdur kategorisini kapsamaktadır:

Çocuk: 18 yaşını tamamlamamış herkes. Çocuğa karşı işlenme; bağımsız bir ceza aralığı belirlememekte; yalnızca ilgili fıkranın cezasını bir kat artırmaktadır. AI arama sonuçlarında belirtilen “3–10 yıl” aralığı; bu bent uygulandığında 109/1 üzerine bir kat artırımın matematiksel sonucudur; kanundaki doğrudan bir aralık değildir.

Beden ya da ruh bakımından savunamayacak kişi: Yaşlılık, hastalık, engellilik, uyku ya da uyuşturucu etkisi nedeniyle kendini savunma kapasitesi zayıflamış kişiler. Bu durumun somut olgularla kanıtlanması zorunludur.

TCK 109/5 – Cinsel Amaçla İşlenme: +1/2 Artırım

Hürriyet kısıtlamasının cinsel bir amaç taşıması hâlinde; ilgili fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu fıkra; cinsel amaçlı adam kaçırma, zorla götürme ve benzeri eylemleri kapsamaktadır.

Cinsel amaç + cebir/tehdit + nitelikli hâl hesabı: 109/2 (2–7 yıl) + 109/3 nitelikli hâl (+1 kat) + 109/5 cinsel amaç (+1/2) kombinasyonu; temel 2 yıl cezayı şu şekilde yükseltir: 2 yıl × 2 (nitelikli) = 4 yıl; 4 yıl × 1,5 (cinsel amaç) = 6 yıl alt sınır. Artırımların hangi sırayla uygulandığı; somut ceza miktarını önemli ölçüde etkiler.

TCK 109/4 – Ekonomik Kayıp: Ek Adlî Para Cezası

Hürriyet kısıtlamasının mağdurun ekonomik açıdan önemli bir kaybına yol açması hâlinde; hapis cezasına ek olarak 1.000 güne kadar adlî para cezası da hükmolunmaktadır. “Ekonomik bakımdan önemli kayıp” kavramı; iş fırsatının kaçırılması, ticari sözleşmenin feshini gerektiren durum ya da önemli bir ekonomik değerin yok edilmesi biçimlerinde somutlaşabilmektedir.

TCK 109/6 – Ağır Yaralama ile Gerçek İçtima

Hürriyet kısıtlaması amacıyla ya da kısıtlama sırasında; kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri (TCK 87 kapsamında organ yitimi, bitkisel hayat, ölüm vb.) gerçekleşmişse; hem TCK 109 hem de TCK 87 kapsamında ayrı ayrı ceza verilmektedir. Bu gerçek içtima hükmü; yaptırım yükünü önemli ölçüde artırmaktadır.

Etkin Pişmanlık: Gönüllü Serbest Bırakmanın Cezaya Etkisi

TCK 110; hürriyetinden yoksun kılınan kişinin gönüllü olarak serbest bırakılması ya da bırakılmasının sağlanması hâlinde özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi getirmektedir:

Etkin Pişmanlık Zamanlaması Koşul İndirim Oranı
Kovuşturmadan önce (soruşturma aşaması) Mağduru gönüllü olarak serbest bırakmak 2/3’e kadar indirim
Kovuşturma aşamasında (hükümden önce) Mağdurun serbest bırakılmasını sağlamak 1/2’ye kadar indirim
“Gönüllü” koşulu zorunludur: Yargıtay; mağdurun yasal makamların müdahalesiyle ya da başka bir nedenle serbest kalması hâlinde etkin pişmanlığın uygulanamayacağını içtihat etmektedir. Serbest bırakma; failin kendi kararıyla ve dış baskı olmaksızın gerçekleşmelidir.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 109

Yargıtay – Suçun Oluşumu İçin Süre Koşulu Aranmaz; Anlık Alıkoyma Yeterli

Yargıtay içtihadına göre TCK 109 kapsamındaki suçun oluşabilmesi için hürriyet kısıtlamasının belirli bir süre devam etmesi zorunlu değildir. Birkaç dakika süren alıkoyma dahi; mağdurun hareketinin fiilen ve hukuka aykırı biçimde engellenmesi koşuluyla suçu oluşturmaktadır. Süre; suçun oluşum unsuru değil; ceza bireyselleştirmesinde gözetilen bir etkendir.

Yargıtay – Hile ile Alıkoyma: Mağdurun Aktif Olarak Yanıltılması Zorunlu

Yargıtay; TCK 109/2’deki “hile” unsurunun oluşabilmesi için failin mağduru aktif biçimde aldatmış olmasını zorunlu görmektedir. Mağdurun yanlış anlayışından yararlanmak — fakat bunu yaratmak için herhangi bir eylemde bulunmamak — hile kapsamına girmemektedir. Sahte bir tıbbî acil durum oluşturarak ya da gerçek olmayan bir resmî görev bahanesiyle alıkoymak, aktif aldatma içerdiğinden bu bent kapsamındadır.

Yargıtay – 109/3-e: Kardeş Bu Bent Kapsamında Değildir

Yargıtay; TCK 109/3-e’nin sınırlı sayma ilkesine tabi olduğunu ve kanun metninde yer almayan kardeş sıfatının bu bent kapsamında değerlendirilemeyeceğini kesinlikle içtihat etmektedir. Kardeşe karşı gerçekleştirilen hürriyet kısıtlaması; 109/1 ya da 109/2 kapsamında kalmaktadır. Bu içtihadı görmezden gelerek 109/3-e uygulayan kararlar bozulmaktadır.

