TCK 102 Cinsel Saldırı Suçu – 2026
| Hâl / Fıkra | Ceza | Şikâyet | Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| 102/1 – Cinsel saldırı (temas içeren) | 5 – 10 yıl hapis | Zorunlu — 6 ay | Uygulanmaz |
| 102/1 – Sarkıntılık düzeyi (kısa/ani temas) | 2 – 5 yıl hapis | Zorunlu — 6 ay | Uygulanmaz |
| 102/2 – Vücuda organ veya cisim sokulması | 12 yıldan az olmamak üzere hapis | Eş dışında re’sen | Eşe karşı: şikâyete bağlı | Uygulanmaz |
| 102/3 – Nitelikli hâller (a–e): +1/2 artırım | İlgili fıkra × 1,5 | Re’sen | Uygulanmaz |
| 102/5 – Bitkisel hayat veya ölüm | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | Re’sen | Uygulanmaz |
| Koşullu salıverilme (2026) | Cezanın 3/4’ü infaz edilince (cinsel suçlar için özel oran) | – | – |
| Zamanaşımı | Mağdurun 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren 15 yıl | – | – |
| Görevli mahkeme | Ağır Ceza Mahkemesi | – | – |
Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi; cinsel arzularla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını fiziksel temas yoluyla ihlal etmeyi yaptırıma bağlamakta; sarkıntılıktan organ sokulmasına uzanan geniş bir eylem yelpazesini kademeli ceza mimarisiyle düzenlemektedir. Uygulamada Türkiye’nin en ağır yaptırım içeren suçları arasında yer alan bu düzenleme; cinsel saldırı, tecavüz, sarkıntılık ve nitelikli cinsel saldırı gibi farklı kavramları tek bir maddede hiyerarşik biçimde birleştirmektedir.
TCK Madde 102 Kanun Metni (Resmî Metin)
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 102 (Değişik: 18/6/2014–6545/58 md.)
Cinsel saldırı
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Kanun Gerekçesi
TBMM Gerekçesi – TCK Madde 102
Cinsel saldırı suçuyla korunan hukuki yarar; kişilerin cinsel özgürlüğü ve bedensel dokunulmazlığıdır. Suçun oluşması için mağdurun cinsel özgürlüğünün ihlal edilmesi zorunludur. Cinsel özgürlüğün ihlali; cinsel arzularla gerçekleştirilen fiziksel temasa yönelik davranışlar aracılığıyla gerçekleşmektedir. Bu suçun temel şekli; cinsel amaçlı bedensel temas içermeyen taciz biçiminden (TCK 105) ayrılan ve fiziksel temasa dayanmasıyla nitelenen eylemlerdir.
Sarkıntılık kavramı; cinsel nitelikteki kısa, ani ve süreklilik arz etmeyen temas biçimlerini kapsamakta; daha ağır cinsel saldırı biçimlerinden hafifletici bir nitelendirme olarak ayrışmaktadır. Organ ya da cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen eylem ise bütünlük ihlalinin en ağır biçimini oluşturduğundan ayrı ve çok daha ağır bir yaptırım altına alınmıştır.
Suçun nitelikli hâlleri; failin yararlandığı konum, araç ya da işbirliğinden kaynaklanan özel tehlike durumlarını kapsamakta; bu hâllerde ceza yarı oranında artırılmaktadır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis; suçun ölüm ya da bitkisel hayat sonucunu doğurması hâlinde uygulanmakta olup bu durum; neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun en ağır yaptırımını ifade etmektedir.
Suçun Üç Temel Unsuru
| Unsur | Açıklama | Eksik Olursa |
|---|---|---|
| Cinsel davranış | Cinsel arzularla gerçekleştirilen, bedene yönelik fiziksel temas içeren eylem | Fiziksel temas yoksa → TCK 105 cinsel taciz |
| Vücut dokunulmazlığının ihlali | Failin cinsel nitelikteki teması mağdurun bedenine gerçekleştirmesi | Salt söz ya da görüntü yoluyla ihlal → farklı suç |
| Rıza yokluğu (zımni) | Mağdurun eyleme rıza göstermediğinin ya da gösteremeyeceğinin anlaşılması | Gerçek rıza varsa suç oluşmaz |

Sarkıntılık ile Cinsel Saldırı Arasındaki Fark
Uygulamada en çok yanlış anlaşılan mesele; hangi eylemin “sarkıntılık” hangi eylemin “cinsel saldırı” sayılacağıdır. Bu nitelendirme; ceza aralığını 2–5 yıldan 5–10 yıla taşıyan belirleyici bir sınırdır.
| Sarkıntılık Sayılan Davranışlar (2–5 yıl) | Cinsel Saldırı Sayılan Davranışlar (5–10 yıl) |
|---|---|
| Dudak kenarından öpmek | Zorla öpmek / uzun süreli ısrarcı öpme |
| Giysi üzerinden kısa süreli dokunma | Giysi içine ya da altına girme |
| Kalça veya göğse ani, kısa dokunma | Cinsel bölgelere ısrarcı ve süregelen temas |
| Sürünme biçiminde anlık temas | Kişiyi tutarak uzun süreli cinsel amaçlı temas |
| Toplu taşımada ani ve kısa temas | Kişiyi köşeye sıkıştırıp süregelen temas |
TCK 102/2 – Organ veya Cisim Sokulması: Alt Sınır 12 Yıl
Bu fıkra; kanunun öngördüğü en ağır cinsel saldırı biçimini düzenlemektedir. Herhangi bir üst sınır belirlenmemiş olup bireyselleştirme aşamasında mahkeme cezayı serbestçe belirlemektedir.
| Durum | Ceza | Şikâyet |
|---|---|---|
| Genel olarak (eş dışı mağdur) | 12 yıldan az olmamak üzere hapis | Şikâyet aranmaz — re’sen soruşturma |
| Eşe karşı gerçekleşme | 12 yıldan az olmamak üzere hapis | Mağdurun şikâyeti zorunlu |
TCK 102/3 – Beş Nitelikli Hâl: +1/2 Artırım
a) Beden veya Ruh Bakımından Savunamayacak Durumda Bulunan Kişi
Yaş, hastalık, engellilik, sarhoşluk, uyku hâli, bilinç kaybı ya da psikolojik rahatsızlık nedeniyle kendisini savunamayacak durumda olan kişilere karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı bu bent kapsamındadır. Mağdurun bu durumda olduğunu bilerek fırsatçı biçimde hareket eden fail; birinci ya da ikinci fıkra cezasının 1,5 katıyla yüz yüze gelmektedir.
b) Kamu Görevi, Vesayet veya Hizmet İlişkisinin Nüfuz Kötüye Kullanımı
Kamu görevlisi, vasi ya da hizmet ilişkisi içindeki amirin; bu konumunun yarattığı otorite ve güç dengesini araç olarak kullanarak gerçekleştirdiği cinsel saldırı bu kapsamdadır. İlişkinin sağladığı psikolojik üstünlüğün suçun araçsal zemini olduğunun kanıtlanması zorunludur. Sadece aynı kurumda çalışmak değil; nüfuzun fiilen kötüye kullanılması gereklidir.
c) Hısımlık: Üçüncü Derece Dahil Kan veya Kayın Hısımlığı
Üçüncü dereceye kadar kan ya da kayın hısımlarına (dede-torun, amca-yeğen, kayınpeder vb.) karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı; üvey baba, üvey ana, üvey kardeş ve evlat edinen ya da evlatlığa yönelik eylemler bu kapsamdadır. Bu kişilerle aile bağının yarattığı güven ilişkisinin açıkça çiğnenmesi; bu bendin gerekçesini oluşturmaktadır.
d) Silahla veya Birden Fazla Kişi Tarafından
Silahla: TCK 6/1-f kapsamındaki geniş tanım uyarınca; ateşli silahlar, bıçak, sopa ve benzeri nesneler bu kapsama girmektedir. Silahın kullanımı ya da tehdit unsuru olarak gösterilmesi yeterlidir.
Birden fazla kişi tarafından birlikte: En az iki kişinin koordineli biçimde suça katılması zorunludur. Grup hâlinde cinsel saldırı (toplu tecavüz) bu bent kapsamında değerlendirilen en ağır biçimdir.
e) Toplu Yaşam Ortamlarının Kolaylığından Yararlanma
Cezaevi, öğrenci yurdu, yetiştirme yurdu, kışla gibi insanların birlikte yaşama zorunluluğu içinde bulunduğu ortamların denetim boşlukları ve sosyal bağımlılık ilişkisinden yararlanılarak gerçekleştirilen cinsel saldırı bu bendi oluşturmaktadır. Bu ortamların mağdur üzerinde yarattığı savunmasızlık; bendin ağırlaştırıcı gerekçesini oluşturmaktadır.
Cebir ve Rızanın Önemi
Rıza Kavramı: Gerçek, Bilinçli ve Özgür İrade
Rıza; TCK 102’nin uygulanmamasını sağlayan temel savunma argümanıdır. Hukuken geçerli bir rızanın varlığı için; mağdurun ehliyetli (18 yaş ve üzeri, bilinç açık), özgür iradesinin sonucu (cebir, tehdit, baskı yokken) ve bilgilendirilmiş biçimde rızasını göstermiş olması zorunludur.
Rızayı geçersiz kılan hâller:
- Uyku, bayılma ya da bilinç kaybı hâli
- Alkol ya da madde etkisiyle karar verme kapasitesinin yitirilmesi
- 18 yaşın altında olma (çocuk için TCK 103 uygulanır)
- Tehdit ya da baskı altında alınan rıza
- Yanıltma ya da kimliği gizleme suretiyle sağlanan rıza
Cebir ve Tehdit: Suçun Unsuru mu, Nitelikli Hâl mi?
TCK 102’de cebir ve tehdit; suçun zorunlu unsuru değil, rızayı ortadan kaldıran olgular olarak işlev görmektedir. Ancak cebir ya da tehdidin ayrıca kasten yaralama sonuçlarına yol açması hâlinde (102/4) gerçek içtima uygulanmakta; ağır yaralama ile cinsel saldırı suçları bağımsız yaptırımlar doğurmaktadır.
Pratik önem: Mağdurun direnişini kırmak için kullanılan güç, mağdurun kolunu kırarsa ya da yüz kırığı oluşmasına neden olursa; hem TCK 102 hem de TCK 87 (ağır yaralama) kapsamında ayrı ayrı ceza verilmektedir.
TCK 102 ile TCK 103 ve TCK 105 Karşılaştırması
| Suç | Madde | Mağdur | Eylem | Temel Ceza |
|---|---|---|---|---|
| Cinsel taciz | 105 | Herkes | Temas olmaksızın cinsel rahatsız etme | 3 ay – 2 yıl |
| Cinsel saldırı (sarkıntılık) | 102/1 | 18+ yetişkin | Kısa/ani fiziksel cinsel temas | 2 – 5 yıl |
| Cinsel saldırı | 102/1 | 18+ yetişkin | Süregelen fiziksel cinsel temas | 5 – 10 yıl |
| Cinsel saldırı (nitelikli) | 102/2 | 18+ yetişkin | Organ veya cisim sokulması | 12 yıl+ |
| Çocuk cinsel istismarı | 103 | 18 yaş altı çocuk | Her türlü cinsel davranış (15 yaş altı) | 3 – 15+ yıl |
İnfaz: Cinsel Suçlarda Özel Oran
İnfaz Bilgisi – 2026 Güncel
| Koşullu salıverilme oranı | Cezanın 3/4’ü infaz edilince (genel 2/3’ün aksine cinsel suçlara özgü oran) |
| Denetimli serbestlik | 3/4 öncesi 1 yıl — ancak mahkeme koşullara göre kısıtlayabilir |
| HAGB uygulaması | TCK 102’de ceza yüksek olduğundan HAGB güçtür; beklenti düşük tutulmalı |
| Adlî sicil | Kesinleşen mahkûmiyet her durumda sicile yansır |
| Yurt dışı çıkış yasağı | Yargılama sürecinde soruşturma tediri olarak sıkça uygulanır |
Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 102
Yargıtay – Sarkıntılık ile Cinsel Saldırı Ayrımı: Süre, Israr ve Kapsam
Yargıtay içtihadına göre sarkıntılık ile daha ağır cinsel saldırı arasındaki nitelendirmede belirleyici ölçütler şunlardır: eylemin süresi (anlık mı, süregelen mi), ısrarcılık ve tekrarlama, temas gerçekleştirilen vücut bölgesinin niteliği, kullanılan kuvvet ya da zorlama miktarı ve eylemin planlı mı baskınlık mı içerdiği. Dudak kenarından ani öpme ya da toplu taşımada anlık temas sarkıntılık sayılırken; kişiyi köşeye sıkıştırarak gerçekleştirilen ısrarcı temas cinsel saldırı kapsamına geçmektedir.
Yargıtay – Rıza Analizi: Alkol ve Uyuşturucu Etkisi Rızayı Geçersiz Kılar
Yargıtay; mağdurun alkol ya da uyuşturucu madde etkisiyle karar verme kapasitesinin ciddi biçimde azaldığı durumlarda; verilen onayın hukuken geçerli rıza niteliği taşımadığını içtihat etmektedir. Failin mağdurun bu halinden bilerek yararlandığının kanıtlanması hâlinde; rıza savunması işlevsiz kalmakta ve suç oluşmaya devam etmektedir. Bu değerlendirmede; mağdurun alkol düzeyi, bilinç durumu ve olayın koşulları adlî tıp raporu ile belirlenmektedir.
Yargıtay – Eşe Karşı 102/2: Şikâyetten Vazgeçme Davayı Düşürür
Yargıtay; TCK 102/2’nin eşe karşı işlenmesi hâlinde; mağdur eşin şikâyetini geri almasının kovuşturmanın düşmesi sonucunu doğurduğunu içtihat etmektedir. Ancak bu vazgeçmenin gerçekten özgür irade ürünü olduğunun ve baskı altında alınmadığının mahkemece araştırılması zorunludur. Baskıyla şikâyet geri çektirme olgusunun tespiti; hem cinsel saldırı hem de tehdit suçu kapsamında ayrıca değerlendirilebilmektedir.
Yargıtay – 102/3-d Birden Fazla Kişi: Koordineli Katılım Zorunlu
Yargıtay; TCK 102/3-d kapsamındaki “birden fazla kişi tarafından birlikte” nitelikli hâlinin oluşabilmesi için faillerin koordineli ve aktif biçimde suça katılması gerektiğini içtihat etmektedir. Olay yerinde bulunan ancak bağımsız biçimde hareket eden ya da yalnızca seyirci konumunda kalan kişiler bu bent kapsamında fail sayılmamaktadır. İştirak iradesinin ve aktif katkının somut olgularla kanıtlanması zorunludur.
Yargıtay – Mağdurun İstikrarlı Beyanı: Fiziksel Delil Bulunmamasını Tamamlayabilir
Yargıtay; cinsel saldırı davalarında fiziksel ya da biyolojik delil her zaman mevcut olmadığından mağdur beyanının merkezi delil konumuna geçtiğini kabul etmektedir. Mahkûmiyet için beyanın; soruşturmadan duruşmaya kadar esaslı çelişkiler içermemesi, olayı ayrıntılı ve inandırıcı biçimde aktarması, gönüllü ve ısrar olmaksızın ifade edilmesi ve diğer dolaylı olgularla desteklenmesi zorunludur. Beyan tek başına yeterli olabilmekle birlikte; tek kanıta dayanan mahkûmiyet kararlarında Yargıtay yüksek bir titizlik standardı uygulamaktadır.
Yargıtay – 102/4 Kasten Yaralama ile Gerçek İçtima: Ağır Netice Ayrı Suç
Yargıtay; cinsel saldırı sırasında başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine (kemik kırığı, organ kaybı, bitkisel hayat) yol açması hâlinde; hem TCK 102 hem de TCK 87 (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) kapsamında ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Cinsel saldırı cezası; kasten yaralama cezasını emmez. Bu içtima; toplam yaptırım yükünü önemli ölçüde artırmaktadır.
Yargıtay – Savunamayacak Durumda Kişi (102/3-a): Fırsatçı Kullanım Bilinmeli
Yargıtay; TCK 102/3-a’nın uygulanabilmesi için failin mağdurun savunamaz durumda olduğunu bildiğini ya da bilebilecek konumda olduğunun kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. Uyku hâlindeki ya da bilinç kaybı yaşayan mağdura karşı cinsel saldırı; bu durumun fırsat olarak bilinçle değerlendirildiğinin ortaya konulmasıyla nitelikli hâle geçmektedir. Rastlantısal durum farkındalığı yeterli olmayıp bilinçli kullanımın ispat edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay – Zamanaşımının Mağdurun 18 Yaşından Başlaması
Yargıtay; mağdurun küçük olduğu cinsel saldırı davalarında dava zamanaşımının; fiilin işlendiği tarihten değil, mağdurun 18 yaşını tamamladığı tarihten itibaren işlemeye başladığını içtihat etmektedir. Bu özel kural; çocukluk çağında uğranan cinsel saldırının erişkinlik döneminde de hukuken takip edilebilmesini güvence altına almaktadır. Bu nedenle çocuklukta maruz kalınan cinsel saldırı için 18 yaş sonrasında da şikâyet hakkı devam etmektedir.
Yargıtay – Hizmet İlişkisinin Nüfuz Kötüye Kullanımı (102/3-b): İlişkinin Araçsallaştırılması Zorunlu
Yargıtay; TCK 102/3-b’deki hizmet ilişkisi nitelikli hâlinin uygulanabilmesi için; salt aynı kurumda çalışmanın yetmediğini, hizmet ilişkisinin sağladığı otoritenin cinsel saldırı için bilinçli biçimde araçsallaştırıldığının kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. İş güvencesini tehdit eden ima ya da kariyer baskısı yoluyla oluşturulan psikolojik baskı; bu araçsallaştırmanın tipik göstergeleri olarak kabul edilmektedir.
Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 102
Cinsel saldırı suçunun cezası nedir?
Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis. Cinsel saldırı (kapsamlı temas) için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis. Organ veya cisim sokulması (tecavüz) için 12 yıldan az olmamak üzere hapis. Nitelikli hâllerde ceza yarı artırılır; bitkisel hayat ya da ölüm sonucu ağırlaştırılmış müebbet uygulanır. Cinsel suçlarda koşullu salıverilme cezanın 3/4’ünün infazından sonra mümkündür.
Eşe karşı cinsel saldırı Türkiye’de suç mudur?
Evet. TCK 102/2; eşe karşı zorla organ sokulması biçimindeki cinsel saldırıyı açıkça suç saymaktadır. Ceza aralığı eş dışı mağdurlarla aynıdır: 12 yıldan az olmamak üzere hapis. Tek fark; bu suçun şikâyete bağlı olmasıdır; eş şikâyet etmezse ya da şikâyetinden vazgeçerse kovuşturma açılmaz ya da düşer.
Cinsel saldırı davasında savunma ne yapabilir?
Başlıca savunma argümanları şunlardır: (1) Rıza savunması — mağdurun gerçek, özgür ve bilinçli rızasının varlığının kanıtlanması. (2) Kimlik savunması — eylemin iddia edilen failden değil başkasından kaynaklandığının ortaya konulması. (3) Nitelendirme savunması — eylemin daha ağır cinsel saldırı değil sarkıntılık kapsamında kalması ya da cinsel amaç taşımadığının gösterilmesi. (4) Delil yetersizliği — mağdur beyanındaki çelişkilerin ve destekleyici delil eksikliğinin somutlaştırılması. Her dava; kendi özgün koşulları içinde değerlendirilmektedir.
Cinsel Saldırı Suçunda Danışmanlık Alın
TCK 102 kapsamındaki davalar; sarkıntılık ile daha ağır cinsel saldırı arasındaki nitelendirme, rıza analizinin adlî tıp ve tanık desteğiyle kurulması, eşe karşı suçta şikâyet stratejisi, nitelikli hâl artırımlarının hesaplanması, kasten yaralama ile gerçek içtima değerlendirmesi ve mağdurun beyanının doğru aktarılması bakımından hem mağdur hem de sanık için deneyimli bir ceza avukatı gerektirmektedir. Soruşturmanın ilk dakikasından temyize kadar yanınızda olalım.