Ara TCK Madde 109: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma - 2026

TCK Madde 109: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma – 2026

TCK Madde 109: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

TCK Madde 109 – Hızlı Ceza Özeti (2026 Güncel)

Hâl Temel Ceza Nitelikli Hâl (+1 kat) Cinsel Amaç (+1/2)
109/1 – Temel hâl 1 – 5 yıl hapis 2 – 10 yıl hapis 3 – 15 yıl hapis
109/2 – Cebir/tehdit/hile ile 2 – 7 yıl hapis 4 – 14 yıl hapis 6 – 21 yıl hapis
109/4 – Ekonomik kayıp Ayrıca 1.000 güne kadar adlî para cezası
Şikâyet Şikâyet aranmaz, savcılık re’sen soruşturur
Uzlaşma Mümkün değil (tüm hâller)
Zamanaşımı 15 yıl (temel hâl) – 25 yıl (nitelikli/cinsel amaçlı)
Görevli Mahkeme 109/1: Asliye Ceza | 109/2 ve üzeri: Ağır Ceza
Tutuklama Katalog suç – tutuklama kararı verilebilir

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenler. Suç; bir kimseyi hukuka aykırı biçimde bir yere gitmekten alıkoymak ya da bir yerde tutmak olarak tanımlanır. Sokakta, evde, araçta ya da işyerinde gerçekleşebilir; fiziksel engelleme yanı sıra tehdit, hile ya da silah kullanımıyla da işlenebilir. Temel ceza 1–5 yıl hapistir; cebir, silah, birden fazla kişi veya çocuğa karşı işlendiğinde bu sınır ikiye katlanır, cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ayrıca yarı oranında artırılır.

Bu yazıda TCK 109’un tüm fıkraları, nitelikli hâller, hesaplanmış ceza tablosu, görevli mahkeme ayrımı, fidye amaçlı adam kaçırma, aile içi özgürlük kısıtlaması ve Yargıtay içtihadı; ceza hukuku alanında deneyimli avukatlık perspektifiyle kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.

TCK Madde 109 Kanun Metni (Resmî Metin)

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 109Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Madde 109– (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun;

  • a) Silahla,
  • b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  • e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı,
  • f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun koruduğu hukukî değer, kişilerin bir yere gitmek ve bir yerde kalmak konusundaki serbestçe karar verme hakkıdır. Bu özgürlük, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan temel bir bireysel haktır.

Suç; mağdurun hareket serbestisinin fiziksel, psikolojik ya da başka bir yolla hukuka aykırı biçimde kısıtlanmasıyla oluşur. Kişinin içeride uyurken kapısının kilitlenmesi, araçtan ineceği sırada zorla tutulması, odasına kilitlenmesi ya da güçle bir yere götürülmesi bu suçun tipik örnekleridir.

Suçun Temel Unsurları

1. Özgürlük kısıtlaması: Mağdurun hareket serbestisinin fiilen engellenmesi gerekir. Kısıtlamanın belirli bir süre devam etmesi şart değildir; kısa süreli bir alıkoyma da suç oluşturabilir. Öte yandan kısıtlamanın somut biçimde gerçekleşmesi gerekir; yalnızca tehdit ya da sözlü baskı tek başına bu suçu oluşturmaz (bu durumda TCK 106 devreye girebilir).

2. Hukuka aykırılık: Özgürlüğü kısıtlayan eylemin hukuki dayanaktan yoksun olması zorunludur. Yasal bir gözaltı, tutuklama ya da usulüne uygun koruyucu tedbir bu suçu oluşturmaz; zira bu hâller hukuka uygundur. Belirleyici olan, failin hukuki yetkisi bulunmaksızın hareket etmesidir.

3. Kasıt: Fail, mağdurun hareket serbestisini kısıtladığının bilincinde olmalı ve bunu istemelidir. Taksirle gerçekleştirilen hürriyet kısıtlaması bu suçu oluşturmaz.

Rızanın rolü: Mağdurun rızasıyla gerçekleştirilen bir alıkoyma suç oluşturmaz. Ancak rızanın hile, yanıltma ya da baskı altında alınmış olması hâlinde bu rıza geçersizdir ve suç oluşmaya devam eder. Başlangıçta rıza olan ama sonradan vazgeçilen durumlarda, mağdurun vazgeçtikten sonra serbest bırakılıp bırakılmadığı belirleyicidir.

TCK 109 Fıkralarının Ayrıntılı Analizi

109/1 – Temel Hâl: 1 – 5 Yıl Hapis

Birinci fıkra, suçun temel hâlini düzenler. Cebir, tehdit ya da hile kullanılmaksızın, salt fiilî engellemeyle gerçekleştirilen hürriyet kısıtlaması bu kapsamdadır.

Örnek: Uyuyan kişinin kapısını dışarıdan kilitlemek; mağduru bir odaya kapatıp kapıyı tutmak; aracı durdurup mağdurun inmesine izin vermemek.

Görevli mahkeme: Yalnızca 109/1 kapsamında kalan davalarda Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir.

Ceza hesabı: Temel 1–5 yıl + nitelikli hâl (bir kat artırım) = 2–10 yıl. Cinsel amaç eklenmesi hâlinde bu rakamlar yarı oranında artırılır: 3–15 yıl.

109/2 – Cebir, Tehdit veya Hile ile: 2 – 7 Yıl Hapis

İkinci fıkra; suçun cebir (fiziksel güç kullanma), tehdit (psikolojik baskı) veya hile (aldatma) yoluyla işlendiği hâlleri düzenler ve temel hâle göre çok daha ağır bir ceza öngörür.

  • Cebir: Mağdurun direncini kırmak ya da hareketsiz kılmak için uygulanan fiziksel güç. Bağlama, kelepçeleme, itme, tutma gibi eylemler bu kapsamdadır.
  • Tehdit: Mağduru belirli bir yerde kalmaya ya da gitmemeye zorlamak amacıyla zarar vereceğini söylemek. Sözlü ya da davranışsal bir tehdit yeterlidir.
  • Hile: Mağduru aldatarak istenen yere çekmek ya da tutmak. “Seni hastaneye götüreceğim” diyerek farklı bir yere götürmek tipik bir örnektir.

Görevli mahkeme: TCK 109/2 kapsamındaki davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir.

Ceza hesabı (109/2 + nitelikli hâl): 2–7 yıl × 2 = 4–14 yıl. Cinsel amaç eklenirse: 6–21 yıl hapis.

109/3 – Nitelikli Hâller: Ceza Bir Kat Artırılır

Aşağıdaki hâllerin varlığında 109/1 veya 109/2’ye göre belirlenen temel ceza bir kat (×2) artırılır:

a) Silahla: Ateşli silah, kesici–delici alet ya da TCK 6/1-f kapsamındaki diğer araçların kullanılması. Silahın mağdura yönelik tutulması ya da gösterilmesi yeterlidir; ateş açılması zorunlu değildir.

b) Birden fazla kişi tarafından birlikte: Suçun icra hareketlerinin birden fazla fail tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmesi gerekir (müşterek faillik). Yalnızca azmettiren ya da yardım eden konumundaki kişilerin varlığı bu nitelikli unsuru oluşturmaz.

c) Kamu görevi nedeniyle: Suçun, mağdurun yerine getirdiği kamu görevi gerekçesiyle işlenmesi. Failin kamu görevlisi olması şart değildir; önemli olan güdünün mağdurun göreviyle bağlantılı olmasıdır. Bir hâkimin verdiği karara tepki olarak yakınının kaçırılması bu hâle örnek verilebilir.

d) Kamu görevinin nüfuzunu kötüye kullanmak: Failin kamu görevlisi sıfatından kaynaklanan otoritesini, mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanması. Failin fiil sırasında aktif görevde olması şartı aranmaz.

e) Üstsoy, altsoy, eş veya boşandığı eşe karşı: Aile fertlerine yönelik özgürlük kısıtlaması. Boşanılan eşin dahil edilmesi, aile içi şiddet örüntüsüne verilen hukuki yanıtın bir parçasıdır. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbirler de bu hâlle birlikte uygulanabilir.

f) Çocuğa ya da savunmasız kişiye karşı: 18 yaş altı bireyler ve beden/ruh sağlığı bakımından kendini koruyamayacak durumda olan kişiler (yaşlılar, ağır engelliler vb.) bu kapsamdadır.

109/4 – Ekonomik Kayıp: Ayrıca 1.000 Güne Kadar Adlî Para Cezası

Suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, hapis cezasına ek olarak ayrıca 1.000 güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu, netice sebebiyle ağırlaştırma niteliğinde bir hükümdür; dolayısıyla failde bu sonuca yönelik kastın bulunması gerekmez.

“Önemli ekonomik kayıp” ölçütü somut olayda değerlendirilir. Mağdurun işini kaybetmesi, önemli bir ticari fırsatı yitirmesi ya da tutulduğu süre boyunca ciddi gelir kaybına uğraması bu ölçütü karşılayabilir.

Adlî para cezasının hesabı: Gün sayısı × günlük tutar (20–100 TL). Azami: 1.000 gün × 100 TL = 100.000 TL.

109/5 – Cinsel Amaçla İşlenmesi: Yarı Oranında Ek Artırım

Suçun cinsel bir amaçla —mağduru cinsel saldırıya maruz bırakmak, cinsel içerik elde etmek ya da cinsel davranışa zorlamak amacıyla— işlenmesi hâlinde, uygulanacak ceza yarı oranında daha artırılır.

Bu artırım, 109/1 veya 109/2’ye göre belirlenen ve nitelikli hâl varsa zaten artırılmış olan cezanın üzerine ayrıca uygulanır. Yani artırımlar kümülatif değil ardışıktır.

Hesaplama örneği: Temel hâl (109/1): 1–5 yıl → Nitelikli hâl (+1 kat): 2–10 yıl → Cinsel amaç (+1/2): 3–15 yıl hapis.

Önemli: Cinsel amaçla özgürlük kısıtlaması ayrıca cinsel saldırıyla (TCK 102) sonuçlanmışsa, her iki suçtan da bağımsız ceza verilir; gerçek içtima hükümleri uygulanır.

Cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, aynı zamanda ağır bir katalog suç niteliği taşır. Bu nedenle tutuklama kararı verilmesi ihtimali son derece yüksektir; olay anından itibaren avukat talep edilmesi zorunludur.
109/6 – Kasten Yaralama ile Birleşme

Suçun işlenmesi amacıyla ya da işlendiği sırada, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinden (TCK 87) biri gerçekleşirse; ayrıca TCK 87 kapsamında da ceza verilir. Gerçek içtima hükümleri çerçevesinde her iki suçtan bağımsız ceza belirlenir ve infazda toplama kuralları uygulanır.

Bu hüküm yalnızca TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış yaralama hâllerini kapsar. Basit kasten yaralama (TCK 86) veya taksirle yaralama (TCK 89) bu fıkranın tatbik alanı dışındadır; bu hâllerde genel içtima kuralları uygulanır.

Hesaplanmış Ceza Tablosu – TCK 109 (2026 Güncel)

Temel Fıkra Temel Ceza + Nitelikli Hâl (×2) + Cinsel Amaç (×1,5)
109/1 alt sınır 1 yıl 2 yıl 3 yıl
109/1 üst sınır 5 yıl 10 yıl 15 yıl
109/2 alt sınır 2 yıl 4 yıl 6 yıl
109/2 üst sınır 7 yıl 14 yıl 21 yıl
Tablonun okunması: Hâkim önce 109/1 ya da 109/2 kapsamındaki temel cezayı belirlenir; nitelikli hâl varsa bu ceza ikiye katlanır; cinsel amaç varsa bulunan ceza yarı oranında daha artırılır. Üzerine iyi hâl indirimi (TCK 62), etkin pişmanlık ve diğer bireyselleştirme ölçütleri ayrıca uygulanır.

AI Modunun Hatasını Düzeltelim: Görevli Mahkeme

Google AI bakışında “Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir” yazıyor. Bu bilgi eksik ve yanıltıcıdır. Doğrusu şöyledir:

Suç Hâli Görevli Mahkeme
109/1 – Temel hâl (1–5 yıl) Asliye Ceza Mahkemesi
109/2 – Cebir/tehdit/hile (2–7 yıl) Ağır Ceza Mahkemesi
109/2 + 109/3 nitelikli (4–14 yıl) Ağır Ceza Mahkemesi
109/5 – Cinsel amaçlı herhangi bir hâl Ağır Ceza Mahkemesi

Pratikte çoğu TCK 109 davası cebir ya da tehdit unsuru içerdiğinden Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür. Görev itirazının zamanında yapılmaması usul hatası oluşturabilir; bu nedenle savunma avukatının bu noktayı baştan tespit etmesi büyük önem taşır.

Suçun Özel Görünümleri

Fidye Amaçlı Adam Kaçırma

Fidye amacıyla kişi kaçırmak, Türk hukukunda sıklıkla birden fazla suçu aynı anda oluşturur:

  • TCK 109: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (genellikle 109/2 + nitelikli hâller).
  • TCK 148 (gasp/yağma): Fidye talebi, cebir ya da tehdit yoluyla menfaat elde etme anlamına geldiğinden ayrıca gasp suçunu oluşturur.
  • TCK 314 veya örgüt suçları: Örgütlü kaçırma eylemleri için ek suç hükümleri devreye girebilir.

Gerçek içtima hükümleri uyarınca her suçtan ayrı ceza belirlenir; cezalar toplanarak infaz edilir. Bu tür davalar son derece ağır yaptırımlar içerdiğinden soruşturmanın en başından avukat desteği hayati önem taşır.

Aile İçinde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Eşin ya da çocuğun evde hapsedilmesi, dışarı çıkmasına fiziksel olarak izin verilmemesi, pasaportuna el konularak yurt dışına çıkışının engellenmesi gibi eylemler TCK 109 kapsamında değerlendirilir.

Aile içinde gerçekleşmesi durumunda TCK 109/3-e (eş/altsoy/üstsoy) nitelikli hâli uygulanır ve ceza bir kat artırılır. Eş ya da çocuğa karşı işlenmesi hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, iletişim yasağı gibi koruyucu tedbirler de aynı anda talep edilebilir.

Yabancı uyruklu eşin pasaportuna el koyarak ülkeden çıkışını engellemek, hem TCK 109 hem de uluslararası hukuk kapsamında ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu tür davalarda ayrıca yabancılar hukuku uzmanına başvurulması önerilir.
İşyerinde ve Kamu Kurumlarında Özgürlük Kısıtlaması

Bir çalışanın işyerinde zorla alıkoyulması; müşteri ya da ziyaretçinin bir kurumdan çıkışının engellenmesi; hastanede taburcu olmak isteyen hastanın hukuki yetkisiz biçimde tutulması gibi hâller bu suç kapsamında değerlendirilebilir.

Kamu görevlisi tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde (109/3-d) nitelikli hâl uygulanır. Özel güvenlik görevlilerinin yetki sınırlarını aşarak gerçekleştirdiği alıkoymalar da bu kapsamda suç oluşturabilir.

Dijital ve Psikolojik Hürriyet Kısıtlaması

Suçun yalnızca fiziksel engellemeyle oluşması gerekmez. Telefonuna el koyulması, internet erişiminin kesilmesi ya da sürekli gözetim altında tutularak özgür hareket edemez hâle getirilmesi gibi durumlar da—bütünsel bağlamda değerlendirildiğinde—TCK 109 kapsamına girebilir.

Yargıtay, bu tür hâllerde somut özgürlük kısıtlamasının varlığını nesnel olgulara dayalı olarak değerlendirir. Salt psikolojik baskı ya da duygusal kontrol tek başına suç oluşturmayabilir; ancak somut hareket engeliyle birleşmesi hâlinde suç tamamlanır.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Şikâyet Koşulu – Re’sen Soruşturma

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, olayı öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması ya da şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz.

Bununla birlikte mağdurun şikâyet dilekçesi vermesi; soruşturmanın hızlanmasını, mağdur sıfatı kazanılmasını ve delillerin güvence altına alınmasını kolaylaştırır. Olay anından itibaren savcılığa ya da kolluk kuvvetlerine başvurulması tavsiye edilir.

Uzlaşma Mümkün Müdür?

Hayır. TCK 109 kapsamındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu uzlaşma kapsamı dışındadır. CMK 253 uyarınca bu suçta uzlaştırma prosedürü uygulanmaz. Dava re’sen yürütülür ve uzlaşmayla sonuçlandırılamaz.

Zamanaşımı Süreleri

Dava zamanaşımı, azami cezaya göre belirlenir (TCK m. 66):

  • 109/1 temel hâl (azami 5 yıl): 15 yıl zamanaşımı.
  • 109/2 (azami 7 yıl): 15 yıl zamanaşımı.
  • 109/2 + nitelikli hâl (azami 14 yıl): 15 yıl zamanaşımı.
  • Cinsel amaçlı (azami 21 yıl): 25 yıl zamanaşımı.

Zamanaşımı suçun işlendiği tarihten başlar. Soruşturma açılması, iddianame düzenlenmesi veya tutuklama kararı zamanaşımını keserek yeniden başlatır.

HAGB, Erteleme ve Tutuklama

HAGB ve Erteleme İmkânı

TCK 109/1 kapsamında somut ceza 2 yıl veya altında belirlenirse HAGB kararı verilebilir. Koşullar: sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması, mağdurun zararının giderilmesi ve sanığın HAGB’ı kabul etmesi. 5 yıllık denetim süresi başarıyla tamamlanırsa dava düşer ve sicile işlenmez.

TCK 109/2 ve nitelikli hâllerde ceza genellikle 2 yılı aşacağından HAGB pratikte neredeyse olanaksızdır. Erteleme de yalnızca 2 yıl ve altındaki cezalarda mümkündür.

TCK 109/5 kapsamındaki cinsel amaçlı suçlarda ceza çok daha ağır olduğundan hem HAGB hem erteleme uygulanması son derece güçtür.

Tutuklama – Katalog Suç

TCK 109 kapsamındaki suçlar, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle kuvvetli suç şüphesinin varlığı, tutuklama kararı verilmesi için tek başına yeterli olabilir; ayrıca kaçma ya da delil karartma şüphesinin somut gerekçelerle ortaya konulması zorunluluğu hafifler.

Özellikle 109/2 ve nitelikli hâllerde tutuklama ihtimali yüksektir. Gözaltından itibaren ilk andan avukat talep edilmesi ve tutukluluğa itirazın zamanında yapılması kritik önem taşır.

Emsal Yargıtay Kararları – TCK Madde 109

Yargıtay – Kısa Süreli Alıkoyma ve Suçun OluşmasıYargıtay içtihadına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için belirli bir süre şartı aranmaz. Çok kısa süreli bir alıkoyma bile —saniyeler ya da birkaç dakika bile— mağdurun hareket serbestisini fiilen ortadan kaldırıyorsa suçu tamamlar. Önemli olan, mağdurun istediği anda özgürce hareket edemez hâle getirilmiş olmasıdır.

Yargıtay – Müşterek Faillik Şartı (109/3-b)TCK 109/3-b kapsamındaki “birden fazla kişi tarafından birlikte” nitelikli hâlinin uygulanabilmesi için suçun icra hareketlerinin birden fazla kişi tarafından müşterek biçimde gerçekleştirilmesi gerekir. Yalnızca azmettiren ya da yardım eden konumunda bulunan suç ortaklarının varlığı, bu nitelikli hâli oluşturmaz; her fail fiilî icra hareketine bizzat katılmış olmalıdır.

Yargıtay – Hukuka Uygunluk Nedeni Olarak Ebeveyn YetkisiEbeveynin küçük yaştaki çocuğunu belirli bir yerde tutması ya da dışarı çıkmasına izin vermemesi kural olarak hukuka aykırı sayılmaz; zira ebeveyn koruyuculuk ve gözetim yükümlülüğünden kaynaklanan yasal bir yetkiyi kullanmaktadır. Ancak bu yetkinin sınırlarını aşan, çocuğun sağlığını tehlikeye atan ya da açıkça haksız olan alıkoyma eylemleri TCK 109 kapsamında değerlendirilebilir. Her olay kendi somut koşullarında incelenir.

Yargıtay – TCK 109/6 ve Kasten Yaralamanın Ağırlaşmış HâlleriTCK 109/6’nın uygulanabilmesi için yalnızca kasten yaralama suçunun değil, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin (TCK 87) gerçekleşmesi şarttır. Basit kasten yaralama (TCK 86) ya da taksirle yaralama (TCK 89) bu fıkranın uygulama alanı dışındadır. Bu ayrımın yapılmaması, bozma sebebi teşkil eder.

Yargıtay – Cinsel Amaç Unsurunun İspatıTCK 109/5’in uygulanabilmesi için failin cinsel amacının somut olgularla kanıtlanması gerekir. Cinsel amaç; failin eylemleri, sözlü ifadeleri, iletişim kayıtları ve olay öncesi davranışları gibi nesnel olgulara bakılarak tespit edilir. Soyut bir iddia ya da çıkarım bu nitelikli hâlin uygulanması için yeterli değildir.

Sık Sorulan Sorular – TCK Madde 109

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası ne kadardır?

Temel hâlde (109/1) 1 yıldan 5 yıla kadar hapis; cebir, tehdit ya da hile ile işlenmesi hâlinde (109/2) 2 yıldan 7 yıla kadar hapis; nitelikli hâllerin varlığında temel ceza bir kat artırılır (örneğin 109/2 + nitelikli = 4–14 yıl); cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ise bu ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Bu suçta görevli mahkeme hangisidir?

Yalnızca TCK 109/1 kapsamındaki davalarda Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir. TCK 109/2 ve nitelikli hâl içeren davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Cinsel amaçlı suçlar da Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür.

Eşi eve kilitlemek suç mudur?

Evet. Eşin evden çıkmasına fiziksel olarak izin verilmemesi ya da eve kilitlenmesi, TCK 109/3-e kapsamında nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Ceza temel hâlin iki katına çıkar. Aynı zamanda 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve diğer koruyucu tedbirler de talep edilebilir.

Suç ne kadar sürer? Kısa bir süre tutmak da suç oluşturur mu?

Evet. Yargıtay içtihadına göre suçun oluşması için belirli bir süre şartı yoktur. Saniyeler ya da birkaç dakikalık bir alıkoyma bile mağdurun hareket serbestisini fiilen ortadan kaldırıyorsa suçu tamamlar.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile tehdit arasındaki fark nedir?

Tehdit (TCK 106), mağdurun karar verme özgürlüğüne psikolojik baskı uygulanmasıdır; fiziksel engel şart değildir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada (TCK 109) ise hareket serbestisinin fiilen —fiziksel ya da başka bir yolla— kısıtlanması gerekir. Tehdit, TCK 109/2 kapsamında bu suçun işleniş araçlarından biri de olabilir; bu durumda iki suç tek eylem içinde iç içe geçer.

Suçta uzlaşma mümkün müdür?

Hayır. TCK 109 kapsamındaki suçlarda uzlaşma yoluna gidilemez. Dava re’sen yürütülür; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ya da uzlaşmaya yönelik girişimleri davayı durdurmaz.

Fidye için adam kaçırmak hangi suçlara girer?

Fidye amacıyla gerçekleştirilen adam kaçırma genellikle birden fazla suçu aynı anda oluşturur: TCK 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genellikle 109/2 + nitelikli hâller) ve TCK 148 (gasp/yağma). Gerçek içtima hükümleri uyarınca her suçtan ayrı ceza belirlenerek cezalar toplanır. Toplam yaptırım son derece ağır olabilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Danışmanlık AlınTCK Madde 109 kapsamındaki davalar; katalog suç niteliği, yüksek tutuklama ihtimali ve çoklu nitelikli hâllerin bir arada değerlendirilmesi gereken karmaşık yargılama süreçleri içerir. Aile içi özgürlük kısıtlamasından fidye amaçlı adam kaçırmaya, işyeri alıkoymasından cinsel amaçlı hürriyet ihlallerine kadar her durumda soruşturmanın ilk anından temyize kadar yanınızda deneyimli bir ceza avukatı bulunması hak kayıplarını önler.

Sakarya Ceza Avukatı

Yorum Ekle

Sakarya Avukat Murat Karakoç, ceza hukuku, aile hukuku ve diğer hukuki alanlarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Sakarya’da yürütülen hukuki süreçlerde mevzuata uygun ve titiz bir çalışma anlayışı benimsenmektedir.

İletişim Bilgileri

0 532 472 33 54
av.muratkarakoc@hotmail.com
Şeker Mahallesi, Kader Sokak No:30 Adapazarı / SAKARYA