Yargıtay – Gönüllü Serbest Bırakma: Dış Baskı ile Serbest Kalmayı Ayırt Etme

Yargıtay; TCK 110 kapsamındaki etkin pişmanlık indiriminin uygulanabilmesi için serbest bırakmanın failin kendi kararıyla ve herhangi bir dış baskı ya da kolluk müdahalesi olmaksızın gerçekleşmiş olması gerektiğini içtihat etmektedir. Polisin baskısı ya da ihbarı sonucu mağdurun serbest bırakılması; etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemez. Failin kendi iradesiyle bu kararı aldığının kanıtlanması; savunmanın birincil odak noktasını oluşturmaktadır.

Yargıtay – Cinsel Amaçlı Adam Kaçırma: 109/2 + 109/3 + 109/5 Birleşimi

Yargıtay; cinsel amaçla gerçekleştirilen ve cebir/tehdit içeren alıkoyma eylemlerinde 109/2 (cebir/tehdit), 109/3 uygulanabilecek nitelikli hâller ve 109/5 (cinsel amaç) artırımlarının birlikte uygulanması gerektiğini içtihat etmektedir. Bu artırım katmanlaşması; savunmanın özenli biçimde analiz etmesi gereken hesaplama sırasını ve her artırımın hangi taban üzerinden yapıldığını belirlemektedir.

Yargıtay – Ekonomik Kayıp Koşulunun Somutlaştırılması

Yargıtay; TCK 109/4’teki adlî para cezasının uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı ekonomik kaybın; somut olgularla, belge ya da bilirkişi aracılığıyla kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. “Ekonomik bakımdan önemli bir kayıp” kavramının; soyut ya da olası bir zarar değil, gerçekleşmiş ve belgelenebilir nitelikte bir kayıp olduğunun ortaya konulması zorunludur. İspat yükü iddianın üzerindedir.

Yargıtay – 109/6 Gerçek İçtima: Her Suçtan Ayrıca Ceza

Yargıtay; TCK 109/6 kapsamında hürriyet kısıtlaması sırasında TCK 87’deki ağır yaralamanın gerçekleşmesi hâlinde her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Ağır yaralama; hürriyet kısıtlaması suçu içinde eriyip gitmemekte ve bağımsız bir suç olarak ayrıca yaptırıma tabi kılınmaktadır. Bu gerçek içtima hükmünü görmezden gelen kararlar; bozma sebebi oluşturmaktadır.

Yargıtay – Nitelikli Hâlin Tespitinde “Birlikte İşleme” Koordinasyonu Zorunlu

Yargıtay; TCK 109/3-b kapsamındaki “birden fazla kişi tarafından birlikte işleme” nitelikli hâlinin oluşabilmesi için faillerin koordineli ve iş birliği içinde hareket etmesinin kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. Aynı ortamda bulunan ancak bağımsız biçimde hareket eden kişiler; bu bent kapsamında değil ayrı ayrı 109/1 ya da 109/2 kapsamında değerlendirilebilmektedir. Koordinasyonun varlığı; iletişim kayıtları, planlama belirtileri ve eylemlerin eş zamanlılığıyla kanıtlanmaktadır.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 109

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?

Temel hâlde (109/1) 1 ila 5 yıl hapis. Cebir, tehdit ya da hileyle (109/2) 2 ila 7 yıl hapis. Nitelikli hâllerin varlığında (109/3) ilgili fıkra cezası bir kat artırılmaktadır. Cinsel amaçla işlenirse (109/5) buna ek olarak yarı oranında artırım uygulanmaktadır. Mağdurun gönüllü serbest bırakılması hâlinde ise 2/3 ila 1/2 oranında indirim sağlanmaktadır.

Birini araçtan indirmemek ya da kapıyı kilitlemek bu suçu oluşturur mu?

Evet. Kişinin hareket etmek istediği yöne gitmesini fiilen engelleyen her eylem; hukuka aykırı olması koşuluyla TCK 109 kapsamında değerlendirilmektedir. Araçtan indirmeme ya da kapıyı dışarıdan kilitleyerek çıkışı engelleme; kısa süre de olsa suçun oluşumuna yetmektedir. Cebir ya da tehdit eklenmesi 109/2 kapsamına geçiş sağlamaktadır.

Kardeşi alıkoyma bu suçun nitelikli hâlini oluşturur mu?

Hayır. TCK 109/3-e kapsamındaki aile içi nitelikli hâl yalnızca üstsoy (anne-baba, büyükanne-büyükbaba), altsoy (çocuklar, torunlar), eş ve boşandığı eş için geçerlidir. Kardeş bu bent kapsamında yer almamaktadır. Kardeşe karşı gerçekleştirilen suç; 109/1 ya da 109/2 kapsamında değerlendirilmektedir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Danışmanlık Alın

TCK 109 kapsamındaki davalar; temel ile nitelikli hâl arasındaki nitelendirme, cebir-tehdit-hile araçlarının her birinin ayrı ispat standardı, kardeş ile eş arasındaki bent uygulanabilirlik farkı, cinsel amaç artırımının hesaplanması, etkin pişmanlık için gönüllülüğün kanıtlanması ve ağır yaralama ile gerçek içtima değerlendirmesi bakımından deneyimli bir ceza avukatı gerektirmektedir. Soruşturmanın başından itibaren yanınızda olalım.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA