Ara Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti – TCK 32 | 2026 - Av. Murat Karakoç

Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti – TCK 32 | 2026

Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti – TCK 32

TCK Madde 32 Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti – 2026

Durum / DeĞişiklik Hukuki Sonuç
32/1 – Tam ceza ehliyetsizliği Ceza verilmez — güvenlik tedbirine hükmolunur
32/1 – Verilen karar türü “Ceza verilmesine yer olmadığı” kararı (beraat değil)
32/2 – Kısmi ceza ehliyetsizliği (ağırlaştırılmış müebbet) 25 yıl hapis
32/2 – Kısmi ceza ehliyetsizliği (müebbet hapis) 20 yıl hapis
32/2 – Kısmi ceza ehliyetsizliği (diğer hâller) 1/6’dan fazla olmamak üzere indirim
32/2 – 2025 değişikliği Kısmi ehliyetsizlikte de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri zorunlu (7571/14 md.)
Güvenlik tedbiri (TCK 57) Yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi
Ehliyetsizliğin tespiti Adlî Tıp Kurumu ya da tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesi raporu
Suç anında hastalığın varlığı Zorunlu — sonradan ortaya çıkan hastalık 32’yi uygulatmaz
Her psikolojik rahatsızlık 32’yi oluşturmaz Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayı ya da davranış yönlendirmeyi etkiler nitelikte olmalı
İki Kritik Eksik Aktarım: Bazı arama sonuçlarında “akıl hastalarına beraat kararı verilir” ve “32/2’de güvenlik tedbiri ihtiyari” ifadeleri yer almaktadır. Her ikisi de hatalıdır. Birincisi: TCK 32/1 kapsamındaki kişiler hakkında beraat değil, “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilir; bu iki karar hukuken birbirinden farklıdır ve farklı sonuçlar doğurur. İkincisi: 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle TCK 32/2’ye eklenen değişiklikle; kısmi ceza ehliyetsizliği hâlinde de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Bu değişiklik öncesinde tedbir mahkeme takdirindeydi.

Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi; akıl hastalığının fail üzerindeki etkisini iki kademede ele almaktadır: tam ceza ehliyetsizliği hâlinde ceza verilmemekte ve güvenlik tedbirine hükmedilmekte; kısmi ehliyetsizlik hâlinde ise özel indirim mekanizmaları devreye girmektedir. 24 Aralık 2025’te yapılan değişiklikle kısmi ehliyetsizlik durumunda da akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanması zorunlu hâle getirilmiş; madde önemli ölçüde güçlendirilmiştir.

TCK Madde 32 Kanun Metni (Güncel — 2026)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 32 (Son değişiklik: 24/12/2025–7571/14 md.)

Akıl hastalığı

(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

2025 Değişikliğinin Önemi: 32/2’de Güvenlik Tedbiri Artık Zorunlu

24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle TCK 32/2’nin son cümlesi yeniden düzenlenmiştir. Bu değişiklikle; kısmi ceza ehliyetsizliği hâlinde de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi zorunlu hâle getirilmiştir.

Durum DeĞişiklik Öncesi (–24/12/2025) DeĞişiklik Sonrası (24/12/2025+)
TCK 32/1 — Tam ehliyetsizlik Güvenlik tedbiri zorunlu DeĞişiklik yok — hâlâ zorunlu
TCK 32/2 — Kısmi ehliyetsizlik Güvenlik tedbiri ihtiyari (mahkeme takdiri) Güvenlik tedbiri zorunlu
TCK 32/1 — Tam Ceza Ehliyetsizliği
TCK 32/1 — Tam Ceza Ehliyetsizliği

TCK 32/1 — Tam Ceza Ehliyetsizliği: İki Koşuldan Biri

Birinci fıkranın uygulanabilmesi için aşağıdaki iki koşuldan en az birinin varlığı zorunludur:

Koşul Açıklama Tespit Yöntemi
Algılama yeteneğinin tamamen ortadan kalkması Failin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını hiç kavrayamaması Adlî Tıp Kurumu uzman raporu
Davranış yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalması Failin ne yaptığını anlasa dahi davranışını kontrol etme kapasitesini büyük ölçüde yitirmesi Adlî Tıp Kurumu uzman raporu
Her akıl hastalığı bu fıkrayı oluşturmaz: Yargıtay içtihadına göre kişinin akıl hastası olduğunun tıbbi açıdan belgelenmiş olması; tek başına 32/1’in uygulanması için yeterli değildir. Hastalığın o suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlamını ve sonuçlarını kavramayı ya da davranışı yönlendirmeyi fiilen engellediğinin kanıtlanması zorunludur.

Beraat ile “Ceza Verilmesine Yer Olmadığı” Kararının Farkı

TCK 32/1 kapsamındaki kişiler hakkında verilecek karar türü; uygulamada sıkça karıştırılan kritik bir meseledir:

Karar Türü Hukuki Nitelik Pratik Sonucu
Beraat Suç işlenmemiştir ya da fail bu suçu işlememiştir Tam aklanma; güvenlik tedbiri uygulanamaz
Ceza verilmesine yer olmadığı Suç işlenmiştir; fail de bu kişidir; ancak ceza ehliyeti yoktur Ceza verilmez ama güvenlik tedbirine hükmedilir
Uygulama hatası: Akıl hastası sanık hakkında yanlışlıkla “beraat” kararı verilmesi; hem güvenlik tedbirinin uygulanamaması hem de kararın hukuki niteliğinin yanlış kurulması bakımından bozma sebebi oluşturmaktadır. Doğru karar; “ceza verilmesine yer olmadığına” ve güvenlik tedbirine hükmolunmasıdır.

TCK 32/2 — Kısmi Ceza Ehliyetsizliği: İndirim Mekanizmaları

Müebbet Hapis Yerine Süreli Hapis

Kısmi ceza ehliyetsizliği hâlinde kanun koyucu; müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet için sabit alternatif cezalar belirlemiştir:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis → 25 yıl hapis
  • Müebbet hapis → 20 yıl hapis

Bu dönüşüm; mahkeme takdiri olmaksızın otomatik biçimde gerçekleşmektedir. Suçun niteliği ya da failin kişisel özellikleri bu indirimin önünde durmamaktadır.

Diğer Hâllerde 1/6 Sınırlı İndirim

Süreli hapis cezasının söz konusu olduğu hâllerde verilecek ceza; altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilmektedir. Bu indirim zorunlu değil; mahkemenin takdir yetkisine bırakılmıştır.

Önemli: “İndirilebilir” ifadesi mahkemenin indirim yapmak zorunda olmadığını göstermektedir. Yargıtay; bu takdir yetkisinin hastalığın şiddeti, fiilin niteliği ve kısmi ehliyetsizliğin kapsamıyla orantılı biçimde kullanılmasını içtihat etmektedir. İndirim yapılmadığında ya da uç oranda uygulandığında gerekçe gösterilmesi zorunludur.

TCK 57 — Güvenlik Tedbiri: Yüksek Güvenlikli Sağlık Kurumu

32/1 ve 32/2 kapsamında güvenlik tedbirine hükmedilen kişiler; TCK 57 uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmaktadır. Bu tedbirde süre belirli değildir; hastalığın seyrine ve kişinin toplum için yarattığı tehlikenin ortadan kalkmasına bağlıdır.

Tedbirin Özelliği Açıklama
Süre Belirli değil — tehlikeliliğin devamına bağlı
Gözden geçirme Düzenli aralıklarla mahkeme tarafından değerlendirilir
Sona erme Kişinin toplum için tehlike oluşturmadığına karar verilmesiyle
Tedbirin amacı Hem toplumun korunması hem kişinin tedavisi

Ceza Ehliyetini Etkileyen Hastalık Türleri ve Sınırlar

TCK 32 Kapsamına Girebilecek Hastalıklar

Adlî Tıp Kurumu içtihadında; aşağıdaki durumlarda 32/1 ya da 32/2 değerlendirmesi yapılabilmektedir:

  • Şizofreni ve psikotik bozukluklar (ağır dönemde)
  • Ağır bipolar bozukluk (mani ya da depresif psikoz evresinde)
  • Demans ve organik beyin bozuklukları (ağır düzeyde)
  • Ağır entellektüel yetersizlik
  • Dissosiyatif bozukluklar (ağır geçici durumlarda)

Bu hastalıkların varlığı; tek başına 32’yi tetiklemez. Hastalığın suç anındaki şiddetinin ve fiilin algılanması üzerindeki somut etkisinin adlî tıp raporu ile belgelenmesi zorunludur.

TCK 32 Kapsamına Girmeyen Durumlar
  • Hafif ya da orta düzey depresyon (yönlendirme yeteneğini ortadan kaldırmadığı hâllerde)
  • Kişilik bozuklukları (antisosyal, narsistik vb.) — Yargıtay bu kategorilerde 32’yi nadiren uygulamaktadır
  • Madde bağımlılığı (istemli kullanım kökenli; TCK 34 ayrıca değerlendirilebilir)
  • Hafıza zayıflığı ya da yaşlılık (tek başına 32 koşulunu karşılamaz)

Istemli sarhoşluk ve uyuşturucu kullanımı: Kişi kendi iradesiyle alkol ya da uyuşturucu alarak bu hâle gelmişse TCK 32 değil TCK 34 uygulanmaktadır; bu hâlde de ceza verilmesi kural olarak devam etmektedir.

Adlî Tıp Raporunun Hukuki Niteliği ve Mahkemenin Rolü

TCK 32’nin uygulanabilmesi için Adlî Tıp Kurumu’ndan ya da tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden alınan uzman raporu zorunludur. Ancak mahkeme bu raporu sorgusuz sualsiz kabul etmek zorunda değildir:

Mahkemenin bağımsız değerlendirme yetkisi: Yargıtay içtihadına göre adlî tıp raporu; mahkeme için yol gösterici olmakla birlikte bağlayıcı değildir. Rapordaki sonuca katılmayan mahkeme; gerekçe göstererek farklı bir karar verebilir ya da ek uzman görüşü alabilir. Ancak rapor olmaksızın 32 uygulamak ya da raporu herhangi bir gerekçe göstermeksizin reddetmek bozma sebebi oluşturmaktadır.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 32

Yargıtay – Beraat Değil “Ceza Verilmesine Yer Olmadığı” Kararı Verilmeli

Yargıtay; TCK 32/1 kapsamındaki sanık hakkında “beraat” kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu içtihat etmektedir. Suçun işlendiği ve failin bu kişi olduğu saptanmış; yalnızca ceza ehliyeti bulunmadığı için ceza verilmemesi söz konusudur. Bu durumda verilecek karar; “ceza verilmesine yer olmadığına” ve güvenlik tedbirine hükmolunmasıdır. Beraat kararı verilmesi; hem güvenlik tedbirinin uygulanmasını engellemekte hem de kararın hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır.

Yargıtay – Akıl Hastalığının Suç Anında Var Olması Zorunlu

Yargıtay; TCK 32’nin uygulanabilmesi için akıl hastalığının yalnızca yargılama sırasında değil, suçun işlendiği anda da etkin biçimde var olduğunun kanıtlanması gerektiğini içtihat etmektedir. Suçtan sonra ortaya çıkan ya da sonradan tedaviyle geçici hâle gelen bir hastalık; 32’nin uygulanmasına zemin hazırlamaz. Fiil tarihindeki hastalık durumunu belirlemede; olayın tanıkları, failin davranışları ve tıbbi geçmişi birlikte değerlendirilmektedir.

Yargıtay – Adlî Tıp Raporuna Rağmen Mahkemenin Bağımsız Değerlendirme Yetkisi

Yargıtay; adlî tıp raporunun mahkeme için yol gösterici nitelik taşıdığını; ancak mahkemenin rapordaki sonuca katılmadığı hâllerde ayrıntılı gerekçe göstererek farklı bir değerlendirme yapabileceğini ya da ek uzman görüşü alabileceğini içtihat etmektedir. Raporu herhangi bir gerekçe göstermeksizin kabul etmemek ya da tam tersi gerekçesiz kabul etmek; her iki hâlde de bozma sebebi oluşturmaktadır.

Yargıtay – Kişilik Bozukluklarının TCK 32 Kapsamında Değerlendirilmesi

Yargıtay; antisosyal kişilik bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu ya da narsistik kişilik bozukluğu gibi tanıların; tek başına akıl hastalığı kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve bu tanıların 32/1 ya da 32/2 uygulanması için yeterli olmadığını içtihat etmektedir. Bu bozuklukların; fiilin hukuki anlam ve sonuçlarının algılanmasını ya da davranış yönlendirme yeteneğini fiilen ortadan kaldırdığının ya da önemli derecede azalttığının somut olgularla ortaya konulması gerekmektedir.

Yargıtay – 32/2 İndiriminde Mahkemenin Gerekçe Gösterme Zorunluluğu

Yargıtay; TCK 32/2 kapsamındaki süreli hapis için öngörülen 1/6 indiriminin mahkeme takdirine bırakılmış olduğunu; ancak indirim yapılıp yapılmamasının ve uygulanan oranın hastalığın şiddeti, kısmi ehliyetsizliğin kapsamı ve failin durumundan oluşan gerekçeyle açıklanması zorunlu olduğunu içtihat etmektedir. Gerekçesiz indirim ya da gerekçesiz indirim reddi; bozma sebebi oluşturmaktadır.

Yargıtay – Güvenlik Tedbirinin Süresi: Tehlikeli Olmama Koşuluna Bağlı

Yargıtay; TCK 57 kapsamındaki güvenlik tedbirinin; belirli bir süreyle sınırlı tutulmasının mümkün olmadığını ve kişinin toplum için tehlike oluşturmaktan çıktığının saptanmasına kadar devam etmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Belirli bir süre öngören güvenlik tedbiri kararları; bu sürenin dolmasından sonra yeniden değerlendirme yapılmaması hâlinde hak ihlaline yol açabilmektedir.

Yargıtay – İstemli Alkol/Uyuşturucuyla Aranan Ehliyetsizlik Hâlinde TCK 34 Uygulanır

Yargıtay; kişinin kendi iradesiyle alkol ya da uyuşturucu alarak kendini ehliyetsiz hâle getirdiği durumlarda TCK 32 değil TCK 34’ün uygulanması gerektiğini içtihat etmektedir. İradî sarhoşluk ya da istemli uyuşturucu kullanımı; cezasızlık hâli değil; belirli koşullarda ceza indirimine yol açan ayrı bir düzenlemedir. Bu iki maddenin karıştırılması; nitelendirme hatası oluşturmaktadır.

Yargıtay – TCK 32’nin Uygulanmasında Psikotik Epizod Dönemi Tespitinin Önemi

Yargıtay; şizofreni ya da bipolar bozukluk gibi epizodik seyir gösteren akıl hastalıklarında; suçun işlendiği dönemin aktif psikotik bir dönem mi yoksa remisyon (iyileşme) dönemi mi olduğunun tıbbi belgelerle kesin biçimde saptanması gerektiğini içtihat etmektedir. Remisyon döneminde işlenen fiiller için 32 uygulanamaz; aktif psikotik dönemde işlenen fiillerde ise hastalığın etkisinin derecesi ayrıca değerlendirilmektedir.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 32

Akıl hastası ceza alır mı?

Tam ceza ehliyetsizliği hâlinde (32/1) ceza verilmez; ancak güvenlik tedbirine hükmedilir. Kısmi ehliyetsizlik hâlinde (32/2) ise indirimli ceza verilmekte ve 2025 değişikliğiyle birlikte ayrıca güvenlik tedbirine de hükmedilmektedir. Her psikiyatrik tanı otomatik olarak cezasızlık sonucu doğurmaz; hastalığın suç anındaki etkisinin Adlî Tıp Kurumu raporu ile belgelenmesi zorunludur.

Akıl hastası hakkında neden “beraat” kararı verilmiyor?

Beraat; suçun işlenmediği ya da failin bu kişi olmadığı anlamına gelir. TCK 32/1 hâlinde ise suç işlenmiştir; fail de o kişidir; ancak ceza ehliyeti yoktur. Bu nedenle karar; “ceza verilmesine yer olmadığına” şeklinde kurulmaktadır. Beraat kararı verilseydi güvenlik tedbiri uygulanamayacak; kişi hem cezasız hem de tedbire tabi olmadan serbest kalacaktı. Bu; hem toplum güvenliği hem de failin tedavisi bakımından kabul edilemez bir sonuç olurdu.

Sanığın akıl hastalığından yararlanmak için ne yapılmalı?

Savunma avukatı; soruşturma ya da kovuşturma aşamasında sanığın psikiyatrik geçmişine ilişkin tıbbi belgeleri mahkemeye sunmalı ve Adlî Tıp Kurumu’ndan ya da yetkili bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden uzman raporu alınması için talepte bulunmalıdır. Rapor; salt tanı değil suç anındaki hastalık etkisini de içermelidir. Suçtan önce ya da suç günü psikiyatrik kriz yaşandığına dair belgeler; adlî tıp değerlendirmesinde kritik öneme sahiptir.

Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti Konusunda Danışmanlık Alın

TCK 32 kapsamındaki davalar; doğru karar türünün kurulması (beraat değil ceza verilmesine yer olmadığı), Adlî Tıp raporu ile mahkemenin bağımsız değerlendirmesi arasındaki denge, psikotik epizod döneminin tespiti, 2025 değişikliğiyle zorunlu hâle gelen güvenlik tedbirinin uygulanması ve 32/2 indiriminin gerekçelenmesi bakımından hem ceza hukuku hem de adlî tıp süreçlerine hâkim deneyimli bir avukat gerektirmektedir.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA